Ahlakın İlkeleri

Kant'ın Maksimleri
Kant'ın Maksimleri

Ahlakın ilkeleri, aydınlanma ya da 18. yüzyıl – 19. yüzyıl felsefesinin genel karakterini taşıyan akılcılık anlayışının konu alanına girmiştir ve rasyonalizm, bu süreçte yaşanan ağır toplumsal olaylar ve gelişen toplumsal değişimler sonucunda kaçınılmaz olarak ahlak alanına da yönelmiştir ve ahlakın ilkeleri belirlenmeye çalışılmıştır.

Bu dönemin filozoflarından bazıları aklı merkeze alarak ahlakı anlama ve yorumlamaya yönelmişlerdir. Ahlakın ilkeleri doğrultusunda fikir belirten filozoflar arasında arasında özellikle Alman düşünür Kant ve İngiliz filozof Bentham’ın görüşleri dile getirilmeye ve aktarılmaya değerdir.

Immanuel Kant’ta Ahlakın İlkeleri

Kant, iyi istenç (iyi isteme) kavramıyla şartlar ne olursa olsun her zaman doğru olarak kabul edilebilecek ahlaki ilkelere göre davranmayı ifade etmiştir. Bu davranış akla dayalı olarak geliştiği için hem diğer canlıların davranışlarından hem de insanın güdüsel davranışlarından farklıdır. İnsan, iyiyi sırf iyi olduğu için aklı ile içten karar vererek istemişse orada iyi istenç vardır. İyi istenç, ahlak açısından değerli olan şeyin koşulsuz biçimde yerine getirilmesidir. Bu bağlamda Kant ahlakı ve iyiyi, eylemlerin sonucuna göre değil onların arkasındaki amaca göre değerlendirir. Buradaki amaç Kant’ın deyimiyle “ödev”e uygun olmalıdır.

Kant, iyi istencin yanında ödev kavramını kullanarak onun nasıl bir eylem olduğunu da açıklamaya çalışır. Ona göre ödev insanın kendi isteğiyle sorumluluğunu aldığı, koşulsuz, içten ve vicdanı tarafından verilen emirlerdir. Ödev, bütün insanlar için geçerli olan ama kimsenin arzu ve isteklerine bağlı olmayan evrensel ahlak ilkesi taşır. Dolayısıyla bir irade, ancak ödevi yerine getirdiği zaman iyi irade olur (Bkz: Ödev Ahlakı Nedir?).

Kant, ahlaki açıdan üç temel ilke öne sürer. Bunlar Kant’ın maksimleri olarak da bilinir (Bkz: Kant’ın Maksimleri). Maksimler, kişinin davranışta bulunurken ödeve uygun davranmasını sağlayan evrensel ilkelerdir (Şekil 4.2). Kişi, bu ilkelere uygun davranırsa ödeve uygun davranmış olacaktır.

Kant'ın Maksimleri
Kant’ın Maksimleri

Jeremy Bentham’da Ahlakın İlkeleri

Bentham, ahlakı fayda temelinde açıklar (Bkz: Bentham’ın En Büyük Mutluluk İlkesi: Faydacılık). Bentham, ahlakı pratik alanda ön görür. Ona göre insan, doğası gereği acıdan kaçar ve hazza yönelir. Bu eylemin akılla bilinçli bir şekilde yapıldığında insana erdemli olma niteliği kazandıracağını öne sürer. Acı karşısında hazzı, haz karşısında acıyı ölçüp tartan biri; faydayı hangisinde daha çok görürse ona yönelmelidir.

Bentham, bazen büyük hazlar için küçük acılara katlanılmasını veya büyük acılardan kaçmak için küçük hazlardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtir. Ona göre mutluluk, insanın aklıyla kendi eylemini seçmesindedir. Bentham’a göre kötülük, insanın yanlış tercihte bulunmasından kaynaklanır. Haz ve acı arasında hesabını yeterince yapamayan insan, kötülüğün ortaya çıkmasına neden olur. Mutlu olmak istediği için eylemlerde bulunmuş ama hesabı tutmamıştır. Ona göre mutluluk, insanın çevresiyle ilgilidir. Çoğunluğun faydasına olan davranış doğru eylemdir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın