Yaşama İnanmak

felsefe Nedir

William Du Bois 1957’de, uzun yaşamının sonlarına doğru dünyaya son mesajını yazmış, çok fazla zamanı kalmadığını bilerek cenazesinde okunacak kısa paragrafı kaleme almıştır.

Bu mesajda Du Bois yaşamını haklı çıkarmak için yaptığı iyi şeylerin uzun süre yaşamasını ve yapmadıklarının ya da kötü yaptıklarının da başkaları tarafından iyileştirilmesi veya tamamlanmasını umut ettiğini ifade eder ve ekler: “insanoğlu hep yaşayacak ve daha büyük, daha geniş, daha dolu bir hayata doğru ilerleyecektir.”

Bu, bir gerçeğin ifadesinden çok bir inancın ifadesidir. Sanki Du Bois ilerleyebilmek için ya daha dolu bir hayat olasılığına inanmak zorundayız ya da ilerleme olasılığına der gibidir. Du Bois bu fikriyle, Pragmatizm olarak bilinen, esas meselenin sadece düşüncelerimiz ve inançlarımız değil, bu düşünce ve inançların pratik çıkarımları olduğunu öne süren Amerikan felsefe hareketinin etkilerini göstermektedir. Du Bois “mümkün olan tek ölümün” insanlığın ilerlemesine dair beklentileri kaybetmek olduğunu söyleyerek devam eder. Ancak burada daha derinlere, ta antik Yunan’daki eudaimonia veya “insan gelişimi” kavramına kadar inen ve filozof Aristoteles için erdem ve akıl üzerine kurulu mükemmel bir hayat yaşamak demek olan felsefi kökler de kendini göstermektedir.

Du Bois mükemmel bir hayatı engelleyen iki önemli özür olarak ırkçılığı ve sosyal eşitsizliği gösterir. Yaşadığı müddetçe çok geçerli olan bilimsel ırkçılığı -siyah insanların genetik olarak beyazlardan aşağıda olduğu fikri-reddeder. Irk eşitsizliğinin biyolojik bilimlerde hiçbir temeli olmadığından buna, sadece siyasi ve sosyal aktivizmle yaklaşılabilecek, tamamen sosyal bir sorun olarak bakar. Du Bois sosyal eşitsizliğin tüm biçimlerine çözüm arayışlarında dur durak bilmez. Sosyal eşitsizliğin en önemli suç nedenlerinden biri olduğunu, yüksek suç oranlarının eğitim eksikliği ve işsizlikle ilişkisini savunur.

Du Bois adil bir toplum meydana getirme görevimizin henüz tamamlanmadığını anımsatır. Gelecek nesillerin yaşama inanmaları gerektiğini, insan gelişiminin gerçekleşmesine ancak böylelikle katkıda bulunmaya devam edebileceğimizi belirtir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*