Willard Van Orman Quine: Dil Sosyal Bir Sanattır

Kelimelerin bizim için anlamlı olmasının nedeni onları başkaları tarafından kullanılan şekillerde kullanmaya alışmamızdır. Kelimeler ile gerçek şeyler arasında bir bağlantı yoktur. Dilin sosyal bir biçimde kullanılması kelimeleri anlamlı kılar. Dolayısıyla dil sosyal bir varlık ve sanattır.

Bazı filozoflar dilin kelimeler ile şeyler arasındaki ilişkiyle ilgili olduğunu öne sürerler. Ancak Quine buna katılmaz. Ona göre dil nesneler ve sözel işaretler arasındaki ilişkiyle ilgili değil, neyi ne zaman söyleyeceğini bilmekle ilgilidir. Quine 1968’de yazdığı “Ontolojik Görecelilik” adlı denemede dilin bir sosyal sanat olduğunu söyler. Quine aşağıdaki düşünce deneyini yapmayı önerir:

Bizim kullandığımız dili kullanmayan bazı insanlarla -muhtemelen başka bir ülkenin yerlileriyle- karşılaştığımızı düşünelim. Oturur birden ortaya bir tavşan çıkar ve yerlilerden biri “gavagai” der. Biz olayla -tavşanın ortaya çıkması- yerlinin “gavagai” dediği olgu arasında bir bağlantı olup olmadığını merak ederiz. Zaman geçtikçe ne vakit ortaya bir tavşan çıksa birinin “gavagai” dediğini fark eder ve bu nedenle “gavagai”nin güven içinde “tavşan” olarak tercüme edilebileceği sonucuna varırız. Ancak Quine’ye göre bu bir hatadır. “Gavagai”nin pek çok anlamı olabilir. Mesela “Ah, bakın, akşam yemeği!” veya “İşte yumuşacık bir hayvan!” demek olabilir. Eğer “gavagai”nin anlamını belirlemek istiyorsak başka bir yöntem uygulamalıyız. Diğer yumuşak hayvanları (veya akşam yemeği menüsündeki diğer şeyleri) işaret ederek “gavagai” der ve bunun onay görüp görmediğine bakarız. Ama “gavagai”nin söylendiği her seferinde biz de “tavşan” diyerek bir sonuca ulaşsak bile bunun uygun bir tercüme olduğundan yine de emin olamayız. “Gavagai” “tavşan parçalarından bir grup” veya “ormanda yaşayan tavşan” ya da “tavşan veya yaban tavşanı” anlamına geliyor olabilir, hatta bir tavşan görüldüğünde söylenen kısacık bir dua bile olabilir.

Bu nedenle, gizemli “gavagai”nin kesin anlamını bulabilmek için bir çözümün karşımızdakilerin lisanını ayrıntılı bir şekilde öğrenmek olduğunu ve böylece kelimenin kullanıldığı bağlamlardan kesinlikle emin olabileceğimizi düşünebiliriz. Ancak bu da sorunu ikiye katlamaktan başka bir işe yaramayacaktır. Çünkü “gavagai”nin anlamını açıklamak için kullandığımız diğer kelimelerin doğru tercümeler olduğundan emin olamayız.

Quine bu probleme ve onun sıkıntı verici içerimlerine “tercümenin belirsizliği” adını verir. Bu nihai olarak kelimelerin anlamları olmadığını ileri sürer. Birinin “gavagai” demesinin anlamı ve bu sözün anlamlı olması kelimeler ile şeylerin arasındaki gizemli bağdan değil, bizim davranış kalıplarımızdan ve dile bir sosyal sanat olarak katılmayı öğrendiğimiz gerçeğinden ileri gelir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*