Voltaire’in Siyaset Anlayışı

felsefe Nedir

Voltaire özellikle Katoliklerin tarih boyunca yaptıkları zulümler yüzünden onlara sert eleştirilerde bulunmuş ve bu sebeple akıl adına hoşgörüyü savunmuştur. Onun için ilk ve en önemli özgürlük vicdan özgürlüğüdür.

Bağnazlığı ruhların kuduzu olarak tasvir eden Voltaire Engizisyonun kaldırılması için çeşitli ülkelerin imparatorlarına başvurmuştur. Dinsel bağnazlığa şiddetle karşı çıkan Voltaire’in din düşmanı değil dinsel bağnazlığın düşmanı olduğunu, özellikle bu bağnazlıkta ona göre en ileri giden Hristiyanlığı eleştirdiğini görmekteyiz.

Hristiyan papaların hem dünyevi hem de uhrevi olanı yönetme arzularının onların bağnazlıklarının ana nedeni olduğunu söylemiştir. Papalar uhrevi olanın dünyasal olana üstün olduğunu iddia ederek bu dünyayı yönetmeye çalışmış, bu arada da tüm dünyevi çıkar ilişkilerinin içinde bulunarak uhrevi olanı temsil etikleri iddiasıyla zulüm yapmışlardır.

Voltaire bu sebeple hoşgörünün ancak kuvvetli bir hükümetle kurulabileceğini ve bu hükümetin seküler olması gerektiğini savunmuştur. Doğal ve insansal hakları engelleyen bir din egemen olduğu sürece ona göre hükümet asla güçlü olamayacak ve hatta ekonomik hayat bile imkânsız hâle gelecek, bu sebeple herhangi bir ilerleme kaydedilmeyecektir. Böyle bir dinin egemen olduğu yerde ahlak da olamayacak çünkü aslında dünyevi ihtirasları olan bir topluluğun bunu maskeleyen bir din anlayışıyla ortaya çıkması sağlıklı bir ahlakın gelişmesine engel olacaktır.

Engizisyonu kaldırmak için Rus kraliçesine, Danimarka, Polonya ve Prusya krallarına başvuran Voltaire hoşgörünün yayılması konusunda önemli katkılarda bulunmuştur. Voltaire aynı zamanda bir tarihçi olarak Charlemagne döneminden 14. Louis dönemine kadarki zaman üzerine incelemeler yapmış ve tarihsel olaylardan ve bireylerden çok töreleri, ticareti, bilim ve sanatları incelemiş bunları bu dönemlerin asıl ruhu saymıştır. Onun için şimdiki zamandan başka bir gerçek ve zorunluluk yoktur.

Geçmiş ancak ulusların gelmiş oldukları noktayı anlamamızı sağlayan bir etkendir. Geçmiş sürdürülemez olandır. Şimdiki zaman bir zorunluluktur. Tarihsel zamanlarda bir süreklilik yoktur. Evrensel tarih Hristiyanlıkla sınırlı değildir. Hristiyanlık tarihin yanlış yorumuna sahiptir. Çünkü Afrika ve Asya ülkelerinin de bir tarihi vardır ve dinsel ve kiliseye özgü tarih bunu yok saymaktadır. Burada egemen olan belgeler değil tutkular, çıkarlar ve intikam duygularıdır.

Voltaire Montesquieu’nun savunmuş olduğu iklimin din, bilimler ve sanatlar üzerindeki etkisine ilişkin görüşlerini reddeder. Ona göre din kurumunda doğallıktan daha çok tesadüfler egemendir. Voltaire için dinsel bir yönetim rüşvet üzerine dayanır. Hoşgörüsüzdür. Hoşgörülü ve adil bir yönetim Büyük Petro, Büyük Friedrich ve Çariçe 2. Katerina’da görüldüğü gibi felsefe ruhunu benimsemiş ve geniş ototriteye sahip kişiler tarafından gerçekleştirilebilecektir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*