Toplumsal Düzenin Kırılganlığı

Garfinkel, toplumsal düzenin kendi başına bir gerçekliği olmadığını, toplum üyeleri tarafından oluşturulduğunu kanıtlamak ve toplum üyelerinin toplumsal dünyayı anlamlandırmada hangi yolları kullandıklarını göstermek için öğrencilerinden deney gereği toplumsal düzeni aksatmalarını ister.

Sosyolojik çalışmalarda gündelik yaşamın sağduyu dünyasının ihmal edildiğini ileri süren ve sağduyu etkinliklerinin kendi başına bir çalışma konusu olduğunu göstermeye çalışan Garfinkel’e göre bu deneylerin bir amacı da gündelik yaşamın geri planında görülen ama fark edilmeyen özelliklerin ve beklentilerin nasıl ortaya konacağını göstermektir (Garfinkel, 1967:36).

Bu deneylerde Garfinkel öğrencilerine örneğin süper markette alışveriş yaptıktan sonra kasada ürünlerin fiyatları konusunda pazarlık etmelerini ya da kendi evlerine gittiklerinde sanki ev ahalisinden biri değilmiş de evin odalarından birini kiralamış olan bir pansiyonermiş gibi davranmalarını önerir.

Garfinkel bu deneyler aracılığıyla öğrencilerinden verili olarak kabul ettiğimiz sağduyu bilgisini bir kenara bırakmalarını istemektedir, öğrenciler bu yolla “toplumsal düzenin kırılgan doğasını” (Haralambos ve Holborn, 1995:901) yansıtmış olacaklardır. Garfinkel’in Etnometodolojide Çalışmalar adlı kitabında bu deneylere verdiği örneklerden ikisi aşağıda gösterilmektedir.

Görüldüğü gibi bu örneklerde A, B’den içinde bulundukları durum bağlamında ne hakkında konuştuğunu tahmin etmesini beklerken B, A’nın oluşturduğu gerçekliğe meydan okumakta, bu durum karşısında A içinde bulunduğu durumu anlamlandırmakta zorlanmaktadır. Garfinkel’e göre bu deneyler gündelik yaşamda üyelerin birbirlerinden aslında ne hakkında konuştuklarını, konuşma ve davranışların geçtiği duruma/bağlama göre ne anlama geldiğini bilmelerini beklediklerini göstermektedir (Cuff vd. 1989: 164). Bu ve diğer deneylerde öğrencilerin davranışları karşısında insanlar içinde bulundukları durumu anlamlandıramamış, sinirlenmiş, şaşırmış, öğrencileri suçlamış ya da onların hasta oldukları ya da birileriyle kavga ettikleri için böyle davrandıklarını düşünmüşlerdir (Garfinkel, 1967:48).

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*