Sağlık Psikolojisi Nedir?

felsefe Nedir

Sağlıkla ilgili geniş yelpazeye yayılan konuları (sağlıkla ilişkili davranışlar, hastalık etiyolojisi, hastalıkların tedavisi, sağlık hizmet sistemleri ve politikaları vb.) hakkında bilgi ve pratik üreten, psikolojinin alt disiplinidir.

Sağlık ve hastalığın biyotıbbi modeline olan inancın yitirilmesi ve davranışsal ve sosyal faktörlerin hastalıkların (özellikle kronik olanlarının) ortaya çıkmasındaki rolünün anlaşılması sağlık ve hastalık konularıyla ilgilenen pek çok disiplinin ortaya çıkmasına yol açtı.

Sağlık psikolojisi 1970’lerde ortaya çıkan disiplinlerden biriydi ve açıkça sağlık ve hastalığa ilişkin biyopsikososyal modeli kullanmaktadır.

Sağlık psikolojisinin klasik ve alanı kuran tanımı 1980’lerin başında bir grup ABD’li psikolog tarafından yapılmış ve Amerikan Psikoloji Derneği, Britanya Psikoloji Topluluğu ve diğer profesyonel psikoloji kurumları da bu tanımı benimsemiştir. Bu tanıma göre, sağlık psikolojisi, psikoloji disiplininin eğitimsel, bilimsel ve profesyonel katkısını sağlıkla ilişkili şu dört alanla bütünleştirmek istemektedir:

  1. Sağlığı teşvik etmek ve sürdürmek
  2. Hastalığı önlemek ve tedavi etmek
  3. Sağlık ve hastalığın etiyolojisi ve tanısıyla ilişkili unsurlarını saptamak
  4. Sağlık hizmetleri sistemini ve sağlık politikaları oluşumunu geliştirmek

Bu tanım, temelde fiziksel sağlıkla ilgili dört geniş alanda sağlık psikolojisine bir rol biçer.

Bu dört alana ilişkin sağlık psikolojisinin rolü şöyle anlaşılabilir:

Sağlığı sürdürmek ve teşvik etmek: Örneğin sağlığın ne olduğunu ve insanlar için ne anlama geldiğini anlamak, fiziksel sağlığın yararı için insanların yaşam tarzlarını değiştirmesine yardım etmek, sağlığa zararlı davranışları (örneğin yağlı beslenme, yeterince egzersiz yapmama) değiştirmek, sigarayı bırakma kampanyaları planlamak vb.

Hastalığı önlemek ve tedavi etmek: Örneğin düzenli mamografi (kadınlarda meme kanseri riski için çekilen meme grafisi) gibi tarama işlemlerinin yapılıp yapılmadığını araştırmak, insanların fiziksel belirtileri nasıl anlamlandırdıkları ve bunlar hakkında ne yaptıklarını araştırmak, kronik hastalıklara uyum sağlamalarına yardımcı olmak

Hastalığın nedenlerini çalışmak: Örneğin negatif duygular gibi psikolojik faktörlerin spesifik bir hastalığın etiyolojisinde (kökeninde ya da nedeninde) herhangi bir rol oynayıp oynamadığını sorgulamak

Sağlık hizmetleri sistemini ve sağlık politikalarını geliştirmek (iyileştirmek): Örneğin hastanelerin ve diğer sağlık kurumlarının hastaları nasıl etkilediğini irdelemek, sağlık profesyonelleriyle olan iletişimin ilaçların düzenli kullanımı ve diğer tedavi programlarına uymayı nasıl etkilediğini araştırmak.

Yukarıda görüldüğü üzere sağlık psikolojisi, psikolojinin sağlık ve iyilik hâline yapabileceği tüm katkıları kapsar ve bu katkılar hastalıkların etiyolojisinden tedavisine kadar yayılan bir alanda çeşitlilik gösterir. Bazıları sağlık psikolojisini pek çok disiplinin katkı yaptığı bir alan gibi görse de sağlık psikolojisini psikolojinin alt alanı olarak konumlandırmak daha doğrudur ve böyle bir konumlandırma onu sağlık ve hastalıkla ilgilenen diğer disiplinlerden ayırmış olur. Psikolojinin bir alt alanı olarak sağlık psikolojisi psikolojinin diğer alt alanlarında üretilen bilgilerden beslenir. Bunlar arasında en çok sosyal psikoloji, klinik psikoloji ve bilişsel psikoloji ve daha az ölçüde diğer alt alanlar da sayılabilir.

1980’ler ve 1990’lar boyunca sağlık psikolojisi alanı çok hızlı gelişmiştir ve hâlâ da gelişmeye devam etmektedir. Batı toplumlarındaki bu hızlı gelişmeye sağlık ve davranış konusuna artan toplumsal ilgi (başta medya) eşlik etmiştir. Bu bağlamda Türkiye’de de kabaca 1990’lardan bu yana toplumsal kurumların bu konuya ilişkin çabalarının arttığı gözlenebilir (Örneğin sağlıkla ilgili davranışlar konusundaki kamu spotları, kadınların meme ve servikal kanser taramalarını ücretsiz yapan KETEM gibi kuruluşların varlığı bu bağlamda akla gelebilir).

Bu ilgi artışının artık davranışların pek çok hastalıkta ve ölümde rol oynadığının farkına varılması, sağlığın bireylerin sorumluluğu olduğu yönünde bir ideolojinin gelişmesi, sağlık hizmetlerinin pahalı olması vb. birçok faktörle ilişkili olduğu söylenebilir (Lyons ve Chamberlain, 2005; Albery ve Munafo, 2008).

Konu Başlıkları

Konu Başlıkları

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3867, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2672; Dr. Öğr. Üyesi Aysel KAYAOĞLU, Prof. Dr. Çiğdem KIREL

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*