Protagoras Kimdir?

Protagoras (Yunanca: Πρωταγόρας) (d. MÖ 481 – ö. MÖ. 420).

Abdera’da doğan Protagoras yaşamının büyük bir bölümünü Atina’da geçirdi. Düşünceleriyle döneminin ahlak ve siyaset anlayışını önemli ölçüde etkiledi.

Sofizmin sözcülüğünü yaptığı 40 yılı aşkın süre boyunca insanlara günlük yaşamlarında “erdem”li olmayı öğrettiğini söyledi. Ünlü, “insan her şeyin ölçüsüdür” (anthropos metron panton) önermesiyle algıların (hatta bazılarına göre yargıların da) göreliliğini dile getirdi. Protagoras bu yargı ile, herkes için geçerli bir bilginin olamayacağını belirtmek ister.

Hakikatin ve değer yargılarının toplumlara, hatta tek tek insanlara göre değiştiğini dile getirir. Herkes için geçerli bir bilgi olmadığına göre hakikati değil, “kişiye yararlı olanı” aramalıdır der. Protagoras’a göre tüm bilgilerimiz duyumdan gelir ve duyum insandan insana değişir. “Her bir şey bana nasıl görünürse benim için böyledir, sana nasıl görünürse yine senin için de öyle.. üşüyen insan için rüzgar soğuk, üşümeyen insan için soğuk değildir” diyerek insanı tüm şeylerin ölçüsü yapar. Bu tarz düşünceleriyle Protagoras rölativizmin, dolaylı olarak septisizmin ve pragmatizmin öncüsü sayılır.

Sofist olarak büyük bir ün ve servet kazanan Protagoras, İtalya’daki Atina kolonisi Thurii’nin yaslarını hazırlamakla görevlendirildi. Geleneksel ahlak ilkelerini benimsemesine karşın, peri theon (tanrılar üzerine) adlı yapıtında tanrılara inanma konusunda agnostik tutumunu ortaya koydu. Bu yüzden dinsizlikle (asebeia) suçlandı; kitapları halkın önünde yakıldı. yaklaşık m.ö. 415’de sürgün edildiği Atina’ya bir daha dönmedi. Platon erdem konusunu ele aldığı diyaloguna onun adını vermiştir.

Sofistlerin en önemli temsilcilerinden birisi olan Protagoras, konferanslar ve dersler vererek bütün Yunanistan’ı dolaşmış ve kısa bir süre içinde çok zengin olmuştur. Felsefesi, bir çeşit Herakleitoscu relativizm idi. Gerçeği konu alan kitaplarından birinde “insan her şeyin ölçüsüdür”, yani mutlak bir gerçeklik yoktur diyordu.

Yine başka bir kitabında, “tanrılara gelince, onların var olup olmadıklarını söyleyemem. pek çok şey, bizi gerçeği bilmekten alıkoyar. ilk olarak maddenin karmaşıklığı, sonra insan yaşamının kısalığı.” demiştir. Bu sözler atomcuları çok kızdırmıştı; kitaplarını agora’ya götürüp yakmışlar ve kendisini de ölüme mahkum etmişlerdi. ancak Protagoras, son anda kaçmayı başarmıştır.

Protagoras’a göre, bilim edinmek için yapılacak çalışmalar değersizdir. Bu görüşleri nedeniyle, Protagoras’ın bilimin gelişmesini engellediği savunulur.

Sofistlerin en önemli ve kurucu filozoflarındandır. Leukippos’un öğrencisi olarak yetişmiştir. Atina’da uzun süre yaşamış ve etkinliklerde bulunmuş, dinsizlikle suçlandığından dolayı kaçmak zorunda kalmış ve kaçarken boğulmuştur.

Sofist düşüncenin genel bir eğilimi olarak Protagoras doğa felsefesine ilgi göstermez, aksine ona karşı önermelerini geliştirir. Objektif anlamda geçerli bir bilginin olmadığı, yani genel geçer bir doğrunun olamayacağı önermesi sofist felsefenin genel düşüncesidir ve Protagoras bunu, Heraklitos’un her şey değişir sözünden hareketle kanıtlar. Bundan Protagoras, eğer her şey değişiyorsa hiçbir şey kesin anlamda belirli bir şey olamaz sonucunu çıkarır. Dolayısıyla belirli bir bilginin herkes için aynı anlamda bir kesinlik taşıması ve doğru olması söz konusu olamaz.

Bilgilerimiz, nesnelerin değişimlerine ve o andaki duyumlarımıza bağlı olarak meydana gelir. Bu nedenle Protagoras bunları doxa’lar (sanılar) olarak adlandırmaktadır. Her sanı, belirli duyumlarla onu ortaya koyan kişi için doğrudur. Bunun anlamı bilginin görelileştirilmesi ve merkeze insan ögesinin konulmasıdır. Nitekim Protagoras’un ünlü sözü; “İnsan her şeyin, varolan şeylerin varolduklarının ve varolmayan şeylerin varolmadıklarının, ölçüsüdür” şeklindedir.

Protagoras, insan aklını sorguya çekmiş, bir yandan soyut spekülasyonun önüne geçerken, bir yandan da insan aklının kendi üzerine düşünme gücünü gözler önüne sermiştir. Pratik bir bilgeliğe sahip bir kişi olarak da, insana boş, sonuçsuz araştırmalardan, kendisine dönme çağrısı yapmış ve insanı dünyasının merkezine yerleştirmiştir. felsefe tarihi içinde insan felsefesi olarak adlandırılan eğilimin öncüsü bu anlamda Protagoras’tır. Bilgi, doğruluk ve değeri tümüyle göreli kılan, şeylerin insanlara göründüğü gibi olduğunu savunan Protagoras, Tanrı konusunda agnostik bir tavır almıştır.

Sofistler arasında düşünür olarak özgünlüğü nedeniyle kuşkusuz en önemli yeri tutan Abderalı Protagoras tahminen MÖ. 481-411 yıllarında yaşamıştır; Platon’un ifadesine göre o Grek topraklarında ‘bilgelik öğretmeni” olarak 40 yıldan fazla etkinlikte bulunmuştur. Sicilya ve güney İtalya’da, ama özellikle sık sık ziyaret ettiği, uzun süre kaldığı Atina’da da kendisinden övgüyle söz ettirmiştir. Bu kentte bir yabancı için eşi görülmemiş, şaşkınlık verici bir saygınlık kazanmış, hatta Periklesle tanışmış, onun nüfuzu sayesinde, yeni kurulan Thurioi (M.Ö. 444-443) kenti için yasa taslağı hazırlamıştır. Sofist olarak gezgin yaşamında nereye gittiyse, bize adeta masal gibi gelen bir rağbet görmüş, buna uygun olarak yüksek ücretler almıştır (ilk kez bir “bilgelik öğretmeni” olduğunu iddia eden ve bu etkinliği için dinleyicilerinden ücret alan Protagoras’tır). Atina’nın seçkin gençleri üzerinde bıraktığı büyüleyici etkiyi Platon ünlü diyaloğu “Protagoras”ta eşi bulunmaz bir canlılıkla betimler. Ancak ömrünün sonuna doğru “Tanrılar Üstüne’ adlı eserinin başlangıcındaki tanrıtanımaz ifadeler yüzünden, eski inançlara bağlı Atinalılardan bir kişi Protagoras’ı mahkemeye vermiştir; Protagoras idama mahkum edilmiş, eserleri devlet eliyle toplatılmış ve pazar meydanında yakılmıştır. Gerçi kendisi karar infaz edilmeden kaçmış, ama gemiyle Sicilya’ya giderken yolda ölmüştür. Sayısı pek çok olan eserlerinin listesinden bize sadece ek bölüm kalmıştır.

Ayrıca lütfen bakınız:

– Protagoras’ın erdem anlayışı

– Protagoras ve sofizm

– İnsan her şeyin ölçüsüdür

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

Ömer YILDIRIM hakkında
Sosyolog Ömer YILDIRIM 1985'te Erzurum'da doğdu. İlk, orta ve yüksek öğrenimini Erzurum'da tamamladı. Sırasıyla; Abdurrahim Şerif Beygu İlkokulu, Ahmet Yesevi İlköğretim Okulu, Erzurum Cumhuriyet Lisesi ve Atatürk Üniversitesinde okudu. 2009 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu... devamını oku »

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*