Pisagor’un Dünyaya Hükmeden Sayıları

Yunan filozof Pisagor, matematiği felsefi düşünce sisteminin merkezine yerleştirmiştir. Pisagor ve Pisagorcularla ilgili olarak Aristoteles ise “Metafizik” adlı eserinde insanlığa şunları anlatmıştır:

Birçok sayı yapısının duyusal cisimleri karakterize ettiğini düşünen Pisagorcular, gerçek şey’leri sayılar olarak kabul ederler. Onlara göre sayıların özellikleri müzikte ve göklerdeki birçok başka şeyde de mevcuttur.

Pisagor ve Pisagorculara göre doğanın görünen gerçeklikleri, yalnızca gündelik deneyimlerimizde kendini gösteren geçici duyusal şeyler değildir. Bu görünen gerçeklikler, kendi işleyişlerini biçimlendiren istikrarlı ve değişmez nicel yapılara bağlıdırlar.

Buna göre, her yerdeki her şeyle birlikte, bizim gerçek olanın doğasına nüfuz etmemizi sağlayan şey Newton’ın yere düşen elması değil, Kütleçekim Yasasının ya kendisidir. Burada elma bir gerçeklik olarak anlamsızdır. Aslolan, yasanın kendi niceliksel gerçekliğidir. Bu düşünce çizgisi, bilimsel felsefe yapma tarihi boyunca sürerek günümüze kadar gelmiştir. Bu çizginin en çok dile getirilen önermesi, İngiliz fizikçi Lord Kelvin’in çok sık alıntılanan özlü sözüdür:

“Hakkında konuştuğunuz şeyi ölçebiliyor ve onu sayılarla ifade edebiliyorsanız, onun hakkında bir şeyler biliyorsunuz demektir; ama onu sayılarla ifade edemiyorsanız, bilginiz yetersiz ve tatmin edici olmaktan uzaktır.”

İşte yalnızca niceliğe vurulabilen şeyin gerçekliğe dair somut bilgi sayılabileceği bu fikir, felsefenin ilk günlerinden beri canlılığını korumuştur. Bununla birlikte, genellikle iddia edilenden çok daha fazlası savunulmuştur. Sonuçta, insan deneyiminin nicel boyutunu şeylerin bilişsel şemasındaki öğretici yerinden çekip almak için gerçekten belirleyici bir neden yoktur.

Bir şeyi sayılara dökemiyorsanız, 0 şey hakkında konuşmaya değmeyeceği fikri pek savunulabilir bir görüş değildir. Hamlet’ten alıntılayarak şöyle diyebiliriz: Göklerde ve yeryüzünde, matematiksel felsefede olduğu düşlenenden daha fazlası vardır.

Derleme: Ömer YILDIRIM
Kaynak: 101 Anekdotta Felsefe Tarihinde Yolculuk, Nicholas Rescher

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*