Felsefe hakkında her şey…

Michel Foucault

10.11.2019
6.234
Michel Foucault

Michel Foucault, 20. yüzyıl Fransız düşüncesinin birbirini izleyen iki dalgasının (1960’ların yapısalcı dalgası ve ardından postyapısalcı dalga) en önde gelen isimlerinden biridir.

Michel Foucault, Paul-Michel Foucault olarak 1926 yılında Fransa’nın batısındaki Poitiers’de doğdu. Babası Paul-André Foucault, yine Paul Foucault adında bir doktorun oğlu olan seçkin bir cerrahtı. Foucault’nun annesi Anne de aynı şekilde bir cerrahın kızıydı ve tıp alanında kariyer yapmayı çok istemişti, ancak o dönemde böyle bir kariyer kadınlar için uygun olmadığından Foucault’nun küçük erkek kardeşinin dünyaya gelmesini beklemek zorunda kalmıştı.

Foucault, Alman işgali yıllarında Poitiers’de eğitim görmüştür. Felsefe alanında çok başarılı olan ve küçük yaşlardan itibaren akademik bir kariyer yapma niyetini dile getiren Foucault genç Paul-Michel’in büyüklerinin peşinden tıp mesleğine yönelmesini isteyen babasına karşı koymuştur. Babasıyla yaşadığı bu çatışma Foucault’nun ismindeki ‘Paul’ kelimesini atmasında bir etken olmuş olabilir. Baba ve oğul arasındaki ilişki, babasının 1959’daki ölümüne kadar soğuk kalmaya devam etmiştir.

Savaşın bitiminden hemen sonra, 1945 yılında, o zamanlar Fransa’nın beşeri bilimler alanında eğitim veren en prestijli kurumu olan École Normale Supérieure d’Ulm‘ün giriş sınavlarına hazırlanmak üzere Paris’e taşınmıştır. Burada ünlü Fransız Hegelci Jean Hyppolite’den felsefe dersleri almıştır. Michel Foucault 1946’da École Normale‘e girmiş, burada Maurice Merleau-Ponty’den ders almış ve Louis Althusser’in rehberliğinde çalışmıştır.

Foucault öncelikle felsefe eğitimi almış, ancak psikoloji alanında da ihtisas yapmıştır. École Normale‘deki bu yıllara, Foucault’nun eş cinselliğiyle yüzleşmekte yaşadığı zorluklardan kaynaklandığı kabul edilen depresyon ve intihara teşebbüs olayları damgasını vurmuştur.

Foucault, École Normale’deyken 1950’de Althusser’in etkisi altında Fransız Komünist Partisi’ne de katılmış, ancak hiçbir zaman aktif rol almamıştır. 1952’de Althusser’in de onayıyla tamamen umutsuzluğa kapılmış bir şekilde partiden ayrılmıştır.

Foucault 1951 yılında École Normale’den felsefe diploması almıştır. Aynı yıl burada psikoloji dersleri vermeye başlamış ve öğrencileri arasında daha sonra Michel Foucault‘nun felsefi karşıtı olacak olan Jacques Derrida da yer almıştır. Foucault ayrıca psikoloji alanında laboratuvar araştırmacısı olarak çalışmaya başlamıştır. İsveç’teki Uppsala Üniversitesindeki Maison de France‘ın müdürü olarak göreve başladığı 1955 yılına kadar psikoloji alanında çeşitli görevlerde çalışmaya devam edecektir.

İsveç’ten 1958’de Fransız kültür ataşesi olarak Polonya’ya, oradan da 1959’da Hamburg’daki Institut Français‘e giden Michel Foucault bu yurt dışı görevleri sırasında ilk büyük eseri ve doktora tezi olan ve daha sonra 1961’de yayımlanan Deliliğin Tarihi‘ni kaleme almıştır.

Foucault 1960 yılında Clermont-Ferrand Üniversitesinin felsefe bölümünde psikoloji dersleri vermek üzere Fransa’ya dönmüştür. Bu görevde 1966 yılına kadar kalan Foucault, bu süre zarfında Paris’te yaşamış ve ders vermek için Clermont’a gidip gelmiştir.

Foucault 1960 yılında Paris’te, o zamanlar öğrenci olan ve daha sonra sosyolog olarak çalışacak olan partizan solcu Daniel Defert ile tanışmış ve onunla hayatının sonuna kadar sürecek bir ortaklık kurmuştur.

Defert 1964’ten itibaren 18 aylık zorunlu askerlik hizmeti için Tunus’a gönderilmiş ve bu süre zarfında Foucault onu birden fazla kez ziyaret etmiştir. Bu durum Foucault’nun 1966’da Tunus Üniversitesinde felsefe bölümüne geçmesine yol açmıştır. 1968’e kadar burada kalacak olan Foucault, Mayıs 1968’de Paris’te meydana gelen olayları büyük ölçüde kaçıracaktır. 1966 yılında Foucault’nun hem övgü hem de eleştiri alan “Şeylerin Düzeni” adlı kitabı yayımlanmıştır. Kitap, uzunluğuna ve argümanlarının belirsizliğine rağmen en çok satanlar listesine girmiş ve Foucault’yu Fransız düşünce dünyasında önemli bir figürü haline getirmiştir.

1968’de Fransa’ya dönen Foucault, Paris’te Vincennes’deki yeni kurulan bir üniversitenin felsefe bölümünün kurulmasına ve ardından da yürütülmesine başkanlık etmiştir. Yeni üniversite 1968’deki öğrenci ayaklanmasına bir cevap olarak kurulmuş ve onun yarattığı coşkuyu miras almıştır.

Michel Foucault

Michel Foucault

Foucault, aralarında kendi kuşaklarının en önde gelen Fransız filozofları arasında yer alanların da bulunduğu, çoğunlukla ateşli Marksistlerden oluşan bir bölüm kurmuştur: Alain Badiou, Jacques Ranciere ve Etienne Balibar. Bu mücadeleci tutumuyla ilgili skandalların ardından bölümün resmî denkliği kısa süreliğine kaldırılmıştır. Ancak Foucault çoktan kendi yoluna koyulmuştu; 1970 yılında Fransa’nın en prestijli düşünce kurumu olan Collège de France‘da bir kürsüye getirilmiş ve hayatının geri kalanını bu kürsüde geçirmiştir. Bu kürsünün tek görevi, güncel araştırmalarına dayanan yıllık bir dizi konferans vermektir.

1970’lerin başları Foucault’nun yeniden ikamet etmeye başladığı Paris’te siyasi açıdan çalkantılı bir dönemdi. Foucault, “Prisons Information Group” (Hapishaneler Enformasyon Grubu) adlı grubun kurucusu olarak, öncelikle hapishane sistemiyle ilgili olmak üzere kendini siyasi aktivizme adamıştır. Bu grup siyasi mahkûmlara yardım etmek amacıyla ortaya çıkmış olsa da aslında tüm mahkûmların sesini duyurmayı amaçlamıştır. Bu bağlamda Foucault, Gilles Deleuze ile yakınlaşmış ve bu dostluk sırasında Foucault, Deleuze ve Felix Guattari’nin Anti-Oedipus kitabının İngilizce baskısına bir ön söz yazmıştır.

70’lerin sonunda Fransa’daki siyasi iklim önemli ölçüde yumuşamıştı; Foucault aktivizmden büyük ölçüde geri durdu ve gazeteciliğe yöneldi. İran Devrimi’ni 1978 ve 1979’da olaylar gelişirken gazete haberleriyle birinci elden takip etti. Son zamanlarda coşkulu bir dinleyici kitlesi bulduğu Amerika Birleşik Devletleri’nde ders vermeye gittikçe daha fazla zaman ayırmaya başladı.

Foucault HIV virüsünü belki de Amerika Birleşik Devletleri’nde kapmıştır. 1984’te AIDS’e yakalanmış ve sağlığı hızla bozulmuştur. 25 Haziran 1984’te ise Paris’te bu hastalık nedeniyle ölmüştür.

Foucault’nun çalışmaları

Foucault’nun çalışmaları tarih, sosyoloji, psikoloji ve felsefe disiplinlerinin ilgi alanlarını kapsayan disiplinler ötesi bir nitelik taşımaktadır.

Michel Foucault, 21. yüzyılın ilk on yılında, beşeri bilim çalışmalarında en sık atıf yapılan yazardır. Felsefe, eğitimini aldığı ve nihayetinde özdeşleştiği başlıca disiplin olmasına rağmen, felsefe alanında bu durum böyle değildir. Bu durum, Foucault’nun felsefe anlayışının, yani hakikat araştırmasının tarih araştırmasından ayrılamaz olduğu görüşünün, felsefenin ne olduğuna dair gelişmiş hâkim anlayışla tamamen çelişmesinden kaynaklanmaktadır.

Foucault’nun çalışmaları genel olarak felsefi yönelimli tarihsel araştırmalar olarak nitelendirilebilir. Michel Foucault hayatının sonlarına doğru tüm çalışmalarının hakikatin üretimini tarihsel olarak ele alan tek bir araştırma sürecinin parçası olduğunda ısrar etmiştir.

Foucault’nun çalışmalarıyla yaptığı iş, felsefi fikirler de dâhil olmak üzere bütün düşüncelerin oluşumuna dair tarihsel bir açıklama üretmeye çalışmaktır. Foucault sürekli olarak günümüzü şekillendiren fikirleri yalnızca bu fikirlerin oynadığı tarihsel işlev açısından değil, aynı zamanda işlevlerinde tarih boyunca gerçekleşen değişikliklerin izini sürerek anlamanın bir yolunu aramıştır.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlgili konular:

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...