Pesimizm (Kötümserlik) Nedir, Ne Demektir?

Pesimizm (Kötümserlik) Nedir?
Pesimizm (Kötümserlik) Nedir?

Pesimizm ya da Türkçe ifadesiyle Kötümserlik, her şeyin kötü, hatta mümkün olabileceği kadar kötü olduğunu veya kötülüklerin toplamının iyiliklerin toplamından daha ağır bastığını ileri süren felsefe öğretisidir.

Pesimizm, kötümserlik anlamıyla iyimserlik anlamındaki optimizm akımının tam karşıtıdır. Böylece pesimizm dünya görüşü ve yaklaşımında düzeltilemeyecek kötü bir dünya portresidir. Pesimist kişiler, her zaman kötü biten bir sonda birleşirler.

Pesimizm çerçevesinde kişisel kötümserlik bir mizacın veya bir karakterin dile gelişinden başka bir şey değildir (msl. Lord Byron, Leopardi, Madam Aekermann v.b.). Gene Pesimizm çerçevesinde sistemli kötümserlik ise düşünceye dayanan, tabiat ve hayat hakkında bir görüş olarak ileri sürülür. Kötümser birinin “Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?” sorusuna vereceği yanıt, yarısının boş olduğu yönünde olacaktır. Kötümserlik, tarih boyunca, düşüncenin birçok temel alanında etkili olmuştur.

PESİMİST FELSEFE

“İstenç ve Tasarım Olarak Dünya” adlı eserinde Arthur Schopenhauer radikal bir metafizik kötümserliğini nedenselleştirmiştir. Temel cümlesi olan “bütün yaşam acı çekmedir” (Alles Leben ist Leiden) ya da tüm hayatın tek bir kelimeyle açıklaması olarak gösterdiği “çabalama” (streben) filozofun dünyaca tanınmış en önemli kötümserlerden olduğuna birkaç örnektir yalnızca.

Özellikle 20. yüzyıl düşünce dünyasında kötümserlik büyük bir ölçüde kendini gösterir. Schopenhauer, Buddhacılığın öğretilerini yeniden ele alarak bir insan tabiatı analizinden hareket eder: olmak, davranmak demektir; davranmak çaba göstermektir, irade her şeyin ilkesi, özü ve temelidir.

Tabiatta her şey iradedir, demek ki her şey acı çekmektedir. Schopenhauer, öğretisinden evrensel merhamet ahlakına varır. Hartmann, iradenin yerine bilinçdışını koyar ve bilinçdışının, bizi gerçek çıkarlarımıza aykırı düşen kendi amaçlarına göre yönettiğini söyler. Acıların toplamı, nazların toplamından her zaman daha ağır basacaktır; çünkü acı, geçici bir ilinek değildir; varlığın özünden gelir ve ancak varlıkla birlikte ortadan kalkabilir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*