Kolektif Eylem Nedir?

felsefe Nedir

Blumer’ın amacı, sosyolojinin değerini artırmak ve bunu yapabilmek için, eleştirel bir görüş noktasının kabul edilmesini sağlamak olmuştur.

Blumer’a göre, sosyoloji için uygun tutum, insanın grup hayatına ve eylem aracılığıyla kolektif davranışına yakından ve dikkatlice bakmaktır. “Eylem”, insan toplumunun ampirik olarak çözümlenmesini gösteren herhangi bir şema için başlangıç noktası olarak ele alınmalıdır. Blumer’ın çalışması kolektif eylem fikri etrafında örgütlenmiştir.

Bu düşünce, her insanın eyleminin, diğerlerinin yaptıkları ışığında sürekli yeniden düzenlenmesi, ayarlanması sonucunda oluşan eylemleri içermektedir. Böylece her bireyin eylem çizgisi, diğerlerinin eylemlerine uymaktadır (Plummer, 2008, s.108-109).

Blumer, Mead’in vurguladığı kolektif eylem kavramını geliştirmiştir. Mead’e göre, bireylerin diğerlerinin rollerini alarak, kendilerini diğerlerinin bakış açısıyla gözlemlemesi, toplumda kolektif eylem için temel sağlamaktadır. Bireyler, kendilerinden beklenilen davranışların farkına varmaktadır ve buna göre eylemlerini değiştirmeye yönelmektedir. Böylece bireyler, toplumun genel tutumlarının bilincinde olarak, kendilerini yargılamakta ve değerlendirmektedir (Haralambos ve Holborn, 1995, s.892).

Kolektif eyleme katılan bireyler, toplumsal yapıyı oluşturmaktadırlar. Aile ya da şirket gibi bir kurum, kolektif eylemde bulunulan bir birliktelik olarak ele alınmaktadır. Fakat bu kurumlar sabit ve durağan olarak görülmemektedir. Biçimlerin çok iyi inşa edildiği durumlarda, davranış bağlantıları birbirine benzer şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Ancak bu davranışlar, hiçbir zaman tıpatıp aynı davranış olmamaktadır (Poloma, 1993, s.227).

Blumer, çoğu sosyolojik yaklaşımın; insanların daima toplumsal durumlarda eylemde bulunduklarını, aktörlerin daima bu durumlarda öznel düzenlemeler tarafından yönlendirildiğini ve onlara yol gösterildiğini ciddi olarak ele almadığını belirtmektedir (Plummer, 2008, s.112). Blumer eylemi, dışsal sınırlamalara yönelik öngörülebilir ya da standartlaşmış tepkiler olarak görenleri eleştirmektedir. Buna rağmen Blumer, eylemin bir dereceye kadar yapısal ve rutin hâle getirilmiş olduğunu kabul etmektedir. Benzer olarak Blumer, toplumsal kurumların varlığını ve onların insan tavrına koydukları sınırları kabul etmektedir. Fakat katı kurallar ile baş edildikten sonra, hâlen insan girişimi ve yaratıcılığı için önemli bir yer bulunmaktadır (Haralambos ve Holborn, 1995, s.894).

Blummer, eylem ve kolektif eylemin örgütlenmesi ile ilgili olarak üç noktayı vurgulamaktadır:

  • Eylem, yorumu (veya tanımlamayı) gerektirmektedir.
  • Eylemin yönü aniden ortaya çıkmaktadır.
  • Kolektif eylemin oluşum süreci bulunmaktadır (Cuff vd., 1998, s.134).

Blumer çalışmalarında odak noktası olarak günlük kolektif davranış ve grup deneyimini ele almış ve bu konuların nasıl çalışılması gerektiğine yönelik en iyi yolu bulmakla ilgilenmiştir.

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*