Felsefe hakkında her şey…

Kıray’ın kentleşme anlayışı

08.01.2023
Kıray’ın kentleşme anlayışı

Kentleşme, büyük yapısal değişmenin en anlamlı yönüdür denebilir (Kıray, 1999: 342). 1950’lerden 1980’lere kadarki süreçte ekonomik daralma ve genişlemelere bağlı olarak kendiliğinden oluşan, toplumun sorununu halletmiş görünen fakat daha sonra gelişmeyi tıkayan birçok ara formu yeterli bulmak hem siyasi partilerde hem de giderek devlette iki temel ve tehlikeli yönü toplum hayatına yerleştirildi.

Birincisi her türlü kanunsuzluğu olağan karşılama ve göz yumma yaşam biçimine sokuldu ve hukuk devleti sözü retorik olarak kaldı. İkincisi modern toplumun kaçınılmaz parçası olan farklılaşma, uzmanlaşma ve gerçek anonim örgütleşme yerine durmadan küçük kapalı çevrelerin yüz yüze ilişkileri, kişisel bağımlılıkları oluşturan patronajı çeşitlendirdi ve yaydı (Kıray, 1999: 345). Şehirlerde kolayca işçileşemediği, ücretlileşemediği zaman ne oluyor. Kıray’a göre bunlar kategorilendirilirse eliyle çalışan işçi mavi yakalı, beyaz yakalı olan yüksek memur ve bunların dışında pembe yakalı deyince mavi yakalılar kadar rutin işlerde çalışan ve genellikle cinsiyete has bir yön almış olan sekreterlik ile bilgisayar kullanımı gibi meslekler anlaşılıyor. (Kıray, 1999: 358). Dolayısıyla, köyden şehre göç edenler açısından ortaya koymamız gereken sorun iki çeşittir. Biri kendiliğinden oluşan uyum mekanizmaları diğeri ise politikalar geliştirerek uyumu sağlamaya çalışan düzenlemeler. Kendiliğinden oluşan uyum mekanizmalarının ilki tüketim sorunudur. İkinci uyum mekanizması eğitim, üçüncü uyum mekanizması meslek geliyor. Bununla sanatlar son derece önemli bir uyum mekanizması oluşturuyor (Kıray, 1999: 360).

1980’lerin sonuna doğru 1990’larda siyasi partilerin patronaj ilişkileri de uyum ve denge için işlevsiz hale gelmeğe başladı. Bu aşamada yüz yüze ilişkilere kişisel sorunların çözümüne dönük yeni bir patronaj (himaye) kanalı açıldı. Uzun bir iç ve dış etkenlerin mücadelesi olayı etkilemiş ve bir türlü çağdaş sanayi kurumlarının tam olarak yerleşememesinin oluşturduğu koşullar bu patronaj kanalını ön plana çıkarmıştı (Kıray, 1999: 370).

Kıray, Türkiye’de metropoliten alanların oluşumunda sanayilerin kent merkezlerinin dışına çıkarılmasında ortaya çıkan özgün bir sanayi, yer seçim tipiolojisi tanımlamaktadır. Kıray’ın “saçaklanma” olarak kavramlaştıracağı bu özgün mekansal dönüşüm süreci kent ve sanayi coğrafyası yazınına çok değerli bir katkı yapmıştır. Pek çok araştırmacı Türkiye’de metropoliten alanlarda sanayinin yer seçiminin neden olduğu mekansal dönüşüm süreçlerinin analizinde Kıray’ın saçaklanma kavramına başvurmaktadır. Kıray, az gelişmiş bir ülkenin metroplolitenleşme sürecinde sanayinin desantrilize olmasının yarattığı yeni kentsel yapıdaki yerleşim örüntülerinin, Avrupa ve Amerika’da 1960’lı yıllarda olduğundan farklı olarak “saçaklanma” biçiminde oluştuğunu öne sürmektedir (Kurtuluş, 2008: 89).

Kaynak: TÜRK SOSYOLOGLARI, s.  111-118, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2915 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1872

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...