Kant’ta Yetilerin Bütünü Olarak Akıl

felsefe Nedir

Kant’ın aklı tanımlaması modern dönemde olan felsefecinin perspektifinin anlaşılmasını gerektirir. Metafizik yapan aklın sınırları aşması onun söz konusu akla eleştirel yaklaşmasına neden olur.

Kant’ın eleştirellik kavramı bunu vurgulamaya çalışır. Bunun için eleştirellik olumlu bir sonuçları olsa da negatif bir tavır sergiler. Bir bakıma ilacın acı olsa da şifa verici olması gibidir aklın eleştirilmesi. Bunun yanında Kant’ın eleştirme işini yapan aklının anlaşılması daha önemlidir ve nihai olarak bakıldığında Kant’ın üst bir konuma yerleştirdiği akıl budur.

Yukarıda yazdığımız yaklaşımın paralelinde Kant bu genel aklı  a priori bilgilerin üretilmesinin amaçlandığı yeti olarak tarif eder. Yalnız bu genel yetinin altında asıl işçilerin neler olduğunun anlaşılması gereklidir. Bu bağlamda akıl bu yetiler sayesinde üretilen bilgilerin toplamına sahip olan bir kurummuş gibi düşünülebilir. Nasıl bir kurum çeşitli işbölümlerinden oluşursa akıl da çeşitli bölümlerden oluşur. Buna karşın aklın kendisi her bir bölümün bir araya gelmesinden daha fazlasını ifade eder. Bunu bir bakıma, bütün parçaların toplamından daha fazladır şeklinde de anlayabiliriz.

Kant’ı anlamaya çalışırken onun aklı ele alan yani eleştiren akılsallığını dikkate almak zorundayız. Bu anlayışın aynı zamanda transendental akıl olarak karşımıza çıkarıldığını da unutmamalıyız. Kant’ın bu eleştirel seviyeye ulaşmak için aklın dogmatik tarihi olarak nitelendirebileceğimiz metafizik düşünceyle hesaplaştığını söyleyebiliriz. O hâlde tarihsel olarak geçmişin toplamı olan bir aklın yanında hem teorik hem de pratik anlamda Kant’ın sunduğu aklı da düşünmemiz gerekir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*