Halk Kültürü Nedir?

felsefe Nedir

Önemli bir kültür kalıbı olan halk kültürü, modern kültür kalıplarından daha önce ortaya çıkan ve belli bir halkın yaşantısının ana özelliklerini barındıran bir kültür türüdür. Adından da anlaşılacağı gibi, belli bir yörede, coğrafyada, bölgede yaşayan bir halkın kendine ait kültür kalıbıdır.

O halkın yaşam biçimine, inancına, gelenek ve göreneklerine, ahlaki değerlerine, dünya görüşüne, örf ve adetlerine göre şekillenmiş ve bir yaşama biçimi, bir duyuş, bir zihniyet halini almış kültürdür. Halk kültürü, genelde aynı halkın tüm üyelerini bir araya toplayan, onları ortak yaşamda ve sembollerde buluşturan bir özellik sunar. Halk tarafından bilinen, benimsenen, deneyimlenen, kuşaktan kuşağa aktarılan kültür kalıpları, önemli bir referans olma özelliği gösterir. Bir halkın yaşantısının genel hususiyetlerinin yanı sıra ayrıntılarını da içerir.

Halk kültürü, bir ülkenin yaşayan diğer kültür biçimlerinden çok fazla ayrışmaz. O her daim var olan, yaşayan, dönüşen, değişen ama bir şekilde varlığını sürdüren bir kültürdür. Çünkü varlığı bizzat millete ve halka dayanmaktadır. Halk kültürünün oluşumu uzun zamanlara dayanır. Belli bir zaman sürecinde oluşan halk kültürü, otantik yaşantılardan, otantik düşüncelerden ve durumlardan beslenir.

Halk kültürü için geçmiş dönemler önem arz eder. Halk kültürü uzun zamanların ürünü olduğu gibi, bir halkın bireyleri arasındaki uzlaşıyı, anlaşmayı, kaynaşmayı, sürekliliği sağlayan en önemli unsurları barındırır. Bireylerine belli bir kimlik ve aidiyet sağlar; bireylerin aidiyet zeminlerini meydana getirir.

Diğer kültür biçimlerinde genel kaide olan değişim halk kültürü için de geçerlidir. Hiçbir kültür kendini değişim yasasından uzak tutamaz. Yaşam biçimleri ve zihniyet alanındaki değişimler kültürlere doğrudan yansır. Bir halk bütün zamanlarda aynı biçimde yaşayamaz ve düşünemez. Zaman, eşya, teknoloji, algı halkın genel durumunu etkiler. Teknolojik gelişmeler, küreselleşme gibi olgular halk kültürünün değişmesine yol açabilir. Aynı şekilde başka kültürlerle, toplumlarla temas da halk kültürün değişmesinde etkendir. Bütün bu değişimlere rağmen, halk kültürün genel özellikleri, özel durumları gelenek ve görenek ekseninde kendini korumaya alabilir. Tüm değişme göstergelerine ve toplumlar arası ilişkilere rağmen her halkın kendi öz kültürü, otantik konumu varlığını sürdürür. Eğer bu varlık sürdürülmezse halk kültürü ortadan kalkar.

Halk kültürünün en önemli kaynağı elbette bizzat o halkın yaşam şekilleri ve zihniyet dünyasıdır. Kültür bu anlamda o halkın yaşam şekillerini ve zihniyetini somut hâle getirir, gösterir. Ancak daha özel kaynaklardan da söz etmek mümkün olabilir. Sözlü ve yazılı kaynaklar, hikâyeler, yaşantılar, gelenek ve görenekler, adetler, töreler ve bu yapıların toplumsal hayattaki sunumları ve temsilleri halk kültürün kaynakları arasında yer alır. Örneğin masallar, hikâyeler, türküler, ninniler, maniler, deyişler halk kültürün sözlü kaynaklarındandır. Aynı şekilde gündelik hayat içinde sergilenen kültürel biçimler de bu kaynaklara dâhildir.

Halk kültürü bir atmosfer ve şemsiye kurumdur. Diğer kültür kalıplarının üstünde yer alır. Diğer kültür kalıpları ile ilişkisi vardır, ancak onlara indirgenemez. Örneğin popüler kültür, kitle kültürü, milli kültür, yüksek kültür, alt kültür gibi kültür biçimleri halk kültüründen beslenir ve yararlanır. Ancak birebir halk kültürünün kendisini temsil etme iddiaları olamaz. Önemli olan bu kültür biçimleri ile halk kültürünün ilişkiselliğinin bulunmasıdır. Bu kültürler halk kültüründen beslenebildikleri gibi ondan kopabilirler de.

Halk kültürü farklı tavırların konusudur. Kimi zaman yüceltilen ve bir saf kültür gibi sunulan halk kültürü, kimi zaman eleştirilmekte hatta aşağılanabilmektedir. Modernleşmeye, küresel ilişkilere, kültür değişimlerine, ilerlemeye karşı korunaklı bir yapı olarak görülen halk kültürü, haksız bir şekilde ‘gerici’ damgasını yiyebilmektedir. Benzer şekilde toplumsal tabakalar sisteminde ‘halk/avam’ ve ‘seçkin/havas’ ayrımına bağlı olarak halk kültürü ile seçkinci kültür arasında kimi farklılıklar ileri sürülmektedir. Halkın yaşantısı ile kendisine dayalı ancak birçok nedenle halktan kendini ayrı gösteren tabaka yaşantısının farklılığı, ister istemez kültürel alanda da kendini göstermektedir. Oysa bunun iyi analiz edilmesi gerekir. Halk kültürünün nerede, nasıl ve niçin direnç alanı oluşturduğu, nerede yol açıcı olduğu, nerede besleyici bir kaynak olduğu çok dikkatli bir şekilde incelenmeye muhtaçtır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*