Eğitim Neden Gereklidir? Eğitim Gerekliliği

felsefe Nedir

Eğitim niçin gereklidir sorusuna cevap verebilmek için öncelikle eğitim uygulanacak insanın nasıl bir varlık olduğunun ortaya konulması zorunludur.

İnsan için yapılan tanımlardan her biri onun bir veya birkaç özelliğine vurgu yapmaktadır. İnsan için örneğin “ düşünen bir canlı”, “sosyal bir canlı, “akıllı bir canlı” “ alet yapan bir canlı” “inanan bir canlı” gibi daha da çoğaltabileceğimiz birçok tanımlamalar bulunmaktadır. Bu tanımlamalar bize insanın tek boyutlu bir varlık olmadığını, onun çok boyutlu bir varlık olduğunu göstermektedir.

Gerçekte insan da diğer canlılar gibi biyolojik bir varlık olarak dünyaya gelir. İnsanı diğer canlılardan farklı kılan şey kültür üretmesidir. Kültür biyolojik olarak kalıtım yoluyla aktarılamaz, sonradan öğrenilir, öğretilir. Ralph Linton bunu insanlığın “toplumsal kalıtımı” olarak adlandırmaktadır. Kişi, kültürü o kültürün içerisinde yaşayarak öğrenir. Kültürün bir nesilden diğerine aktarılması ve bireylerin toplumun bir üyesi hâline getirilmesi sürecine kültürlenme denir. Kültürlenme yoluyla insanlar, yiyecek, uyku, korunma, arkadaşlık, kendini savunma ve cinsellik gibi biyolojik gereksinimlerin karşılanmasının toplumsal açıdan uygun yolunu öğrenir. Gereksinimlerin kendisi değil nasıl doyurulacakları öğrenilir. Her kültür bu gereksinimleri nasıl karşılayacağını kendisi belirler. Bu nedenle eğitim biyolojik bir canlı olan insanın toplumsal bir varlık hâline dönüşmesi, başka bir ifadeyle insan olması için gereklidir.

Eğitim tanımlarında da bu özellik ön plana çıkmaktadır. Alman filozofu Kant insan eğitim ile insan olur derken Çiçero da eğitimi,” Çocuğu insan hâline getirmek sanatı” olarak ele almaktadır. Bu nedenle eğitime sadece biyolojik olarak değil her anlamda insan olmak için ihtiyaç duyulmaktadır. İnsanlığın varoluşundan beri bu ihtiyaç sürekli kendisini hissettirmiştir.

Bir Çin atasözünde: “Eğer bir yıl ötesini planlıyorsanız tohum ekin; Eğer on yıl ötesini planlıyorsanız ağaç dikin; Eğer bin yıl ötesini planlıyorsanız insanlar ekin (yetiştirin)” denilmektedir.

Görüldüğü gibi eğitim, insanların yetiştirilmesi ve asırların, yani toplumların geleceğinin inşa edilmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Başka bir ifadeyle toplumların var olması ve varlıklarını devam ettirebilmesi için eğitimin hayati bir önemi vardır.

Eğitim niçin gereklidir sorusuna cevap ararken ortaya konulan bu açıklamanın yanı sıra eğitimle ilgili yapılmış olan tanımlarda bize yol gösterebilir. Bu nedenle şimdi bazı eğitim tanımlarına değinerek konuya devam edeceğiz.

Platon’a göre eğitim, bedene ve ruha, yetenekli olduğu mükemmelliği vermektir. Kant da benzer bir ifadeyle eğitim insanları mükemmellik vasfı ile donatmak ve insanın yaratılışında bulunan gizli bütün kabiliyetlerin geliştirilmesidir. J.J. Rousseau da eğitimi bir insanın kendi hemcinslerini mükemmelleştirmek için yaptığı maksatlı tesirlerin tümü ve doğaya göre insan yetiştirmek olarak ele alır. Stuart Mill ise eğitim tabiatımızı olgunlaştırmak için gerek kendimizin gerekse başkalarının bizim için yaptıkları her şeydir demektedir. Danzel’e göre eğitim, ferdin bedeni, zihni ve ahlaki kabiliyetlerini ahenkli bir şekilde geliştirmektir Pestalozzi’ye göre eğitim ve öğretimin esas amacı aydınlanma devrindeki gibi kişinin akıl yönünden mükemmelleştirilmesi değil, daha çok insanların maddi sefaletten kurtarılması ve manevi ve insani yönden bağımsız kılınmasıdır. Durkheim ise eğitimin bireyi yetiştirme yoluyla toplumsal sonuçlara hizmet etmesi gerektiğini söyleyerek eğitimi sosyal olmayan neslin sosyalleştirilmesi olarak ele almaktadır. Spencer’a göre eğitim, yaşama tam bir hazırlıktır. Sosyolojik bakış açısına göre eğitim, yetişmiş neslin toplumdaki bütün kültür ve bilgileri, teknikleri metotlu bir şekilde, yavaşça yeni yetişmekte olan nesle aşılamak için yaptığı düzenli faaliyetlerdir. Eğitim, önceden belirlenmiş amaçlara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler sistemidir. Eğitim, maddi ve manevi kalkınmayı sağlayıcı planlı ve metotlu çalışmaların tümüdür. Eğitim, ferdin, yaşadığı toplumda, pratik değeri olan kabiliyet, yöneliş ve diğer davranış formlarını edindiği süreçlerin toplamıdır. Eğitim, eğitenle eğitilen arasındaki etkileşimdir.

Yukarıda verilen eğitim tanımlarında şu noktaların ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Özellikle kültürel mirasın ilerlemeye uygun olanlarının eğitim yoluyla sonraki nesillere aktarılarak toplumun devamlılığının sağlanılmasıdır. Bireyin fiziksel, sosyal ve psikolojik kabiliyetlerini harekete geçirerek onun gelişmesini sağlamak, ayrıca ihtiyaç duyacağı bir takım bilgi ve becerileri kazandırmaktır.

Eğitim, genel bir tanımlamayla bireyde davranış değişiklik meydana getirme sürecidir. Alan yazında kabul görmüş bir eğitim tanımı Ertürk tarafından yapılmıştır. Ertürk’e göre eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantıları yoluyla, kasıtlı ve istendik(olumlu) değişikler meydana getirme sürecidir. Burada öne çıkan üç özellik:

  • Davranış değişikliğinin bir yaşantıya dayanması
  • Kasıtlı olması
  • İstendik (olumlu) olmasıdır.

Davranış değişikliğinin bir yaşantıya dayanması demek planlı eğitim faaliyetlerinin belli bir ortamda yaşantıya dayanması demektir.
Kasıtlı olması demek ise bir plan program dâhilinde nelerin nasıl verileceğinin belirlenmiş olması, hangi yaş gruplarına yönelik olacağının ortaya konmasını ifade eder. İstendik olması ise ülkenin genel anlayışına ve insana bakış açısına bağlı olarak kendine uygun davranış kalıplarının ve düşünce biçimlerinin kazandırılmasını içerir. Aynı zamanda bireyin potansiyel olarak sahip olduğu yeteneklerin geliştirilmesini de ifade eder. Bu tanımdaki kavramlar kısaca şu şekilde sıralanabilir.

  • Davranış: Bir etkinliğin davranış sayılabilmesi için en önemli koşul, o davranışın bilinçli yapılmasıdır.
  • Yaşantı: İnsanın etkileşim içinde bulunmasıdır.
  • Amaç: Eğitimin en temel amacı, mutlu insan yetiştirmektir. Ancak ulusal eğitimin amaçları bunda etkilidir. Türk Millî Eğitiminin genel amaçları iyi vatandaş, iyi insan ve iyi meslek sahibi olmaktır.
  • Süreç: Bir zaman dilimi içerisinde olması demektir. Bir ürünün oluşumunda yer alan etkinliklerin bütünü ya da belirli bir hedefe yönelik işlemler dizisidir.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Doç. Dr. Mehmet Karataş

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*