Duyusal Motor Dönem (0-2 Yaş gelişimi)

Bebeğin kendini diğer nesnelerden ayırt edemediği bu dönemin başlarında bebekler çok zeki görünmeseler de dünyayı keşfetmeye hazırdırlar.

Doğuştan getirdikleri belli başlı refleksleri problemleri çözme yolunda dış dünyadaki değişimlere uyarlayacak bir yapı için hazırdırlar. Bu dönem bebeklerin sorun çözme ya da soyut simgeleri kullanma ile ilgili becerileri gelişmemiştir. Bu dönemde ilk olarak bebek, duyularından aldığı bilgi ile hareket eder. Farklı tatlar, ortamdaki kokular, fiziksel acı gibi kavramlara ilişkin algısal yeteneklerin gelişmeye başlaması bu dönemde görülür.

Doğumdan itibaren görme ile ilgili algılaması zayıf olan ve emziren anne ile çocuk arasındaki mesafeye denk gelen yaklaşık 25 cm gibi bir uzaklığı seçebilen bebeğin görme algısı da gelişmeye başlar. 0-2 aylık süreçte dış dünyayı meme emme sürecinde ağzı ile dış dünyadaki nesnelerle ilişki kuran bebek zamanla elleri ve kollarını da işin içine sokar. Yakaladığı nesneleri keşfetmeye çalışan bebek emme ve yakalama reflekslerinin bir araya gelmesiyle çevreyi daha iyi algılar hale gelir. Bir aylık bebekler görme algılarının gelişimiyle beraber, herhangi bir nesneyi görüş alanında olduğu sürece gözleriyle takip ederler. Fakat nesne görüş alanından çıktığında gözle takip son bulur ve bebek artık nesneyi izlemez. 34 aylık dönemde işitmenin gelişmesiyle beraber bebek farklı sesleri üretmeye başlar. Görüş alanındaki nesneleri merak edip onları yakalamaya çalışır. Bu noktada yakaladığı el ve ayak parmaklarını emer, fakat bu süreçte çevreyi keşfetme durumu da görüş alanı ile sınırlıdır.

4-8 aylık dönemde bebekte hoşuna giden aktiviteleri sürdürmek isteği vardır. Bu dönemde bebek elindeki bir oyuncağı salladığı zaman ses geldiğinde bu durumdan hoşlanır ve aynı hareketi sürekli tekrarlar. Bir şekilde bu davranışla algıladığı çevreyi değiştirmeye çalışır. 8-12 aylık dönemde bebekler çevreyi değiştirme yönünde daha isteklidirler. Bebekler, daha önceden öğrendikleri bir davranışı uyarlayarak bu dönemde benzer bir problemin çözümünde kullanabilirler. Daha önce sıkarak ses çıkardığı oyuncağa benzer bir oyuncağı sıkmaya çalışması bu duruma örnek olarak verilebilir. 12-18 aylık bebekler daha aktif bir şekilde deneyerek öğrenme yolunda adımlar atarlar. Deneme yanılmalarla birçok sorunu çözmeye çalışır. Dar bir aralıktan geçirmeye çalıştığı oyuncağı sığmayınca, oyuncağı farklı denemelerden sonra ters çevirip çıkarabilmesi bu duruma örnek olarak verilebilir.

18-24 aylık çocuklar da keşfetmeyle beraber yeni durumları zihinsel olarak canlandırma soyut olarak düşünebilme süreci başlar. Bu süreçte çocuk deneme yanılma yapmaya gerek duymadan soyut düşünce gücüyle problemleri çözmeye başlar. Daire şeklinde bir cismi direksiyon olarak kullanmak bu duruma örnek olarak verilebilir. Duyusal motor dönemin sonlarına yaklaştıkça çocuklarda problem çözümüne yönelik olarak sembol kullanımının arttığı gözlenebilir. Çocukta sembolik kapasite olarak adlandırılan bu durum çocuğun nesneleri ve yaşadıklarını anlatmada simgeleri, kelimeleri veya jestleri kullanma becerisidir. Bu durum sorun çözmenin yanında, aynı zamanda ileriye dönük olarak dil gelişiminin ve taklide dayalı oyunların gelişiminde önemlidir.

Duyusal motor dönemde ortaya çıkan en önemli özellik nesne devamlılığı (sürekliliği) ile ilgilidir. Nesne devamlılığı nesnenin görüş alanından ya da diğer duyuların kapsama alanından çıksa dahi var olmaya devam ettiğine, sürekli olduğuna ilişkin temel inanıştır. Piaget‘e göre yeni doğanlar bu tarz bir özellikten mahrumdur. Bu aşamada yeni doğanlar bir oyuncak topu görebildikleri sürece var olduğuna inanan bilişsel bir yapıya sahiptir. Top bir koltuğun arkasına kaçtığında ya da üzeri herhangi bir örtüyle kapatıldığında artık topun olmadığına ilişkin düşünceyi ortaya koyan bilişsel yapı bu dönem çocuklarında etkindir. Nesne devamlılığı kavramı duyusal motor dönemde yavaş yavaş gelişmeye başlar. Yaklaşık 4-8 aylık bebekler oyuncaklarının üzeri örtüldüğünde “görmüyorsam, yoktu? gibi bir anlayışa sahipken, 8-12 aylık bebeklerde bu görüş farklılaşır. Çocuk nesnenin değişmeyeceğini kavramaya başlarken aynı zamanda artık göz önünde olmayan nesneyi aramaya başlar. Fakat bebekler farklı yere saklansa dahi nesneleri en son buldukları yerde arama eğilimindedirler. İki yaşına yaklaştıkça bebek nesnelerin göz önünde olmasa dahi sürekli olduğuna dair anlayışı gerçekleştirir.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Psikolojiye Giriş” ve 2. Sınıf “Deneysel Psikoloji”, 4. Sınıf “Sosyal Psikoloji” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*