Duygusal Gelişimde Ana-Babanın Rolü Nedir?

felsefe Nedir

Sağlıklı bir duygusal gelişimin olabilmesi için çocuğun doğduğu andan itibaren sağlıklı bir aile çevresi içinde bulunması gerekmektedir. Çocuğun aile içindeki yeri, çocuğa verilen değer onun duygusal gelişiminde çok önemli bir etkiye sahiptir.

Anne, çocuğun duygusal gelişiminde çok önemli bir role sahiptir. Bireyin sevebilmesi için önce sevildiğini bilmesi gerekir. Yeterli sevgiyi görmeyen bireylerin başkalarını sevmeleri de zordur. Özellikle bebeklik döneminde annenin ya da onu yerini tutacak bir yakınının verdiği sevgi, ilgi ve güvenin, duygusal gelişimin şekillenmesinde çok önemli bir yeri vardır. Annenin sevgisi, ilgisi, kokusu, gülümsemesi, dokunması çocuk için beslenmesi kadar doğal bir ihtiyaçtır. Bu olumlu duyguları doğrudan annesinden hisseden çocukların beden gelişimlerinin, zihin gelişimlerinin, dil gelişimlerinin daha iyi olduğu ve ayrıca hastalıklara karşı direnme güçlerinin daha fazla olduğu ifade edilmektedir.

Anne-babanın bilerek ya da bilinçsiz olarak yapmış oldukları bazı hatalar duygusal gelişimin sağlıklı bir şekilde ortaya çıkmasını engeller. Örneğin, anne-babalar daha çok küçük yaşta iken çocuklarının bir an evvel tuvalet eğitimini almasını beklerler. Bu eğitimin tamamen yeterli kas kontrolü sağlandıktan sonra ancak 2-3 yaş arasında olabileceğini unutarak, çocuğa baskı, zorlama uygularlarsa, bu durum çocukta korku, öfke, endişe, utanma, mahcubiyet duygularının daha o yaşlarda yoğun olarak hissedilmesine neden olur.

Sürekli olarak anne-baba tarafında aşağılanan, yalancı, tembel, uyumsuz olduğu söylenen, başkalarıyla kıyaslanan, alay edilen, küçük görülen çocuk bu yaşadıklarından sonra kısa ya da uzun süreli gerginlikler yaşar, öfke nöbetlerine girer.

Çocuğun sağlıklı bir duygusal gelişime sahip olabilmesi için dengeli bir duygusal etkileşim gerekir. Aşırı koruyuculuk, aşırı sevgi gösterileri de duygusal gelişimi olumsuz şekilde etkilemektedir. Ancak kendisi için yeterli sevgi ve ilgi ortamında büyüyen çocuklar mutlu olurlar. Ne çok azı, ne de çok aşırısı. Her konuda olduğu gibi bu konuda da dengeyi kurabilmek çok önemlidir.

Bireyler, olumlu duygular yanında olumsuz duyguları da yaşar. Özellikle çocukluk döneminde sadece iyi davranışlar değil, kötü olumsuz davranışlar da çocuğun dikkatini çeker. Eğer bu dönemde çocuk iyiye, güzele, doğruya yöneltilmezse, ilerleyen yaşlarda bunu gerçekleştirmek gittikçe zorlaşır. “Ağaç yaşken eğilir.” atasözünde olduğu gibi doğrular çocuklara zamanında öğretilmelidir. Olumlu davranışları sonucunda takdir edilmesi, ödüllendirilmesi, o olumlu davranışın devamını sağlayacaktır. Olumlu örneklerin çok olduğu bir ortamda çocuk, doğru ve güzeli örnek alacaktır.

Duyguların kontrolünü çocuğa öğretmek de çok önemlidir. Duygularımız insan olmanın vazgeçilmez unsurlarıdır ama yeri geldiğinde de dalgalanmalar yaşayan, iniş çıkışları olan duygularımızı da kontrol altına almayı başarabilmeliyiz. Eğitim yoluyla olumsuz duyguların dizginlenmesi, kontrol altında tutulabilmesi bireyin içinde yaşadığı sosyal çevre tarafından kabulünü ve onayını hızlandıracaktır. Ayrıca daha çocukluk döneminden itibaren olumlu ve güzel duygulara çocukları kasıtlı olarak yönlendirmek, kötü ve olumsuz duygulardan mümkün olduğu kadar uzak kalmalarını sağlamak da anne-babaların ve aynı zamanda öğretmenlerin de görevleri olmalıdır.

Duygusal gelişimi desteklemek için çocuklara var olan ve yaşanan bütün duyguları tanıtmak, onların duygu dağarcıklarını geliştirmek ve en sonunda empati yapmalarını sağlayarak, duyguları tanımalarına yardımcı olmak faydalı olacaktır.

Anne-baba ve öğretmenlerin neyi, nasıl söyledikleri çok önemlidir. Bu nedenle anne-babaların olumlu bir dil kullanmaları, olumlu ve olumsuz duyguları açık, içten ve samimi bir şekilde paylaşmaları konusunda çocuklarına iyi örnek olmaları gerekmektedir. Aile üyeleri birlikte zaman geçirerek, birbirlerinin farklı olaylara verdikleri farklı tepkileri gözlemleyerek, birbirlerini daha iyi tanıma çalışmaları yapmalıdırlar.

Kaynak: ATA-AÖF, GELİŞİM PSİKOLOJİSİ, Yrd. Doç. Dr. Arzu GÜLBAHÇE

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*