Dağıtımsal Adalet Nedir?

felsefe Nedir

Dağıtımsal adalet, prosedürel adaletin ortaya koyduklarını olumsuzlamaz, ama bunları yeterli görmez. Dağıtımsal adalet, bunların yanı sıra, süreçlerin bitiminde ortaya çıkan sonuçları da adalet tartışmasının merkezine koyar.

Bu hâliyle dağıtımsal adalet, şeylerin toplum içerisindeki adil dağılımı ile ilgilenir. Buna göre, şeylerin bölüşümünün makul olmayan bir eşitsizlik içerisinde gerçekleşmesi adaletsizliğin temelidir. Bu hâliyle dağıtımsal adalet mükâfat, sorumluluk ve cezaların toplum veya topluluk içerisinde nasıl dağıtıldığı ile ve bu dağıtımın ortaya çıkardığı sonuçlarla ilgilenir.

Prosedürel adaletin ortaya koyduğu parametrelerden yukarıda bahsettik: Açıklık, şeffaflık, tutarlılık, bilinebilirlik ve erişebilirlik. Dağıtımsal adalet açısından da sonuçların adil olup olmadığını tartabilmek için çeşitli parametrelerin ortaya konabileceğini söylemek mümkündür:

Hakkaniyet: Bireyler arası dağıtım, bireylerin koydukları girdi oranında olur. Çok koyan çok, az koyan az alır.

Eşitlik: Bireyler, ortaya koydukları girdiye bakılmaksızın, sonuçlardan eşit pay alırlar.

İktidar: Bireyler toplum içerisindeki iktidar konumlarına göre pay alırlar.

İhtiyaç: Sonuçların dağıtımında bireylerin ihtiyaç düzeyleri esas alınır. En muhtaç durumunda olan ilgili malın/değerin dağıtımından en fazla nasiplenen olur.

Sorumluluk: Bir mal veya değere en fazla sahip olanların, buna en az sahip olanlarla kaynaklarını paylaşmaları öngörülür.

Görüldüğü üzere dağıtımsal adalet, ortaya konan parametreler uyarınca farklı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Başka bir deyişle, dağıtımsal adaletin mutlak suretle dağıtım ve bölüşümde “mutlak eşitliği” sağlaması gerekir diye bir önkoşul yoktur. Aksine kabul edilen parametreye göre, adil olan bazen eşitsiz olan olacaktır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*