Felsefe hakkında her şey…

Biyoetik

06.01.2024
92
Biyoetik

Biyoetik, yirminci yüzyılın ikinci yarısında uygulamalı etiğin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte özel bir ahlaki değer alanı olarak kendine hızla yer edinen oldukça genç bir akademik disiplindir.

Biyoetik kavramı genellikle üç ana alt disiplinin ortak adı olarak anlaşılmaktadır: tıp etiği, hayvan etiği ve çevre etiği. Her alt disiplinin kendine özgü bir biyoetik alanı vardır, ancak birçok konu, etik yaklaşım, kavram ve ahlaki değerlendirme önemli ölçüde birbiriyle çakışmaktadır. Bu çakışma durumu kürtaj, ksenotransplantasyon (değişik türe bağlı canlılar arasında yapılan doku aktarımı, bir hayvan türünden alınan doku parçasının farklı tür bir hayvana veya insana aktarılması), klonlama, kök hücre çalışmaları, hayvanların ve doğanın (çevrenin) ahlaki statüsü gibi temel ahlaki sorunların incelenmesini ve bunların sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulmasını zorlaştırmaktadır.

Buna ek olarak, biyoetik alanı, belirli ahlaki sorunlarla etkili bir şekilde başa çıkabilmek için, başta tıp, biyoloji (genetik dâhil), biyokimya ve biyofizik olmak üzere önemli fen bilimleri hakkında en azından bazı temel bilgilere sahip olmayı gerektirmektedir.

Doğa bilimleri ve teknolojideki hızlı gelişmeler, daha iyi yaşam koşullarını geniş çevrede mümkün kılmış ve dünya genelinde tüm insanların yaşam standardını yükseltmiştir. Öte yandan, nükleer atıklar, su ve hava kirliliği, tropik ormanların yok edilmesi ve büyük ölçekli hayvan çiftlikleri gibi olumsuzlukların yanı sıra gen teknolojisi ve klonlama gibi insanlığın geleceğine ilişkin endişelere ve hatta korkulara neden olan kimi değişikliklere de tanık olunmaktadır. Örneğin kürtaj ve ötanazi gibi konularda ortaya çıkan yasal belirsizlikler pek çok insan için ciddi bir endişe kaynağıdır. Bunun yanı sıra, genetiği değiştirilmiş gıdalar gibi somut bir olgudan kaynaklanan ahlaki sorunlar, kamuoyunda hararetli tartışmalara ve güvenlikle ilgili ciddi endişelere yol açmıştır. Yirmi birinci yüzyılın karmaşık ve yeni sorunlarına sadece geleneksel etik kuramlarıyla bakılması, başka bir etik rehberlik ihtiyacı doğurmuştur.

Biyoetik

Biyoetik

Biyoetiğin genel çerçevesi

Uygulamalı bir etik disiplini ve büyük ölçüde yaşam bilimlerinin bulgularına dayanan özel bir etik akıl yürütme türü olarak biyoetiğin hedefleri çok yönlüdür ve özetle aşağıdaki hususları içerir:

  1. Biyoetik, insanlar, hayvanlar ve doğa ile ilgili fen bilimlerini çevreleyen bir dizi ahlaki soru ve sorun için disipliner bir çerçeve sağlar.
  2. Biyoetik, etik akıl yürütme ve karar vermenin spesifik bir yöntemidir. İlgili doğa bilimlerinden, özellikle de tıp etiği söz konusu olduğunda tıptan elde edilen ampirik verileri birbirine bağlar; söz konusu vakayı çözmek için araştırma etiği, bilgi etiği, toplumsal etik, feminist etik, dinî etik, siyasi etik ve hukuk etiği gibi diğer uygulamalı etik disiplinlerini dikkate alan özel bir etik akıl yürütme ve karar verme metodu ortaya koyar.
  3. Biyoetik, insan davranışının spesifik bir alanında etik rehberlik sunar.
  4. Biyoetik, gen teknolojisi, klonlama ve yarı insan-yarı hayvan varlıklar gibi birçok yeni karmaşık duruma dikkat çeker ve kamusal söylemde bu özel problemlerin farkındalığına katkı sunar.
  5. Biyoetik, tartışma ve fikir alışverişlerindeki yargı ve değerlendirmelerin eleştirel bir incelemesinden yola çıkarak temel argümanları ayrıntılarıyla ele alır.
  6. Biyoetik ve doğa bilimlerinden kaynaklanan yeni verilerin etkileşimi bazı durumlarda temel etiğin anahtar kavram ve yaklaşımlarını etkileyebilmektedir. Örneğin, genel kabul görmüş kişilik kavramı, engelli bireyler bağlamında eksik, çok dar veya etik açıdan sorunlu olabilmekte ve bu nedenle de buna uygun olarak değiştirilmesi gerekmektedir.

Bir başka deyişle, biyoetik, hem canlı (örneğin insanlar ve hayvanlar) hem de cansız (örneğin taşlar) doğal dünyaya ilişkin insan davranışlarının belirli bir alanını ele alır ve fen bilimlerinin arka planında bu karmaşık bileşimden ortaya çıkan çeşitli sorunlarla uğraşır.

Biyoetik sadece disiplinler arası bir alan değil, aynı zamanda çok disiplinli bir alandır; çünkü biyoetikçiler her biri kendine özgü kabullere sahip çeşitli disiplinlerden gelmektedir. Bu durum hem yeni ve değerli bakış açılarına olanak sağlarken hem de biyoetiğe yönelik bütüncül bir yaklaşım ortaya koymak hususunda bazı sorunlara yol açmaktadır.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...