Felsefe hakkında her şey…

Bağlantıcılık

11.01.2024
124
Bağlantıcılık

Bağlantıcılık, bağlantıcı ağlar veya yapay sinir ağları olarak bilinen matematiksel modelleri kullanarak insan bilişini araştırmaya yönelik geliştirilen bir yaklaşımdır. Bunlar genellikle birbirine bağlanmış, nöron benzeri işlem üniteleri biçimindedir. Dijital çağın öğrenme kuramı olarak da anılmaktadır.

Bağlantıcılık ve hesaplamalı sinir bilimi arasında keskin bir ayrım çizgisi yoktur, ancak bağlantıcılar daha çok algılama, bellek, kavrama, gramer yeterliği ve muhakeme gibi üst düzey bilişsel süreçlere odaklanmak için sinirsel işleyişin spesifik ayrıntılarından kaçınma eğilimindelerdir.

Bağlantıcılığın yirminci yüzyılın sonlarındaki düşünsel altın çağında, bu anlayışın savunucuları biçimsel çıkarsama kurallarına ve tümce benzeri bilişsel temsillere dönük kuramsal itirazların yerine dağınık sinirsel etkinlik örüntülerinin paralel olarak işlenmesine ilişkin itirazları koymayı amaçlamıştır.

Bağlantıcılık 1940’larda ortaya çıkmış ve 1960’lara gelindiğinde büyük ilgi görmüştür. Ancak, bağlantıcı modelleme tekniklerindeki büyük kusurlar kısa sürede ortaya çıkmış ve bu da bağlantıcı araştırmalara olan ilginin azalmasına ve fonların geri çekilmesine yol açmıştır. 1980’lerde bağlantıcılık güçlü ve kalıcı bir canlanma yaşamıştır.

Yirminci yüzyılın ilerleyen dönemlerinde bağlantıcılık, birçok kişi tarafından bilişin incelenmesine yönelik hesaplamalı yapılardan esinlenen ‘klasik’ yaklaşımın yerine beyinden esinlenen bir yaklaşım olarak öne sürülmüştür. Klasisizm gibi bağlantıcılık da büyük bir natüralist filozof grubunun ilgisini çekmiş ve onlara ilham kaynağı olmuştur ve iki geniş grup bağlantıcılığın zihin, dil, rasyonalite ve bilgi ile ilgili temel ikilemleri çözecek yeterliliğe sahip olup olmadığı konusunda çatışmıştır.

Daha yakın zamanlarda, bağlantıcı teknikler ve kavramlar, dünyanın dâhili temsillerini ortaya koymaksızın insan ve insan dışı bilişin en iyi şekilde açıklanabileceğini savunan filozoflara ve bilim insanlarına ilham vermeye devam etmiştir. Gerçekten de artık çok az kişi kendisini bağlantıcı olarak nitelendirse bile bağlantıcı teknikler çok yaygın bir şekilde benimsenmektedir. Bu da bağlantıcılığın başarısının bir göstergesidir.

Bağlantıcılık nedir?

Bağlantıcılık kuramı, bilginin bireyin kendisinde değil dış dünyada olduğunu ileri sürer. Bağlantıcılık, ağlar üzerinde bağlar kurarak bilginin anlamlandırılma süreciyle ilgilidir. Bağlantıcı yaklaşıma göre hemen hemen her şey bir düğüm olabilir. Düğümlerin bir araya gelmesi de ağı oluşturur. Düğümlerin arasındaki bağlantı ne kadar güçlü olursa bilgi akışı da o kadar güçlü olur. Ağ bir kez oluşturulunca bilgi bir alandan diğerine akmaya başlar. Düğümlerin bir araya gelmesiyle oluşan ağ, daha büyük bir ağın düğümü olabilir.

Bağlantıcılığa göre bilgi ağlar üzerinde dağıtıktır ve öğrenme ağları oluşturabilme ve ağlar arasında gezinebilme becerisiyle ilgilidir. Bağlantıcılığa göre öğrenme bireyin ağlar ve ağlar üzerinde yer alan bilgi kaynaklarıyla etkileşimi sonucu oluşur. Bağların gücü ve etkileşimin düzeyi öğrenmenin büyüklüğünü belirler. Ağlar üzerindeki otonom, öz-yönelimli ve öz-yönetimli bağlantıcı öğrenenler, kendi öğrenme ihtiyaçlarına göre kendi öğrenme çevrelerini yaratırlar.

Bağlantıcı yaklaşımda öğrenenlerin bilgiyi aktarmak yerine, ağlar aracılığıyla bilginin kaynağı ile iletişime geçip doğrudan teması söz konusudur. Bağlantıcılığı savunanlar, bilginin öğretenden öğrenene aktarılmasıyla olamayacağını, bunun yerine katılımın önemli olduğunu, bilginin bireylerin öğrenme kaynaklarıyla aktif etkileşimi sonucu oluşabileceğini savunur.

Bağlantıcılıkta, bir ağı oluşturan düğümler arasındaki toplu bağlantılar sayesinde yeni bilgi formları ortaya çıkar. Bilgi, bireysel katılımcı düzeyinin çok ötesinde yaratılır ve sürekli değişir, dönüşür. Ağlarda yer alan bilgiler herhangi bir formel örgüt tarafından yaratılmaz veya kontrol edilmez. Yine de örgütlerin, sürekli enformasyon akışının olduğu bu dünyaya ‘bağlanmaları’ ve bundan bir anlam çıkarmaları beklenir.

Bağlantıcılıkta bilgi, kaotik ve dönüşüm içerisinde olan bir olgudur; bunun nedeni düğümlerin durmaksızın hareketi ve birbirine bağlı olan sayısız ağ arasında devam eden sürekli enformasyon akışıdır.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Caner dedi ki:

    Heyyooo yeni şeyler ekleniyor siteye sürekli 💥💥💥

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...