Felsefe hakkında her şey…

Aşkın yarattığı sorunları çözmek için ilaçlar var; ama Platon bize daha akıllıca bir tedavi öneriyor…

Aşkın yarattığı sorunları çözmek için ilaçlar var; ama Platon bize daha akıllıca bir tedavi öneriyor…

Antik dönem filozofları, diğer insanların bizi duygusal olarak tamamlamasını beklememizin tehlikelerini biliyorlardı.

Sırt ağrısından depresyona kadar her şey için haplar ve şuruplar kullanıyoruz. Peki neden aşka ve onun yol açabileceği büyük acılara karşı da aynı yöntemi benimsemeyelim ki? Oxford’un ahlakbilimcilerinden Brian Earp, bu konuya dair yapmamız gerekenlere dönük çözüm önerileri geliştirdi.

Uzun süredir birlikte olduğumuz insana âşık kalmamızı sağlamanın en iyi yolu, haplanmak mıdır? İlk aşkın heyecanının yarattığı duyguları yapay olarak sürdürmek doğru mudur? Büyüsünü yitirmiş, incelikten uzaklaşmış bir ilişkiyi bitirmek için hap atmak mı gerekir?

Bunlar olsa olsa modern çağın çözümleri olabilir. Oysa aşk hakkında antik dönemde dillenen yanıtlar da yabana atılır değildir. Velhasıl Yunan mitolojisi, hem tanrılar hem de ölümlüler için sorun teşkil eden güçlü duyguların anlatıldığı hikâyelerle doludur.

Antik Yunan filozoflarının aşkın en doğru yolu hakkında söyleyecek çok şeyleri vardı.

Onlar genel olarak tutkuları ve ruh dinginliğini bozan güçlü duyguları kontrol altına almaya çalışmamız gerektiği konusunda hemfikirlerdi.

İlgili konu: Stoacılık

Antik filozoflar tutkulu aşktan genellikle acınası bir hâl ve aklı başında olan hiç kimsenin katlanmak istemeyeceği bir durum olarak bahsederlerdi. Onlar için bu tür şiddetli duygular oldukça tehlikeliydi; çünkü bizi yaşamdaki gerçek amacımızdan, yani Platon’a göre, bilgelik arayışımızdan uzaklaştırırdı.

Stoacılar kaderin herhangi bir harici temasından etkilenmeyen ve mutluluğu kendi içinde bulup kendinin efendisi olan huzurlu Bilge’ye atıfta bulunurdu.

Budizm gibi birçok Doğu geleneğinde olduğu gibi, Stoacılar da romantik aşkın, sevgiliye yüklenen anlam açısından yanlış bir yargı içerdiğini, bu yanlış yargının ise sadece hayal kırıklığına ve acı bir umutsuzluğa yol açabileceğini savunurlardı.

Bu bakış açısı, bu kasvet yüklü ve sevgisiz dünya için bir çözüm reçetesi gibi görünebilir. Aslında bu bize sadece diğer insanların bizi duygusal olarak tamamlamasının tehlikelerini ansıtır. Bundan dolayı diyebiliriz ki yine de tabii ki birilerini duygusal olarak sevebiliriz; fakat mümkünse ölçüsünü kaçırmadan

Bu fikirler, sarhoş edici ve başkalaştırıcı romantik aşkın erdemlerini öven bir kültüre garip gelebilir (romantik komedi filmlerinin ne kadar popüler olduğuna bir bakın).

Her ne olursa olsun, romantik aşk kültürü, romantik aşkın baş döndürücü aşırılıklarıyla başlayan on evlilikten yaklaşık dördünün boşanmayla sonuçlandığı bir kültürdür.

Bu nedenle, belki de biraz Stoacılık yerinde olacaktır.

AŞK ACISI ÇEKENLERE TAVSİYELER

Romalı şair Ovid (MÖ 43 – MS 17) aşkı sağaltmak için terapötik bir yaklaşım önerir.

aşk acısı, ayrılık, üzüntü, keder

Onun “Remedies for Love” adlı şiiri, aşkı iyileştirmenin kişiyi yeniden mutluluğa sürükleyeceğini; ancak bunun için kişinin gerçekten değişmeyi istemesi gerektiğini anlatır:

Tüm o korkunç, tekinsiz tutkulardan el çek…

Ovid’in bu terapötik gündemi ise şu dizelerde netleşir:

Gayem gerçekçi: Korkunç alevleri dindirmek ve esir düşmüş kalbi aşkın prangalarından kurtarmak…

Görüleceği üzere Ovid, sağlıklı aşk ve hastalıklı aşk arasında ayrım yapıyor. Bunlardan biri doğal ve kabul edilebilirken diğeri patolojik derecede saplantılı, göklere çıkarılmış, gerçek dışı ve saçmalık derecesinde tahrip edici.

İkinci tür daha ilgi çekici olduğundan, şairlerin bu tür hakkında söyleyecek daha çok şeyi var ve bu sebeple bu türün şiiri daha çok yazılıyor.

Doymak bilmeyen aşk, saplantı hâline gelmiş demektir. Asla tatmin etmez kişiyi, gönül rahatlığına erdirmez. Cinsel tatmin geçer, gider ve aşkın arzusunu cinsellik gideremez.

Bundan, aşkın gözü kördür, anlamını çıkarabiliriz. Aradığımız şey aslında iyilik değildir çünkü. Biz sadece bunun iyi olduğunu düşünüyoruzdur; aradığımıza ulaştığımızda elde ettiğimiz şey, iyinin ve bilgeliğin kendisinin biçimsel ve kusurlu bir bir kopyasından ibarettir yalnızca.

Ovid aşk yarası taşıyanlara, yaralayan ilişkinin daha en başından, tek seferde kesilmesi gerektiğini salık veriyor. “Fakat kişi olur da aşkın Dionysosçu coşkunluğuyla sarhoş olursa iş işten geçmiştir, kendi kendine yanana kadar beklemelidir” diyor şair.

Bu çareler sizi kurtaramadı mı? Kaçın o hâlde! Topuklayın hemen oradan! “Sizi orada tutan tüm bağlara rağmen…”:

Uzun bir yolculuğa çıkın… Gönülsüzce davranıp tereddüde düşen ayaklarınızı, yol almaya mecbur bırakın.

Ovid, tenhalarda yalnız başınıza oturup da ağlamayın, diyor aşk acısı çekenlere. Değerli arkadaşlıklar kurun; her zaman dedikodudan ve çamur atmaktan kaçının. Son olarak, tüm bu can sıkıcı duyguları yeniden körükleyecek olan aşk acısıyla yoğrulmuş insanlardan ve romantik hikâyelerden uzak durun, kaçının.

FELSEFE AŞK ACISINA NASIL ÇARE OLACAK?

İyi felsefe, iyileştirir.

Fakat Platon ve Stoacılar gibi Antik Yunan filozofları muhtemelen, aşktan kaynaklı mutluluk yoksunluklarını kimyasal maddelerle gidermeye çalışmanın uzak bir hayal olduğunu iddia edeceklerdir.

Birincisi, kimyasal maddeler her zaman daha fazlasına ihtiyaç duymamıza yol açacak bağımlılıklara neden olabilirler ve ikincisi de bu tür duygusal bir eksiklik asla maddesel, nefsani veya kimyevi yollarla giderilemez.

Onlar ilişkilere rasyonel ve pragmatik bir yaklaşımla bakarak, ya da aşkın evrensel formuna ulaşarak bu çaresiz dinginlik arayışının arzulanan sonuna ulaşılabileceğini ileri sürerler.

 


 

Yazar: Laura D’Olimpio (Felsefe Bölümü Öğretim Görevlisi, University of Notre Dame), Richard Paul Hamilton (Felsefe Doçenti, University of Notre Dame)

Çeviri: Sosyolog Ömer YILDIRIM

Bu makale, Sosyolog Ömer YILDIRIM tarafından www.felsefe.gen.tr için derlenerek çevrilmiştir.

Derleme için kaynak metin: Love problems? There’s a pill for that, but Plato offers a wiser cure

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...