Nominalizm (Adcılık) Nedir?

Adcılık ya da nominalizm genel kavramları gerçek saymayıp onları birer addan ibaret olarak gören öğretidir. Nominalizm (adcılık) anlayışına göre genel kavramlar (tümeller), birtakım sesten başka bir şey değildir ve bunlar yalnızca insanların düşünce biçimlerine yakıştırdıkları birer addır. Kavramların adlardan başka ve ayrı bir gerçeklikleri yoktur.

Adcılık (nominalizm) on birinci yüzyılın sonunda Compregne Papazı Roscelinus tarafından geliştirilmiş bir felsefi düşünce sistemidir. Bu akım, Kilise’yi büyük bir ölçüde etkilemiştir; çünkü başta Tanrı olmak üzere bütün dinsel kavramlar soyut ve tümeldir. Bütün dinler Tanrı kavramı gibi temel kavramlar üzerine kuruludur ve adcılık, temel kavramları reddederek ve onları birer addan ibaret görmüş, dinlerin temel yapısını sarsmış, onların üzerine kurulduğu kavramsal alanı gerçekliğin dışına itmiştir.

Genel kavramların gerçek sayılmaması dinin de gerçek sayılamayacağı sonucunu zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda nominalizm, tümelleri yok sayması sebebiyle Orta Çağ’da dinin temelindeki taşları yerinden oynatmasından ötürü Kilise tarafından dinsel sapkınlık olarak tanımlanmıştır.

Orta Çağ boyunca, kavramları reddeden nominalistler ve kavramlarının gerçek olduğunu savunan “gerçekçiler” arasında sert felsefi tartışmalar yaşanmıştır (Bkz: Tümeller Tartışması Nedir?).

Adcılık için tümeller, sadece adlardan ibarettir.
Adcılık için tümeller, sadece adlardan ibarettir.

Adcılık her ne kadar düşünmeyi ve konuşmayı zihinsel imgeler ya da dinsel terimler gibi simgelerle açıklıyorsa da düşüncenin simgelerin doğru kullanımının ötesinde kalan yanı adcılığı bir tür kavramcılığa yöneltir. Bu nedenle kavramcılık arasındaki fark açık seçik belli olmaz.

Adcılık Akımının Takipçisi Olan Filozoflar ve Felsefe Okulları

Yunan düşüncesinde de Stoacılar ve Epikurosçular adcıydılar. Kinik düşünür AntishenesPlaton’un gerçek saydığı ideler için “Atı pek iyi görüyorum; ama atlık’ı göremiyorum” demişti. Öğreti 14. yüzyıl skolastik Aristotelesçilerince yeniden ve daha güçlü canlandırılmış, dinle dünya işlerini ayıracak biçimde yorumlanmıştır. 18. yüzyıl duyumcuları da adcıdırlar. Duyumcu Condillac, “Tümeller addan başka bir şey olsalardı tümel olamazlardı” demektedir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*