Açık İşlev, Gizil İşlev ve Net Denge Kavramları

felsefe Nedir

Merton, bir sosyal olgunun olumlu işlevlerinin mi bozuk işlevlerinin mi daha ağır bastığı sorusunu yanıtlayabilmek için net denge kavramını geliştirmiştir.

Bununla birlikte, hangisinin ağır bastığına karar vermek çoğunlukla imkânsızdır çünkü konular son derece karmaşıktır ve öznel yargılara dayanır. Bu gibi sorunları aşmak için Merton işlevsel analizin farklı düzeylerde yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

İşlevselciler genel olarak, bir bütün olarak toplumun analizini yapmışlardır. Buna karşılık Merton işlevsel analizin bir örgüt, kurum ya da grup düzeyinde yapılabileceğini vurgulamaktadır (Ritzer, 2008: 255).

Merton net denge kavramını açıklamak amacıyla kölelik olgusunun işlevlerini inceler. ABD’de 17. yüzyılın ikinci yarısına dek gücünü koruyan ve özellikle güney eyaletlerde Afrika kökenli insanların köle olarak kullanıldığı kölelik kurumu, güney eyaletlerinde yaşayan beyaz köle sahipleri için ucuz emek sağladığı, pamuk ekonomisini desteklediği ve sosyal statü kaynağı olduğu için bazı olumlu işlevlere sahiptir. Buna karşılık güney eyaletlerinin tarım ekonomisine bağımlı kalmasına yol açarak bu bölgelerde endüstrileşmenin daha geç gelişmesine ve güney eyaletlerinin endüstriyel ilerleme açısından kuzey eyaletlerinin gerisinde kalmasına neden olmuştur. Bu durumda köleliğin toplumun bütünü açısından olumlu işlevlerinin mi, bozuk işlevlerinin mi daha ağır bastığını hesaplamak oldukça zordur. Merton’a göre köleliğin siyah aileler, beyaz aileler, siyah siyasi gruplar ya da beyaz siyasi gruplar açısından işlevlerini ve bozuk işlevlerini incelemek ve böylece işlevsel analizi farklı düzeylerde yapmak gerekir. Net denge açısından bakıldığında köleliğin, bazı gruplar için işlevsel, bazı başka gruplar için ise daha çok bozuk işleve sahip olan bir olgu olduğu söylenebilir (Ritzer, 2008:254-5).

Merton ayrıca, işlevsel analize büyük katkıları olan açık işlev ve gizil işlev kavramlarını geliştirmiş ve bu işlevleri birbirinden ayırmamız gerektiğini vurgulamıştır. Açık işlevler, toplumsal davranışın bilinen, beklenen sonucudur, niyet edilen sonuçtur. Gizil işlev ise toplumsal davranışın bilinmeyen, beklenmeyen sonucudur. Bazı eylem, âdet ya da inançların toplumun bazı bölümleri için işlevleri olsa da toplumun üyeleri bu işlevlerin farkında olmayabilirler. Örneğin, uzaktan öğretim sisteminin açık işlevlerinden bazıları örgün eğitim sisteminin dışında kalan bireylere eğitim sağlamak ve meslek kazandırmaktır. Ama bu sistemi incelediğimizde uzaktan eğitim sisteminin e-öğrenme özellikleri sayesinde öğrencilerin bilgisayar ve internet becerilerini arttırdığını görebiliriz. Öğrenciler uzaktan eğitimin bu işlevinin farkında olmayabilirler. Bu işlev niyet edilmiş, kasıtlı bir işlev değildir. Bu durumda öğrencilerin bilgisayar ve internet becerilerini artırmanın, uzaktan öğretim sisteminin gizil işlevi olduğunu söyleyebiliriz.

Gizil işlevler olumlu işlevler olabildiği gibi bozuk işlevler de olabilirler veyahut işlevsiz (nonfunctionel) olabilirler. Örneğin eğitim kurumunun açık işlevi toplumun yeni nesillerine kültürü aktarmak ve işgücü piyasalarının ihtiyaç duyduğu niteliklere sahip insanlar yetiştirmektir. Bu, eğitimin planlanmış ve beklenen açık işlevidir. Bunun yanında çocukların gün boyunca eğitim kurumlarında kalmaları annelerin çocuklara ayırdığı zamanın azalmasını sağlamış ve kadınların işgücüne katılımını artırmıştır. Bu da eğitim kurumunun bir işlevidir, ancak bu işlev bir gizil işlevdir ve de kadınlar açısından olumlu bir gizli işlev olarak kabul edilebilir. Bunun yanında eğitimin kurumsallaşması nedeniyle ebeveynlerle çocukların birbirleriyle geçirdikleri zaman azalmıştır, bu da öngörülmeyen bir sonuçtur, ancak sistem açısından bir işlev taşımaz (nonfunctional), fakat aile kurumu için olumsuz veya bozuk bir gizil işlev olarak kabul edilebilir.

Açık işlevler, sistemin uyumunu ya da düzenlenmesini kolaylaştıran, niyetli ve fark edilen sonuçlardan oluşur. Gizil işlevler ise kasıtlı değildir ve fark edilmeyebilirler.

Eylemlerin hem kasıtlı (niyetli) hem de kasıtsız sonuçları olabilir. Kasıtlı sonuçların herkes farkındadır, ancak kasıtsız sonuçların farkına varılmayabilir. Sosyolojik analiz, kasıtsız sonuçları ortaya koymalıdır. Merton sosyolojinin özünün, asıl görevinin bu olduğunu, yani belirtilmiş niyetlerden öte gerçek sonuçları görebilmek olduğunu vurgulamaktadır (Ritzer, 2008: 255).

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*