Ütopyalar: Thomas More'un "Ütopya" Ütopyası

Thomas More bu eserinde, İngiltere'nin o zamanki toplumsal durumunu eleştirir. Ona göre toplumdaki eşitsizliğin ve mutsuzluğun kaynağı özel mülkiyettir. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu, özel mülkiyetin kaldırılmasıdır. Bu nedenle, ideal toplum, sınıfsız bir toplum olmalıdır; değerler yönünden her insan eşit olmalıdır. Devlet, demokratik olmalı ve yöneticileri halk tarafından akılcı biçimde seçilmeli ve tıpkı Platon'da olduğu gibi sıkı bir eğitimden geçirilmelidir.Devlet ve toplum yaşamında barış hâkim kılınmalıdır.



T. More bu ütopyasında etkilendiği Platon gibi yaşadığı toplumu mutlu etmek istemiştir. Çünkü ona göre de devletin amacı insanların mutluluğunu sağlamaktır. Günümüzde bazı görüşlerinin gerçekleştiğini görüyoruz. Eğitim-öğretimin zorunlu ve parasız olması, kadın erkek eşitliğinin sağlanması, çalışma saatlerinin azaltılması, sosyal devlet anlayışıyla kamu hizmet alanının genişletilmesi, dinsel hoşgörünün evrensel bir nitelik kazanması bunlardan bazılarıdır.

Ütopya'da, Ütopya Adası’nın elli dört büyük ve güzel şehri olduğunu söyler. Her şehirde altı bin aile yaşar. Her aile yirmi iki kişidir. Bunların yirmi kişisi özgür vatandaş, iki kişisi esirdir. Şehirlerin hepsinde aynı dil konuşulur, aynı töreler, aynı kurumlar, aynı yasalar yürürlüktedir. Halk kendisini toprağın sahibi değil, çiftçisi, işçisi diye görür. Yöneticiler seçimle iş başına gelirler. Esirler haricinde herkes eşittir. Bazı sorunlar tüm ada halkının oyuna sunulur.



Ekler

Ütopya, Thomas More tarafından yazılan, Yunanca “olmayan yer” sözcüğünden "yaratılmış" kelime ile aynı ismi taşıyan kitap.

More, Yunanca yer anlamına gelen sözcüğün önüne iyi anlamına gelen "eu" ve yok anlamına gelen "ou" takılarını birlikte çağrıştıran bir hece getirmiş, böylece aynı anda "iyi yer" ve "yok yer", yani "olmayan yer" anlamını taşıyan bir tür cinas yapmıştır.

More'un 1516'da yazdığı aynı isimdeki kitap, var olmayan bir kurgusal adada geçmektedir. More kitabında ütopyalıları ve onların yaşam biçimlerini anlatarak, döneminin İngilteresi'ne bir eleştiri getirir.

Thomas More'un Latince kaleme aldığı eser ilk olarak Almanca'ya çevirildi. İlk İngilizce çevirisi ise 1551 yılında Ralph Robinson tarafından yapıldı. Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir. Ütopya'nın Türkçeye birçok farklı çevirisi mevcut olsa da, bu çevirilerin tamamı İngilizcesindendir. Ancak, Nisan 2009'da Prof. Dr. Çiğdem Dürüşken tarafından Latince aslından çevrilen Ütopya Kabalcı Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Onun hayalini kurduğu ülke hakkında bilgi vermek gerekirse onun ülkesinde hiç kimse özel mülk kavramını bilmez. Herkesin evi aynı stildedir. Evlerde bir sokak bir de bahçe kapısı var ve kilit yoktur. Herkes istediği eve girebilir. Sahiplik duygusu olmasın diye 10 yılda bir ev değiştirilir. Evlerin böylesine düzenli olduğu bir adada kıyafetlerde oldukça düzenlidir. Hemen hemen herkes aynı şekilde giyinir.

Köylerde 40 kişinin çalıştığı çiftlikler bulunur ve bunlar yaşlı ve bilge olan biri kadın ve biri erkek iki kişi tarafından yönetilir. Çalışma süreleri de sadece 6 saattir. Bu durumu More günümüzde çalışan kesimin sadece kendisine değil zengin kesime de bakması gerektiğini, dolayısıyla bu durumun emekçilerin işlerini oldukça zorlaştırdığını söyleyerek açıklıyor ve Ütopya gibi eşitlikçi bir ülkede insanların 6 saat çalışmasının onlara yettiğini söylüyor.



Ütopya’da ki başka bir durum ise hayvanların Ütopya halkı tarafından öldürülmemesi. Ütopyada bu işi Ütopya halkı yerine köleler yapar. Bu durum Ütopyalıların böyle vahşi davranışlardan uzak kalmasını sağlamaktadır.

Ütopya’da savaş zaferleriyle de övünülmez. Sadece zorunlu hallerde savaşa girerler. Altın ve gümüş ise sadece savaş için tutulur.

Mutluluğu zevkte bulan bir ahlak ve çilecilikten uzak bir dinsel tutum söz konusudur.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı