|
Georg Lukacs'ın
Yaşamı ve Politik Süreci
Lukacs, varlıklı bir Yahudi ailesinden gelmektedir. Budapeşte
Üniversitesi'nde hukuk ve felsefe eğitimini tamamladı. İlk yazıları
tiyatro üzerine eleştiri yazılarıdır. Nyugat adlı bir dergide yazılarını
yayınladı. 1910'da kendisini eleştirmen olarak ünlendirecek olan Ruh ve
Biçimler adlı çalışmasını yayımlandı.
1910-1914 arasında Berlin ve Heidelberg üniversitelerinde Yeni-Kantçı
felsefecilerden Simmel Windelband ve Rickert'in derslerinin izleyicisi
oldu. Max Weber ve Ernst Bloch gibi düşünürlerle yakınlık kurduğu
bilinmektedir. Kendisinde Hegel etkisi belirginleşmeye başladı. Roman
Kuramı adlı çalışmasını, bu etkinin görüldüğü bir kitap olarak 1916'da
yazdı. Giderek sanatta bicimin gelişmesini sınıf mücadelesi tarihine
bağlayan edebiyat kuramının temellerini oluşturdu.
Daha sonraki yıllarda Lukacs'ın Marksizmi benimsemeye başladığı ve
1918'den itibaren Macaristan Komünist Partisi'ne girdiği bilinmektedir.
1919'da Bela Kun'un önderliğinde kurulan kısa süreli Sovyet Macaristan
Cumhuriyeti'nde kültür ve eğitim komiserliğini üstlendi. Marksizmin
kuramsal meseleleri üzerine önemli metinler üretti.
Bu metinler zaman zaman Ortodoks Marksizmden tepkiler aldı ve Lukacs
kimi zaman görüşlerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Özellikle politik
tezleri birçok kez sapma olarak değerlendirildi. Tarih ve Sınıf Bilinci
adlı yapıtını 1923'te yayımladı ve burada Marksist tarih felsefesi
alanındaki özgün görüşlerini geliştirdi. Bir tür Marksist ideoloji
teorisinin açılımlarını ve yabancılaşma kavramının değerlendirmesini
yapmaya çalıştı. Burada Hegelci anlamda bir Marksizm değerlendirilmesi
ve Hegel üzerinden Markzimin yeniden geliştirilmesi çabası görülür.
Blum takma adıyla yazılar yazdığı ve Blum Tezleri olarak bilinen
fikirlerin ona ait olduğu bilinmektedir. Ancak bu Tezler Komintern
tarafından reddedildi ve ideolojik olarak yadsındı. O sıra sosyalist
düşüncede egemen olan sanat fikri gereğince, edebiyatta toplumcu
gerçekçilik denilen bir düşünce egemendi. Bu süreç boyunca yalnızca
politik fikirleri değil, geliştirdiği estetik anlayışı da burjuva
etkisinde kalmış olarak değerlendirildi. Sonradan Marksist edebiyat
anlayışının temel yapıtlarından sayılan kitapları, özellikle roman türü
ve 19. yüzyılın gerçekçi romanları üzerinedir:
-
Gerçekçilik Üzerine Denemeler, 1948 yılında
-
Dünya Edebiyatında Rus Gerçekçiliği, 1952 yılında
-
19. yüzyıl Alman Gerçekçileri, yine aynı yıl yayımlandı.
Bunlar söz konusu gerçekçi roman anlayışının ürünleri olarak ortaya
çıktı. Bunların yanı sıra ve devamında Lukacs, hem Estetik üzerine
Marksizm açısından temel sayılabilecek metinleri üretti, hem de Hegel,
Geothe ve Thomas Mann gibi isimler üzerine çalışmalar ortaya koydu.
Sosyalist yönetimin yıkılmasının ardından Viyana'ya gitti. On yıl
kaldığı Viyana'da Kommunismus dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı,
aynı zamanda Macaristan yeraltı hareketiyle ilişkisini sürdürdü.
1929-1933 arasında Berlin'de yaşadı. Daha sonra çalışmalarını Felsefe
Enstitüsü'nde sürdürmek amacıyla yeniden Moskova'ya gitti. 1945'te
Macaristan'a dönerek parlamento üyesi ve Budapeşte Üniversitesi'nde
estetik ve kültür felsefesi profesörü oldu. 1956'da kültür bakanıydı ve
Macar Ayaklamnası'nın önemli kişilerinden biriydi. Ayaklanmanın
bastırılmasından sonra tutuklanarak Romanya'ya sürüldü. 1957'de
Budapeşte'ye dönmesine izin verildi, ancak önceki konum ve mevkilerden
yalıtılmış olarak.
Bu dönemden itibaren bütün zamanını felsefe ve eleştiri alanındaki
çalışmalarına ayırmaya başladı. Lukács, döneminin siyasal atmosferi
içinde sık sık eleştirilere uğramış ve görüşlerini reddetmek zorunda
kalmıştır. Ancak buna rağmen günümüzde Marksist felsefe ve estetik
kuramını en önemli adlarından biri kabul edilir. Bunun yanı sıra Marxizm
konusunda da pek çok güncel teorik tartışma Lukacs'a bağlanacak şekilde
önemli metinlerin sahibidir. Lukacs'ın 30 dan fazla kitabı ve yüzlerce
deneme notları bulunduğu bilinmektedir.
|