Felsefe hakkında her şey…

Yanlış ve zararlı bilgilerle nasıl mücadele edebiliriz? Bilgi bozukluğu ile mücadelede dünyadan örnekler…

01.05.2024
72
Yanlış ve zararlı bilgilerle nasıl mücadele edebiliriz? Bilgi bozukluğu ile mücadelede dünyadan örnekler…

Kamusal alanın dedikodular, nefret söylemi, yıkıcı komplo teorileri ve organize yalan kampanyalarıyla büyük ölçüde işgal edilmesi dünya çapında önemli problem alanları oluşturarak ciddi endişelere yol açıyor. Bu sorunların tamamı, hep birlikte “bilgi bozukluğu” olarak adlandırılıyor.

Bilgi bozukluğu birçok farklı etkenden kaynaklanıyor. Bu etkenler arasında, hızla değişen medya ortamıyla birlikte giderek daha çatışmacı, popülist ve kutuplaşmış bir siyasi atmosfer de yer alıyor. Bunu geçtiğimiz yıllarda küresel bazda yaşadığımız Covid-19 salgını sürecinde oluşturulan yanıltıcı ve yanlış bilgiler ağında görebilmemiz mümkündür.

Burada, insanların yanlış bilgilendirme sorunuyla başa çıkmak için kullandıkları yöntemler ele alınacaktır. Bu vesileyle bilgi bozukluğu sorunuyla mücadele etmek için çok sayıda tarafın ortak çalışması gerektiği sonucu vurgulanacaktır. Bunlar arasında bağımsız doğruluk kontrol ekipleri, politika yapıcılar ve medya eğitimcileri yer alıyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerdeki örgütler ve hareketler de “yalan haber” sorunuyla mücadele etmek için giderek güçleniyor.

Bu kapsamda, güvenilir ve doğru bilginin elde edilmesini desteklemek için neler yapıldığına odaklanılmıştır.

Bilgi bozukluğu

Kamuoyunda ve sosyal medyada yanlış bilgi, dezenformasyon ve malenformasyonun giderek yaygınlaşması bilgi bozukluğuna yol açıyor.

  • Yanlış bilgi, zarar verme niyeti olmaksızın paylaşılan gerçek dışı bilgidir.
  • Dezenformasyon, yanlış yönlendirmek veya zarar vermek amacıyla bilinçli olarak paylaşılan yanlış bilgidir.
  • Malenformasyon (kötü niyetli bilgi), doğru veya yanlış bir bilginin zarar vermek amacıyla paylaşılmasıdır. Bu genellikle gizli kalması gereken bilgilerin ifşa edilmesi yoluyla yapılır.

Bilgi bozukluğunun yarattığı sorunların üstesinden gelmek, özellikle yeni gelişen demokrasilerde veya demokratik hakların azaldığı ya da baskı altında tutulduğu durumlarda önem taşımaktadır. Nitelikli bilgiye erişim, vatandaşların demokratik süreçlere katılımını sağlamak açısından hayati önem taşımaktadır.

Az gelişmiş ülkelerin çoğundaki demokrasi kırılgandır ve geliştirilmeye ihtiyaç duymaktadır. Buna ek olarak bu toplumlarda, dijital kaynaklara erişim imkânı eşit olmayan bir şekilde dağılmıştır ve bağımsız medya genellikle baskı altına alınmıştır. Bu ortamlarda, bilgi bozukluğu demokratik yönetişimi ve sivil iradeyi daha da zayıflatma eğilimi gösterir.

Zararlı bilgilerle mücadele etmek

Yanlış, kötü amaçlı ve zararlı bilgilerle mücadele etmek için yapılacakları şöyle sıralamak mümkündür:

  • İzleme ve doğruluk kontrolü,
  • Yasal düzenleme,
  • Bilginin üretimine ve dağıtımına uygun müdahalelerde bulunma.

Bunların arasında çevrim içi dezenformasyonun kökünü kazımak için işletilecek algoritmik ve teknik süreçler ve dezenformasyon mağdurlarına yönelik doğrudan müdahaleler, örneğin okuryazarlık kampanyaları da yer almaktadır.

Doğruluk kontrolü ile medya okuryazarlığı girişimlerinin birleştirilmesi,bireyleri karşılaştıkları bilgilerin doğruluğunu tespit etme konusunda destekleyecektir. Bireyler böylece daha eleştirel ve anlayışlı medya tüketicileri hâline gelebilirler.

Kişilerin dijital kaynaklara daha kolay erişemedikleri sürece kendilerini nitelikli bilgi ile donatamayacakları gerçeği üzerine bilginin niteliğinin bilgiye erişim hakkı ve dijital teknolojilerle ilişkilendirilmesi; siber güvenlik, gözetim ve veri koruma konularında yapılacak politika değişiklikleriyle düzeltilebilir. Benzer şekilde, insanların verileri korunmazsa veya devletler dijital platformları vatandaşlarına karşı gözetleme aracı olarak kullanırsa kamusal alanın bütünlüğü tehlikeye girer.

Bilgi bozukluğu karşıtı çalışmaların medya özgürlüğü ve protesto hakkı ile ilişkilendirilmesi de demokratik bir kamusal alanın doğru bilginin yeşermesine izin vermek kadar yanlış bilginin kökünü kazımakla da ilgili olduğu anlayışına dayanır.

Demokratik seçimlerle ilgili bilgi bozukluğu ve internet hakları arasında bağlantı kurulması, seçimler gibi demokratik siyasi süreçlerin başarılı olabilmesi açısından vatandaşların siyasi gündemlerin belirlendiği ve tartışıldığı çevrim içi alanlarda katılımcı olarak yer alabilmeleri gerektiğini göstermektedir.

Yine doğrulama becerilerini gazetecilik eğitimiyle birleştirmek ve etik değerleri yerleştirmek, iyi ve etik davranışları teşvik etmenin, gazetecilikteki yanlış ve zararlı bilgileri ortadan kaldırmak için doğan gerekliliği açıklayabilecektir.

Yapılması gerekenler

Bilgi bozukluğuyla mücadelede kapsamlı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir. Etkili çözümler, yalnızca dijital içeriği ele almanın ötesine geçerek sorunu sosyal ve siyasi bir sorun olarak da görmekle mümkündür.

Bununla birlikte, bilgi bozukluğundan etkilenen kesimler bir bütün olarak ele alınmamalıdır. Bölgeler içindeki ülkeler arasında ve ülkeler içindeki farklı gruplar arasında önemli farklar ve çeşitlilikler mevcuttur. Bunlar aynı zamanda farklı coğrafi, ekonomik veya sosyal bağlamlar arasında da bulunur. Bu nedenle bilgi bozukluğuyla mücadele etmek için bölgesel çeşitlilik özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Herman Wasserman’ın “Lessons from the global South on how to counter harmful information” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...