Felsefe hakkında her şey…

Demosthenes kimdir?

09.07.2022
235
Demosthenes kimdir?

Demosthenes, MÖ 384 ila MÖ 322 yılları arasında yaşamış Yunan siyasetçisi ve düşünürüdür. Demosthenes ayrıca döneminin en önemli hatiplerinden birisi olarak da kabul edilmiştir. Demosthenes’in bu belagatle süslü konuşmalarından, dönemin Atina’sının siyasal, sosyal ve ekonomik hayatı hakkında önemli bilgiler edinilmiştir.

DEMOSTHENES

Platon ve Aristoteles’in çağdaşı olan Demosthenes, varlıklı bir kılıç ustasının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası, Demosthenes yedi yaşındayken hayata veda etti ve oğluna büyük bir miras bıraktı. Ancak çocuğun vasileri bu durumdan faydalanarak ahlaki değerleri hiçe sayıp küçük Demosthenes’in mirasını kendi çıkarları için kullandılar. Böylece Demosthenes olgunluğa eriştiğinde, babasından kalan mirasın yalnızca çok küçük bir kısmı kendisine kalmıştı.

Demosthenes babasının mirasını kendisinden çalan vasisi Aphobus’la mahkemede hesaplaşmak arzusundaydı. Onun bu arzusuyla geleneksel Yunan jimnastik eğitimini almasına engel olan zayıf fiziği birleştiğinde, Demosthenes kendisini bir hatip olarak yetiştirmeye karar verdi.

Onun bu hevesi onu hukuki retorik alanında eğitim almaya yönlendirdi. Hatta onun bu tutkusu öyle bir boyuttaydı ki Yunan tarihçi ve biyografi yazarı PlutarkhosParallel Lives” isimli eserinde, Demosthenes’in sesini eğitmek ve konuşma becerisini geliştirmek için yer altına bir çalışma odası inşa ettiğini ve bu odadan çıkmayarak çalışmalarını sürdürebilmek için saçlarının yarısını tıraş ettiğini anlatmaktadır.

Plutarkhos aynı eserinde Demosthenes’in bir konuşma kusuru bulunduğunu da belirtmektedir. Bu anlatıma göre Demosthenes konuşurken “anlaşılmaz ve kekeme bir telaffuz” ortaya koyuyordu. Plutarkhos, Demosthenes’in bu kusuru giderebilmek için ağzında çakıl taşlarıyla konuşmalar yaptığını, koşarken ya da nefes nefese kalmışken farklı metinlerden okumalar yaptığını ve bu yollarla bu kusurun üstesinden geldiğini anlatmaktadır. Yine anlatılana göre Demosthenes bu pratikleri ve çalışmaları, büyük bir aynanın önünde gerçekleştirmiştir.

Demosthenes, bütün bu kendini geliştirme çabalarına rağmen, halka açık ilk Meclis konuşmasında hayal kırıklığıyla karşılaştı. Meclis’teki dinleyiciler tarafından alaya alındı ve yuhalandı. 363 senesinde vasilerinden Aphobus ile diğer ikisine karşı açtığı davalarda, sonuçta çok az bir maddi tazminat kazanabilse de konuşma stratejileri geliştirmek ve tartışma yöntemlerini öğrenmek konusunda oldukça yol katetti. Demosthenes’in mahkemede yaptığı konuşmalardan Aphobus’a karşı olan üç tanesi, Antenor’a karşı olan da iki tanesi günümüze kadar ulaştı.

Demosthenes henüz yirmi yaşındayken kendini yoksulluğun içinde buldu. Herhangi bir el becerisine sahip değildi, bir mesleği yoktu ve genel olarak da herhangi bir alanda başarılı olabilecek gibi görünmüyordu. Ama retorik yeteneği oldukça belirgindi. Onun yaşadığı dönemin demokratik Atina’sında bir davayı kovuşturmak ya da suçlamalara karşı kendini savunmak isteyen her vatandaş, konuşmayı kendisi yapmak zorundaydı. Elbette her vatandaş kendi konuşmasını hazırlamak ve yazmak için yeterli beceriye sahip değildi. Bu durum, bu tür zamanlar için bir konuşma hazırlayacak konuşma yazarlarına (logograf) ihtiyaç duyulmasına neden oldu. Demosthenes’in Aphobus’a karşı mahkemede yaptığı konuşmalardaki becerisi bir logografa ihtiyaç duyan zengin kimseler tarafından fark edildi ve Demosthenes böylece hizmetleri için kısa zamanda iyi para ödeyebilecek birçok zengin ve güçlü kişiyle çalışmaya başladı. Bu da Demosthenes’in yaşamı boyunca sürdüreceği kariyerinin başlangıcı oldu.

Demosthenes, Meclis önündeki ilk önemli konuşmasını yaptığında 30 yaşındaydı. “Donanma Konuşması” olarak kayıtlara geçen bu konuşmada Demosthenes, Pers kralının Atina’yı tehdit etmesine karşı Atinalıları birlik olmaya ve güç toplamaya çağırdı. Konuşmasında, Perslerin olası saldırısına karşı donanmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İlk saldırıyı Atina’nın yapması durumunda ülkenin müttefiksiz kalacağını Meclis’e anlatarak saldırmaktansa saldırıyı güçlü olarak beklemeyi önerdi. Ona göre saldırıyı Atina’nın yapması Yunan şehir devletlerinden Atina’ya gelecek olası destekleri ortadan kaldıracaktı. Fakat Perslerin saldırısını güçlü biçimde karşılayan bir Atina, Yunan şehir devletlerinin desteğini alacaktı. Demosthenes bu konuşmada mali planlama konusundaki eğilimini de ortaya koyarak oluşturulacak güçlü donanma için para toplamak adına zenginleri vergilendirmek için kullanılan yöntemde de ayrıntılı bir revizyon önerdi.

Demosthenes, neredeyse 30 yıl boyunca Atina vatandaşlarını Makedonya Kralı Filip’in ve onun oğlu Büyük İskender’in askerî gücüne karşı koymak için bir araya getirdi. Demosthenes’in 330’da yaptığı ve kariyerinin savunması olan “On the Crown” adlı konuşması, “dünyanın en büyük hatibinin en iyi konuşması” olarak adlandırıldı.

Ölümünü takip eden yüzyılda, İskenderiye Kütüphanesi’ndeki bilginler, onun ünlü konuşmalarının el yazmalarını dikkatle düzenlediler. Ünü öyle bir boyuttaydı ki Romalı öğrenciler, kendi hitabet eğitimlerinin bir parçası olarak Demosthenes’in konuşmalarını incelediler. Orta Çağ ve Rönesans döneminde, Demosthenes adı belagat ile eş anlamlı kullanılıyordu.

Werner Jaeger gibi modern bilim adamları, Demosthenes’in hitabet becerisiyle ele aldığı son derece karmaşık siyasi konulara işaret ederek daha tarafsız bir bakış açısı geliştirmeyi önerdiler.

Demosthenes kişiliği ve eserleri hangi boyutta olursa olsun, her çağda dünyanın en büyük hatip-devlet adamlarından biri olarak kabul edildi.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...