Toplumsal Rol Nedir?

felsefe Nedir

Statüye uygun olarak yapılması gereken davranışlara toplumsal rol denir. Toplumsal statüler kişiyi belirli toplumsal kurallara uymaya zorlar. Bu kurallara uymak toplumsal rolü yerine getirmektir.

Toplumsal statü, statik iken toplumsal rol dinamiktir. Diğer bir deyişle rol, statünün davranışsal yönüdür. Bireyin rolünü yerine getirmesi, statünün verdiği hakları kullanması, ödevlerini yapmasıdır. Öğrenciden ders çalışması, doktordan hastasını muayene etmesi, öğretmenden ders anlatması beklenir. Statü olmaksızın rolün, rol olmaksızın statünün anlamı yoktur. Her statünün rolü ait olunan toplum tarafından belirlenir. Örneğin annelik rolü her toplumun özelliğine göre farklı biçimlerde yerine getirilir. Bireyin statüsüne uygun biçimde yaptığı gerçek rol, toplumun beklentilerine uygunsa onaylanır, uygun değilse onaylanmaz. Statülere bağlı olarak roller de zaman içinde aynı kalmayıp değişkenlik gösterir. Örneğin, tarım toplumlarında kadının rolleri, sanayi toplumunda değişikliğe uğramıştır.

Bireyin baskın olan anahtar statüsüne uygun olarak yaptığı davranışlara anahtar rol, statü ile ilgili olarak bireyin yapabildiklerine gerçek rol denir. Toplumda her rolün yerine getirilişine dair bir beklenti vardır. Toplumun bireyden yapmasını istediği bu davranışlara ideal rol denir. Örneğin; Ahmet Bey; eş, baba, evlat, arkadaş, inşaat mühendisi, komşu, vatandaş gibi pek çok statüye sahiptir. Bu statüler içerisinde onun yaşam standardını belirleyen, insanlarla ilişkilerini düzenleyen mesleği; yani inşaat mühendisi olması onun anahtar statüsüdür. Yapıların plan, proje ve denetlenmesinin yapılması Ahmet Bey’in anahtar rolüdür. Ahmet Bey’in mühendis olarak işinde yapabildikleri gerçek rolüdür. Toplumun Ahmet Bey’den mühendis olarak yapmasını beklediği davranışlar ise ideal roldür.

İnsanlar aynı anda birçok statü ve role sahiptir. Roller kimi zaman birbirini destekler kimi zaman da çatışmaya neden olur. Bireyin rolleri arasındaki uyumsuzluğa rol çatışması denir. Örneğin, hâkim olan bir babanın oğlunu yargılamak zorunda olduğunda yaşadığı durum rol çatışmasıdır. Bir rolün diğer bir rolün yerine getirilmesini kolaylaştırmasına da rol pekişmesi denir. Mesela; avukat birinin iyi bir siyasetçi olması, edebiyat öğretmeninin iyi bir yazar olması gibi.

Kaynak: MEB HAYAT BOYU ÖĞRENME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI AÇIK ÖĞRETİM OKULLARI, Sosyoloji 1 kitabı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*