Sofistleri Hazırlayan Koşullar

felsefe Nedir

MÖ. 5. yüzyıl Yunan dünyasında bir tür dirilişin yaşandığı dönemdir. Bu dönemde atalardan miras kalan görüşlere ve göreneklere karşı şiddetli eleştiriler getirilir. Böylelikle Antik Çağ felsefesinin ana seyrinde değişme başlar.

Felsefede artık insan, toplum, tarih ve kültür konularına yönelinir. Bu yönelimin başlıca sorumlusu sofistlerdir. Sofist, Yunanca ‘sophos’ sözcüğünden gelir. Sophos, bilge anlamındadır. Homeros, ‘sophos’u bir zanaatta usta olma, kurnaz olma, zeki olma anlamlarında kullanmıştır.

Ksenephon’a göre ise bilgilerini para karşılığı satan kimselere verilen addır. Yerleşik tanım uyarınca sofist, bilge ve kültürlü olup bildiklerini belli bir ücret karşılığı başkalarına öğreten kimseye denir.

Sokrates öncesi dönemde felsefede tartışılan başlıca konu varlığın kökeni sorunudur. Belli bir dönem sonra, evreni ve varlığı tartışan filozofların bir noktayı gözden kaçırdıkları ya da üstüne basa basa vurgulamadıkları düşünülür. Bu nokta insandır. Filozoflar varlığı enine boyuna konu ederken, insanı ve onu çevreleyen toplumsal, tarihi ve kültürel alan dikkatlerden kaçar. İşte felsefeye insan sorununu katan filozoflar sofistler olmuştur. Sofistlerden önce felsefi spekülasyonlar varlık hakkında yapılırken, sofistlerle birlikte tema insani sorunlara döner. Konumuza sofistlerin hangi toplumsal koşulların ürünü olduğuna bakarak devam edelim.

Sofistlerin ortaya çıktığı dönem Atina ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan gelişme gösterdiği bir dönemdir. Kaynaklar Atina nüfusunun 400 000’lere dayandığını belirtir. Toplam nüfusun 40 000 – 50 000’i özgür yurttaştır. Bu dönemde Atina’da ve ona bağlı kentlerde demokratların iktidarda oluşundan ötürü çok sayıda özgür yurttaşın siyasete girmesi sağlanmıştır. Siyasete girebilme yollarından biri Agora’da (kent meydanında) ya da Mecliste etkili söylevler çekmektir.

Devlet ile ilgili kararlar mecliste alınır, kulisler ise agorada yapılır. Başta hitabet sanatı olmak üzere sofistlerin verdikleri dersleri alan bir özgür yurttaş daha etkili siyaset yapabilirdi. Benzer biçimde mahkemede hakim karşısında çıkan yurttaş, o dönemde henüz avukatlık mesleği olmadığından, haklılığını kanıtlamak için sofistlerden yardım alırdı. Bu bakımdan davacı ile davalının yargı önünde söyledikleri nutuklar, yargıçların kararları üzerinde zaman zaman çok etkili olmuştur. İşte bu gibi durumlar özgür yurttaşların sofistlerden ücret karşılığı özel dersler almasının önünü açar.

Öte yandan kent devletlerindeki demokratik gelişmeler karşısında eski aristokratik siyasal anlayışlar yetersiz kalmış, hem aristokratlar hem de demokratlar yeni tür siyasal yaklaşımlar gereksinimini duymaya başlamışlardır. Özellikle de demokratlar, siyasal iktidarı ellerinde tuttukları sırada, aristokratik evren, insan tasarımına karşı şiddetle yeni yaklaşımlara gereksinimini duymuşlardır. İşte Yunan toplumunda duyulan bu gereksinimleri karşılamaya sofistler aday olur.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*