Searle’ün Realizm (Gerçekçilik) ve Relativizm (Görecilik) Anlayışı

felsefe Nedir

Searle’ün sosyal olay ontolojisinde oluşum kavramının asıl görevi, onun oluşumcu olarak herkesçe adlandırılmasını sağlamaktır. Bu durum, Searle sosyal gerçeklik alanındaki oluşumcu tezleri sınırlamak istediğinde geçerli değildir. Burada Searle’ün, gözleme dayalı ve gözleme dayalı olmayan olaylar arasındaki ayrımı ortaya çıkmaktadır.

Sosyal dünya, sosyal gerçekliklerin oluşumunun konuşulabilmesinden dolayı, gözleme dayalı olaylardan oluşmaktadır. Buna karşılık doğa bilimleri, oluşumu gerçekleşmemiş, gözleme dayalı olmayan olayları tanımlamaktadır. Genel oluşumcu durumlara karşı olarak bu eleştirel yaklaşımlar, son yıllarda Searle’ün de çok fazla üzerinde durduğu genel bir felsefi duruma atıfta bulunmaktadır. Searle, görecili felsefi akımlara karşı olarak, “gerçeklik”, “akılsalcılık” (rasyonalizm) ve “hakikat” kavramlarını geleneksel ve sağlam bir şekilde yorumlamaya çalışmıştır.

Bunun yanı sıra, Searle, Richard Rotry ve Jacques Derrida gibi yazarların gerçek ve varsayımsal rölativizmini (görecilik) sadece felsefi inanılmazlık olarak değil, aynı zamanda politik bir tehlike olarak görmüştür. Searle, özellikle konuşmamızın akılcılığı, gerçekliği ve hakikatinin geleneksel tanımının anlaşılmadığını felsefi açıdan kanıtlamıştır. Rotry, bu deneyüstü kanıta şu şekilde karşı çıkmıştır: “Searle, anlaşılırlık ve varsayımın koşullarını gördüğü her yerde, ben kullanıcıların büyük ve güçlü nesnelere, yani gerçeğin iç varlığına sadık olması, söz konusu uygulamaların kullanıcıların hislerine söz sanatı açısından güçlü ve süslü yazının aracılık etmesi gerektiğini düşünürüm.”

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*