Felsefe hakkında her şey…

Özgür iradeye sahip miyiz ve de gerçekten özgür olmak istiyor muyuz?

05.06.2023
437
Özgür iradeye sahip miyiz ve de gerçekten özgür olmak istiyor muyuz?

İnsanlar eylemlerinde ve kararlarında tamamen özgür müdür, yoksa insanların hareketleri fizik kanunları tarafından mı belirleniyor? Peki, gerçekte özgür irade sahibi bir birey olmayı ne kadar arzu ediyoruz? Bu sorular yüzlerce yıldır filozofları bir at sineği gibi rahatsız ediyor ve filozofların bunlara verecekleri mükemmel cevaplar henüz ortaya çıkmış değil.

Bu tarihsel felsefi soruya, Wilbert Awdry’ın “Thomas the Tank Engine” isimli çocuk kitabından uyarlanan bir çizgi filmin karakterlerinin ipucu sağlayacağını söylesek ne dersiniz? Türkçeye “Thomas ve Arkadaşları” olarak uyarlanan ve dijital platformlarda ve televizyonlarda yayınlanan bu çizgi filmin baş karakteri olan Thomas, bir lokomotif olmasına rağmen, antropomorfize edilmiş olarak bir insan gibi davranır. Kararlar verir, seçimlerde bulunur ve bu karar ve seçimlerinden ahlaki olarak sorumludur; çünkü Thomas, ahlaken yanlış bir eylemde bulunduğunda bunun karşılığını da görür.

Ancak bunu daha derin bir anlama taşırsak işler karmaşıklaşır. Şöyle ki Thomas bir makinedir. Onun nereye gidebileceği rayların dizildiği yöne ve motorunun çalışıp çalışmaması da demiryolu çalışanlarına bağlıdır. Öyleyse Thomas’ın özgür iradesi sadece bir yanılsama mıdır? Thomas yanlış eylemlerinden sorumlu tutulabilir mi?

Fizik yasalarına göre öncül bir olgu, kendinden sonra gelecek olan bir olgunun nedenidir ve öncüllerden yola çıkarak yaşananın nasıl sonuçlanacağını açıklamak mümkündür. Örneğin yanan bir ocağın üzerine içi su dolu bir demlik koyarsak termodinamik yasaları gereği suyun sıcaklığı bir noktaya ulaşınca su kaynamaya başlayacaktır. Bu olaylar dizisinde, eğer dışarıdan bir kuvvet olgunun işleyişine müdahale etmezse örneğin bir insan ocağı kapatmazsa bu gerçekliğin ulaşabileceği olası tek bir sonuç vardır: Su bir süre sonra kaynamaya başlayacaktır.

Özgür iradeye karşı fizik yasaları üzerinden geliştirilen bir felsefi argümana göre geçmişi de fizik yasalarını da değiştiremeyeceğimiz için geleceği de değiştiremeyiz. Bunun nedeni, geleceğin yalnızca geçmişin bir sonucu olarak görülmesi ve fizik yasalarının geçmişin gelecekte sonuçlanacağını ifade etmesidir. Bu bağlamda şu sonuca ulaşılır: Gelecek, alternatiflere açık değildir.

Aynı durum insanlar için de geçerlidir. Bedenlerimiz, fizik yasaları tarafından idare olunan atom ve moleküllerden oluşan fiziksel varlıklardır. Ancak aldığımız her karar ve giriştiğimiz her eylem, nihayetinde varoluşun başlangıcındaki ilk koşullara kadar takip edilebilir.

Bizler kendimizi düşünebilen varlıklar olarak özgür irade sahibi görebiliriz. Fakat bu yanılsamadan başka bir şey değildir. Aynı durum Thomas için de geçerlidir: Thomas yapıp etmelerinde özgürce eyliyor gibi görünse de onun eylemlerine rayların dizildiği yön ve demiryolunun sorunsuz işlemesini sağlayan tren tarifesi karar verir. Thomas’ın eylemleri, yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi, alternatiflere açık değildir. Ne de olsa o da bir makine olmasının yanında termodinamik yasalarıyla hareket etmektedir.

ÖZGÜRLÜK ve AHLAKİ SORUMLULUK

Thomas’ın eylemlerinin alternatiflere açık olmadığını söyledik. O hâlde işler istenildiği gibi gitmediğinde Thomas neden cezalandırılıyor? O bir makineden başka bir şey olmasaydı onun ahlaki açıdan sorumlu olduğunu düşünmenin bir anlamı olur muydu? Thomas gerçekten de başka türlü eyleme şansına sahip değilse o zaman bir demliğin, içindeki suyun kaynamasından ötürü övgüyü hak ettiğini söylemek de oldukça tuhaf olmayacak mıdır?

Harry Frankfurt

Harry Frankfurt

ABD’li filozof Harry Frankfurt, ahlaki açıdan sorumlu olmamız için geleceğin alternatiflere açık olması gerekmediğini göstermek adına ustaca bir düşünce deneyi geliştirmiştir:

“İki kişi düşünün. Onlara Katil ve Denetçi isimlerini verelim. Denetçi, Katil’in beynine bağlı elektrotlara hükmetme yetkisine sahip. Katil, Denetçi’nin istediğini yapmazsa Denetçi elektrotları açarak Katil’i kendine itaat etmeye zorlayabiliyor. Denetçi, Kurban isimli kişinin ölmesini istiyor. Bu nedenle Katil’i Kurban’ı öldürmesi için yönlendirmeyi düşünüyor. Ancak Katil’in de aslında Kurban’ın ölmesini istediği ortaya çıkıyor. Bu yüzden Denetçi’nin bu eylem için Katil’e müdahale etmesine hiç gerek kalmıyor ve Katil, Kurban’ı öldürüyor. Böylece elektrotlar kapalı kalmasına rağmen Denetçi’nin arzusunu Katil yine de yerine getirmiş oluyor.”

Peki bu düşünce deneyinden çıkarılacak sonuç ne olmalıdır? Katil’in eylemleri alternatiflere açık olmasa da (Katil, Kurban’ı öldürmemeye karar verseydi Denetçi onu yine de öldürmeye zorlayacaktı) Katil bu eyleminden sorumludur ve sonuçta yaptığı eylemin sonuçlarına katlanmalıdır.

İlgili konu: Zihin egzersizleri yaptıracak düşünce deneyleri

Kahramanımız Thomas da aynı durumdadır. Thomas, demiryolunun kuralları dâhilinde bir şeyler yapacaksa onları kendi iradesiyle yapması sağlanıyor. Bunu yapmadığında ise sürücü, kondüktör veya uğursuz şişman denetçiden birisi ona müdahale ediyor. İşler istenildiği gibi gitmediğinde ise Thomas cezalandırılıyor. Onun eylemlerinin farklı alternatiflere açık olmaması, yaşayacağı sonucu hiç değiştirmiyor.

ÖZGÜR İRADE SAHİBİ OLMAYI İSTEMEK NE KADAR DOĞRU?

Bir de Thomas’ın eylemlerinin önceden belirlenmediği bir evren hayal edelim. Thomas orada özgür olur muydu?

Eylemlerimizin belirlenebileceği gerçeğinden rahatsız olsak da bunun alternatifi çok daha iç açıcı görünmüyor açıkçası. Geleceğin tamamen belirsiz, alternatiflere fazlasıyla açık ve her şeyin mümkün olduğu bir evren, fazlasıyla kaotik olacaktır. Demliği ocağın üzerine koyduğumuzda demliğin içindeki suyun kaynayacağını bilmemiz gerekir. Kaynaması için demliğe koyulan suyun kendiliğinden donmuş portakal suyuna dönüştüğü bir evren, sanırız çoğumuzun yaşamak isteyeceği bir evren değildir.

Aynı şey Thomas için de geçerlidir. Thomas’ın rayları terk etmesine, havaya uçmasına izin verilirse veya buhar motoru termodinamik yasalarına uymayı reddederse onun evreni de işlemez bir hâl alacaktır.

O hâlde diyebiliriz ki seçim yapma şansına ve seçimlerimizin ahlaki sorumluluğunu da üstlenmeye ihtiyacımız vardır; ama gelecekteki eylemlerimizin tamamen belirsiz olmasını da pek istemiyoruz. Özgür irademizin tam determinizm ile tam rastlantısallık arasında bir yerde olmasını arzu ediyoruz. Ne kadar mümkün ise…

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Matyáš Moravec’in “Do we have free will – and do we want it? Thomas the Tank Engine offers clues” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Kaynak Metnin Yazarı: Matyáš Moravec, St Andrews Üniversitesinde felsefe doktoru olarak din felsefesi ve zaman felsefesi üzerine çalışmaktadır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...