Özdeşlik İlkesi Nedir, Ne Demektir?

felsefe Nedir

Özdeşlik ilkesi, Aristoteles’in biçimsel mantığının üç temel ilkesinden birisidir. (özdeşlik, çelişmezlik, üçüncü durumun olanaksızlığı) Özdeşlik çeşitli deyimlerle dile getirlir: 1-Bir şey neyse odur, 2-Her şey kendisinin özdeşidir, 3-Doğru olan her zaman doğrudur,4- Bir önerme aynı zamanda hem doğru hem de yanlış olamaz (ya doğrudur ya da yanlıştır), 5-A, A’dır.

Bu mantık ilkesini Aristoteles, çelişmezlik ilkesiyle birlikte Organon adlı yapıtında şöyle dile getirmiştir: “Aynı şey, aynı olguda, aynı zamanda ve aynı bakımdan hem var hem de yok olamaz”. Bu durumda “ya olumlayan ya da yadsıyan doğruyu söyler”. Leibniz, Aristoteles’in bu karışık formülünü geliştirerek ‘ayırt edilmeyenlerin özdeşliği ilkesi’yle açıklığa kavuşturmuş ve biçimsel mantığın temel ilkelerinden biri olarak ileri sürmüştür. Bu ilkeden soyut ve biçimsel mantık alanında yararlanılmaktadır. Ne var ki metafizikçiler soyut mantık alanına özgü kılınması gereken bu ilkeyi nesnel gerçeklik alanına da götürmüşler ve ondan nesne ve olguların değişmez oldukları gibi yanlış sonuçlar çıkarmışlardır. Burjuva felsefesi de bu metafizik yanlış sonuçlardan olabildiğince yararlanmış ve örneğin kapitalist toplumun değişmez ve dönüşmez olduğunu ileri sürmüştür. Oysa kapitalist toplum bir süre önce nasıl feodal bir toplum ve ondan önce de nasıl köleci bir toplum idiyse bir süre sonra da toplumcu topluma (sosyalizme) dönüşecektir.

Nesnel gerçeklik alanında temel olan devim ve değişmedir, hiç bir nesne ve olgu-ister doğasal ister toplumsal olsun-kendi kedisiyle özdeş kalamaz. Engels Doğanın Diyalektiği adlı yapıtında şöyle der:”Gerçekte inorganik doğada bile böylesine bir özdeşlik yoktur. Her cisim, onu sürekli olarak değiştiren, özdeşliğini yeni biçimlere dönüştüren mekanik, fiziksel, kimyasal etkilerle karşı karşıyadır. Somut özdeşliğin değişimi de içerdiği doğabilim tarafından bütün ayrıntılarına kadar tanıtlanmıştır. Soyut özdeşlik, bütün metafizik kategoriler gibi, küçük ölçüler ya da kısa zaman dönemlerinin söz konusu olduğu günlük uygulamalarda geçerlidir…özdeşlik ve farklılık, birbirlerine dönüşen iki temel karşıtlıktır.”

ÖZDEŞLİK İLKESİ NEDİR?

Benzerlik ve eşitlik kavramlarından farklı olarak, bir şeyin kendisiyle özdeş olduğunu dile getiren mantık ilkesidir. Bir önermenin anlamı değişmediği sürece doğruluk değeri daima aynı kalır.

Örneğin; “Öğrenci öğrencidir.” önermesinde, öğrenci teriminin anlamı başlangıçta ve sonuçta hep aynıdır.

Bir akıl yürütmedeki her kavram ve önerme kendisiyle aynı olmalı, kendisinden başka bir şey olmamalıdır. Bir şey ne ise odur. Sembolik dilde A ⇒ A (A ise A) biçiminde dile getirilir.

Örneğin;

  • Bütün insanlar kardeştir.
  • Yunanlılar insandır.
  • O hâlde, Yunanlılar da kardeştir.

gibi bir akıl yürütme sırasında, kardeş kavramı değişik anlamlara gelebilir. Ancak, özdeşlik ilkesi gereği, kardeş kavramını ilk kullandığımızda hangi anlamda kullanmışsak, akıl yürütmenin devamında da aynı anlamda kullanmamız gerekmektedir. Yukarıdaki örnekte kardeş kavramı dostluk, arkadaşlık, düşman olmamak anlamında kullanıldığına göre, akıl yürütmenin devamında da aynı anlamda kullanılmış olması gerekir.

Özdeşlik ilkesi kendi başına yetersiz bir ilkedir. Düşünmenin diğer ilkeleri olan çelişmezlik ve üçüncü durumun olanaksızlığı ilkeleri özdeşlik ilkesini tamamladığı gibi, özdeşlik ilkesi, çelişmezlik ve üçüncü durumun olanaksızlığı için de temel oluşturmaktadır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*