Öğrenme Türleri Nelerdir?

felsefe Nedir

İnsan öğrenme sürecinde sahip olduğu tüm potansiyeli ile etkinliklerde bulunur ve tüm bu etkinlikler sonucunda öğrenme davranışı bireyde meydana gelir. Öğrenme davranışı incelendiğinde öğrenmenin tek bir yol ya da biçimde değil, birden çok farklı yol ve türde meydana geldiği görülür. Bu nedenle öğrenme davranışını tam ve doğru olarak anlayabilmek için öğrenmenin türlerini incelemekte fayda vardır.

Alışkanlık

Alışkanlık; önemli olmayan, birey için anlam ifade etmeyen uyarıcıları öğrenme sürecinin dışında bırakabilmeyi öğrenmektir. Örneğin; üniversitede ders dinleyen psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencileri, bu süreçte koridorlardan gelen sesleri, dışarıdan gelen araba seslerini veya sınıfın dışındaki konuşmaları sürecin dışında tutmayı ve onlardan etkilenmemeyi öğrenir. Bu öğrenmede insan organizmasının sahip olduğu bir yetenek önemli rol oynamakta ve alışkanlık öğrenmesinin temelini oluşturmaktadır. İnsan organizmasının sahip olduğu bu önemli yetenek, “duyusal uyum ”dur. Duyusal uyum; herhangi bir duyu organının sürekli uyarılamaya maruz kalma sonucunda, uyarının şiddetinde ve niteliğinde bir değişim olmazsa kendi duyumsama yeteneğini kaybetmesi, sürekli aynı olarak algılanan uyarıcı duruma alışması ve ilgili uyarıcıya tepkide bulunmaması durumudur. Bu duyusal uyum süreci sayesinde, birey çevreden sürekli aynı olarak şiddeti ve niteliği değişmeyen uyarıcılara duyusal uyum gerçekleştirilir, bu uyarıcılar dikkate almamaya ve öğrenme sürecinin dışında bırakmaya başlar. Böylece dikkat;birey için anlam ifade eden, işe yarayan ögelere yöneltilerek işe yaramayan ve öğrenme sürecini olumsuz etkiletebilecek uyarıcılar sürecin dışında bırakılır.

Alışkanlık süreci ve alışkanlık yolu ile oluşan öğrenmeler konusunda dikkat edilmesi gereken bir nokta şudur ki, alışkanlık süreci günlük hayat içerisinde sürekli var olan bir süreçtir. Bu süreç gerçekleşmediğinde çevredeki çok sayıdaki uyarıcılar arasından insanoğlu işine yarayacak, gerekli olan uyarıcı seçemez; dikkatini o uyarıcıya yoğunlaştıramaz dolayısıyla da etkili ve doğru öğrenmeler gerçekleştiremez.

Ezberleme

Ezberleme; herhangi bir kavram, bilgi, beceri veya konunun gerektiğinde kullanılmaya hazır olarak bireyin belleğine yerleştirmesi durumudur. Ezberlemede bireyin bellek süreçleri rol oynamaktadır. “Hatırlama” ve “Unutma” ezberleme de iki temel süreçtir. Hatırlama sayesinde birey ezberlediği bilgi, beceri, kavram ve konuyu kalıcı olarak tekrar tekrar kullanır. Unutma ise ezberleme sürecinde bireyin belleğine aktardığı kavram, bilgi beceri ve konunun çeşitli nedenlerle bellekten kaybolan kısmını ifade etmektedir.

Deneme – Yanılma

Deneme-yanılma öğrenme türü özellikle psikomotor becerilerin kazanılma sürecinde sıklıkla kullanılan bir öğrenme biçimidir. Deneme yanılma türü ile gerçekleştirilen öğrenmeler ile ilgili ilk deneysel çalışmayı E. L. Thorndike gerçekleştirmiştir. E.L. Thorndike tarafından yapılmış olan deneysel çalışma şu şekildedir. E.L. Thorndike öncelikle aç bir kediyi dar bir kafese koymuştur. Kedinin bu kafesten çıkabilmesi için mandala basması gerekmektedir. Kedi kafeste ilk başta bir sürü gerekli ve gereksiz davranışta bulunmuştur, kafesten kurtulabilmek için birçok davranış denemiştir. Daha sonra ise kedi pedala basmış ve kafesten kurtulmuştur. Kedi tekrar kafese konularak bu deneysel işlem birkaç kez tekrarlandığında kedi daha önce denediği ve işe yaramayan davranışları giderek tekrarlamamaya, bu davranışları ortadan kaldırmaya ve giderek doğrudan doğruya işe yarayan ve kendisini kafesten kurtaran davranışı yapmaya yönelmiştir. E.L. Thorndike daha sonra bu çalışmalarını derinleştirmiş ve bağlantı kuramını ve etki yasasını oluşturmuştur.

Thorndike’ın yaptığı bu çalışmaların sonucunda ulaşılan nokta şudur ki; organizmaya fayda sağlayan, işe yarayan, hazza götüren davranışlar kalıcılık kazanıp tekrarlanma eğilimi gösterirken işe yaramayan davranışlar ise bireyin davranış repertuvarından ayıklanmaktadır.

Koşullanma

Öğrenmenin temel biçimlerinden birisi de bireyin koşullanma yoluyla gerçekleştirdiği öğrenmeleridir. Koşullanma;, bireyin belirli uyarıcılara doğal olarak verdiği tutarlı ve belirli tepkileri, doğal süreç içerisinde bu tepkileri oluşturmadığı başka uyarıcılar karşısında da gösterebilmeyi öğrenmesidir.

Örneğin, herhangi bir birey dişçiye gitmiş ve dişine dolgu yaptırmıştır. Bu işlem sırasında da acı çekmiş ve sıkıntı yaşamıştır. Bu süreç sonunda birey normal durumda korku tepkisi vermediği dişçinin giymiş olduğu beyaz önlüğü giyen başka bireyler ile karşılaştığında da benzer korku tepkisi vermeye başlamıştır.

Problem Çözme

Bu öğrenme türünün ortaya çıkması, bireyin problem çözme davranışında bulunması için öncelikle ortamda bireyin çözmesi gerek bir problemin olması gerekmektedir. Problem çözme, ancak bir problemin varlığı ile önem kazanmaktadır. Ortamda eğer çözülmesi gereken bir problem varsa, birey tüm potansiyeli, önceki öğrenmeleri, duygusal, sosyal, psikolojik, bilişsel ve fiziksel tüm gücünü kullanarak bu probleme doğru ve işe yarar bir çözüm yolu bulmaya, böylece problemi çözerek ortadan kaldırmaya ve problemli duruma uyum sağlamaya çalışır.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM PSİKOLOJİSİ, Yrd. Doç. Dr. Muhammed ÇİFTÇİ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*