Ödev ve Hak

Felsefe Genel
Felsefe Genel

Ödev bir nevi sorumlu olduğumuz şey, sorumluluğumuzun yöneldiği hedeftir. Ödev bu anlamda yapmamız gereken şeydir. İnsanın kendisine ve tüm diğer insanlara karşı belli ödevleri olduğu söylenebilir.

Yine insan ancak bilinçli ve özgür olduğu oranda ödevlerine karşı sorumlu tutulabilir. Her insan bireyinin ödevlerine karşılık gelen bazı temel hakları vardır. Birey bu temel haklarını devredemez. Her ne kadar ödev ve haklar arasında karşılıklı bir denge olsa da haklar öncelikli bir konum taşır. İnsan açısından devredilemez bazı temel haklardan söz edebiliriz.

İnsanın kendisi açısından vazgeçilmez bir değer taşıyan haklarına sahip çıkabilmesi için de bilinçli ve özgür bir ruha sahip olması gerekir. Genel olarak yaşama hakkı ilk ve vazgeçilmez hak olarak anlaşılabilir. İnsan yalnızca genel ve yalın yaşama, yaşamını devam ettirme hakkıyla yetinemez. İnsanın ayrıca iyi bir yaşam için zorunlu olan bazı haklara sahip olması, toplum tarafından bu hak ve olanakların ona sağlanması gerekir. Uygar bir toplum için zorunlu olan bu haklar; barınma, beslenme, güvenlik, eğitim gibi başlıklarla belirtilebilir. İnsan ancak bu zorunlu ve asgari haklarla gerçek bir insani varoluşa kavuşabilir.

Burada insani varoluş ile kastedilen insanın yalnızca yalın bir doğa varlığı değil, ayrıca bir kültür varlığı olduğudur. Bu anlamda insan ve daha başlangıçta insan yavrusu, hem maddi hem manevi varlığıyla doğanın vahşiliğine ve toplumun çıkar çatışmalarına tümüyle terk edilemeyecek belli vazgeçilmez ve zorunlu hak ve ödevlere göre var olmalıdır.

Hak kavramı bağlamında toplumdaki ahlaki normların hukuki ve siyasi ilke ve uygulamalarla belli bir koşutluk ya da çatışma içinde olabileceği rahatlıkla söylenebilir. Bireyin haklarını ve insani bir yaşam standardı için gerekli olanaklarını, yalnızca aile kurumunun özel ve rastlantısal çerçevesi içinde tanımlamaya çalışmak, modern bir toplumun ve sosyal bir devletin ruhuna uzak düşecektir. Birey kendi vazgeçilmez insani haklarıyla ailesinin ve devletinin bir üyesi ve yurttaşıdır. Eğer insan olmaktan kaynaklanan bu haklar ve ahlaki yükümlülükler yerine getirilmezse aile ve devlet sorumlu olacaktır. Görüldüğü üzere politik, hukuki ve ahlaki anlamlarda tüm insani ilişkiler bireylerin karşılıklı hak ve ödevleri çerçevesinde kavranabilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*