Kişilik Bozuklukları Nelerdir?

Birey toplum düzenini bozucu nitelikte davranışlar sergiliyor olup çok sayıda kişiye zarar veriyorsa ve bu konuda hiçbir suçluluk ve pişmanlık duygusu yaşamıyorsa, bireyde kişilik bozukluğu olduğundan söz edebiliriz.

Kişilik bozukluğu, hatalı kişilik gelişmesinden meydana gelen davranış bozukluğudur. Bu tür kişiler topluma ve diğer bireylere uyum sağlamada zorluk çekerler. Bu bireyler, olgunlaşmamış ve toplumsallaşmamıştır. Benmerkezci, sorumsuz ve düşüncesizce davranan bireylerdir. Bu kişileri tedavi olmak için hastaneye yatırmak fayda etmez. Onlar ancak yasayı çiğnedikleri için yasalarca cezalandırırlar. Belli başlı kişilik bozuklukları, şizoid kişilik ve antisosyal kişiliktir.

Şizoid Kişilik

Genç erişkinlik döneminde başlayarak, aşağıdaki belirtilerden en az dördünün varlığı ile kendini belli eder. Toplumsal ilişkilerden kopmanın ve kalabalık ortamlarda kısıtlı bir duygu ifadesinin görüldüğü bir kişilik sorunudur. Sık olarak görülen belirtiler:

• Yakın ilişkiye girmeme ya da girmekten zevk almama,
• Başkalarıyla cinsel deneyimin yaşanması konusunda ilgisizlik,
• Yapılan aktivitelerden zevk alamama,
• Birinci derece akrabalarının dışında yakın arkadaşları ya da sırlarını paylaşacak dostlarının bulunmaması,
• Kendilerine yöneltilen övgü ya da eleştirilere karsı ilgisiz görünme,
• Duygusal olarak soğuk, uzak, monoton bir duygu durumu gösterme,
• Diğer bireylerde sıcaklık ve sevecenlik hissi uyandırmama.

Bu grup kişiliğin temel özelliği sosyal ilişkilerden uzaklaşmadır. Bu kişiler başkaları ile birlikteyken duygu ifadelerini kısıtlı olarak yansıtırlar. Kendi başlarına vakit geçirmeyi tercih ederek, başkaları ile irtibat gerektirmeyen tek bir uğraş ya da etkinlikle uğraşmaktan hoşlanırlar. Bilgisayar, matematik oyunları, astronomi, bulmacalar, yapboz oyunları, pul koleksiyonu gibi soyut, mekanik işleri tercih ederler. Sosyal hayatı gerektirdiği bazı durumlara beklenen uygun karşılıkları veremediklerinden, toplumsal becerilerden uzak, içine kapanık kişiler olarak yaşarlar. Normalde sergilenmesi gereken karşılaşmalar esnasındaki gülümseme, tokalaşma, başla selamlama gibi davranışlar çok az görülür. Üzerlerine gidilip, kışkırtılsalar bile öfke ve gerginliklerini göstermek konusunda sıkıntı yaşarlar. Genellikle evlenmeyip ailelerine bağımlı olarak hayatlarını sürdürmeyi seçerler.

Antisosyal Kişilik

Bu bireyler toplum beklentilerine ve gerçekliğe uymayan bir yapı sergilerler. Aklına geldiği gibi hareket eden bu bireyler için hiçbir yasa ve kural bulunmaz. Sürekli heyecan ve hareket arayışı içindeki bu kişiler çabuk sıkılırlar. Aşağıdaki davranış yapılarının yoğun bir şekilde tek bir kişide bulunması, o kişinin antisosyal kişilik yapısına sahip olduğunu göstermektedir.

• Kendisinin yakınlarının ya da başkasının güvenliğini umursamama.

• Tutuklanmasına yol açacak davranışları sürekli tekrarlama ve sosyal davranışlara uymama.

• Devamlı olarak yalan söyleyerek, farklı takma adlar kullanma, zevk ya da kişisel çıkan için başkalarını aldatma gibi dürüst olmayan davranışlarda bulunma.

• Aniden sonucunu düşünmeden davranışlar yapma, gelecek için planlar yapmama.

• Sürekli tekrarlayan kavga, dövüş, saldırılar ile birlikte öfkelenme.

• Bir işi yürütememe veya parasal sorumluluklarını yerine getirmeme ile giden sürekli kendini suçlama

• Yapılan hırsızlık, yaralama gibi zarar verici davranışa rağmen duruma ilgisiz katip, kendini haklı göstermeye çalışma ve bundan vicdan azabı duymama.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Psikolojiye Giriş” ve 2. Sınıf “Deneysel Psikoloji”, 4. Sınıf “Sosyal Psikoloji” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*