Güdü Kavramı ve Güdülenme Nedir?

felsefe Nedir

Davranışlara dışardan bakıldığında herkesin hangi davranışı yaptığını gözlemleyebiliriz ama bu davranış hangi amaçla, hangi sebeple yaptığını söyleyemeyiz. İşinde yükselmek isteyen bir kişi, karşılaştığı zorluklara aldırmadan gece gündüz çalışır. Yalnız kalmak istemeyen bir kişi çeşitli dernek ve kulüplere üye olur. Acıkan biri karnını doyurmak için yiyecek arayışına girişir.

Bu örneklerden de görüldüğü gibi organizmayı davranışta bulunmaya sürükleyen etmenler fizyolojik ve psikolojik olabilir. İşte insanların yaptığı davranışları niçin yaptığının cevabı güdüleri oluşturmaktadır. Güdü, davranışa enerji ve yön veren güçtür, bu güç organizmayı etkileyerek bir amaç için harekete geçmesini sağlar.

Güdülenme Süreci

  1. İhtiyaç: Rahatlık ve uyum sağlayan, normal davranışları kolaylaştıran bazı şeylerden yoksun olma durumudur. Bir davranışa güdülenebilmek için öncelikle organizmanın fizyolojik (hava, yiyecek, içecek, uyku gibi) ve psikolojik (beğenilme, arkadaşlık, sevgi, şefkat, saygınlık görme gibi) ihtiyaçlarının bir ya da birkaçının eksikliğinin duyulması gerekir. Bu ihtiyaçlarının karşılanmaması durumunda organizmanın fizyolojik ya da ruhsal dengesi bozulur ve bir iç gerilim doğar.
  2. Dürtü: Bu ihtiyaçların karşılanması ve yoksunluğun giderilmesi için organizmada oluşan itici güce dürtü denir. Genellikle birdenbire belirginleşir ve organizmanın engelleyemeyeceği kadar güçlüdür. Açlık, susuzluk birer dürtüdür.
  3. Güdü: Organizmanın bu ihtiyacını gidermek için onu dürtü yönünde harekete geçiren eğilime motiv ya da güdü denir. Güdü bir davranışı başlatmaya ya da onu sürdürmeye olan istekliliği belirtir. Davranışların enerji kaynağıdır. İnsanda, dürtüler herhangi bir ihtiyacın duyulmasını, güdüler de bu ihtiyaç doğrultusunda harekete geçilmesini sağlar. İhtiyaç karşılandığında organizma rahatlar ve doyuma ulaşır.
  4. Güdülenme: İhtiyaç ile doyum sağlanması arasında yaşanan bu sürece güdülenme denir. Organizma amacına ulaşıp doyuma kavuşunca güdü geçici de olsa giderilir fakat bir süre sonra tekrar ortaya çıkar. Bu nedenle güdülenme döngüseldir.

Psikolojide en önemli amaçlardan biri insan ve havyan davranışlarının sebeplerini ortaya koymaktır. Davranışların ortaya çıkmasında ve bireyden bireye farklılaşmasında güdü kavramı önemli bir yer teşkil etmektedir. Karnınız acıktığında ya da susadığınızda yapılan ilk iş öncelikle bu ihtiyacı giderme yolunu bulmaktır.

Evde iseniz hemen buzdolabının yolunu tutarsınız. Dışarıda bir yerlerde iseniz hemen size en yakın, kamınızı doyuracak yere yönlenirsiniz. Karnınız acıktığında tek başınıza değil de sevdiğiniz bir arkadaşınızla yemeğe gitmek isteyebilirsiniz. Açlığın yanında yemeği paylaşma, birileriyle birlikte olma ihtiyacı da hissedebilirsiniz. Açsınız fakat birden telefonunuz çaldı ve sevdiğiniz bir arkadaşınızın hastaneye kaldırıldığını duydunuz. O an aldığınız kötü haberle açlık hissiniz birden bire yok olabilir. Öte yandan bir kitabı sevdiğiniz için ya da sırf başka arkadaşlarınızdan geri kalmamak için de okuyabilirsiniz. Aç olmasanız da belki bir tabak mantıyı görüntüsü ve güzel kokusu nedeniyle reddedemeyebilirsiniz. İhtiyacınız olmasa da vitrinde gördüğünüz güzel bir kıyafet için tüm paranızı verebilirsiniz. Bazı yemekleri daha çok sevip bazılarını sadece açlığımızı geçiştirmek için tüketebilirsiniz. Kısaca insan davranışlarının yönlendirilmesinde ve organizmanın harekete geçmesinin sağlanmasında güdüler önemli bir rol oynar.

Yukarıda da bahsedildiği üzere insanlar her gün çeşitli davranışlar ortaya koyar. Hiçbir davranışın gelişigüzel ve kendiliğinden olduğu söylenemez. Organizmayı davranışa sevk eden sebep ya da sebepler vardır. Davranışlar her zaman güdülerle oluşur ve şekillenir. İstek, arzu ve dürtülerle ilgili bir kavram olan güdü organizmayı uyararak organizmanın belli bir amaç doğrultusunda faaliyete geçmesini sağlar.

Güdü, davranışa enerji ve yön veren güçtür; bu güç organizmayı etkileyerek bir amaç için harekete geçmeye sevk eder. Güdü, istekleri, arzuları, ihtiyaçları, dürtüleri ve ilgileri kapsayan genel bir kavramdır. Fizyolojik kökenli açlık, susuzluk cinsellik gibi güdülere ise dürtü adı verilmektedir. Vücut süreçlerini denge durumuna getirmek için çeşitli kaynakların kullanıldığı organizmanın fizyolojik ihtiyaçlar gereksinim (ihtiyaç) olarak tanımlanabilmektedir. Bunun yanında başarma, toplumsal onay, statüye ilişkin duyulan istek gibi davranışı yüksek seviyede yönlendiren dürtüler de gereksinim olarak adlandırılır. Bir gereksinimin giderilmesinde çok sayıda farklı davranış etkili olabilmektedir. Birey kendisi ile ilgili tanınma gereksinimini karşılamak için iş yerinde terfi etmenin yollarını arayabilir. Sosyal bir demeğe üye olabilir, yeni bir spor araba alabilir. Bunun yanında tek bir davranış birden çok gereksinimin giderilmesine de öncülük edebilmektedir. Örneğin iş yerinde üst pozisyona terfi eden birey bu yolla tanınma, statü, güvenlik ve başarı gereksinimlerini giderebilmektedir.

Ayrıca lütfen bakınız:

– Güdülenme kuramları
– Güdülerin sınıflandırılması ve güdü türleri
– Maslow’un gereksinimler (ihtiyaçlar) hiyerarşisi

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Psikolojiye Giriş” ve 2. Sınıf “Deneysel Psikoloji”, 4. Sınıf “Sosyal Psikoloji” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*