Benlik Sunumu (Öz Sunum) Nedir?

felsefe Nedir

Kişinin hem başkalarının kendi hakkındaki düşüncelerini şekillendirmesi hem de başkaları aracılığıyla kendi hakkındaki düşüncelerini şekillendirmesi sürecidir.

Yürütücü olarak benlik, yukarıda görüldüğü gibi kişinin kendi içinde gerçekleştirdiği bir benlik-düzenleme (benlikte değişiklikler yapma) sürecine işaret eder (ancak kişinin kendi içinde de olsa her daim tüm bunların sosyal bir temelde gerçekleştiğini unutmamak gerekir).

Diğer yandan, kişi başkalarıyla ilişkilerinde de benlikle ilgili değişiklikler yapabilir. Sosyal psikolojide bu olguya benlik-sunumu adı verilmektedir. Benlik-sunumu, kişinin başkalarının kendi hakkındaki düşüncelerini şekillendirmeye çalışması ve başkaları aracılığıyla kendi hakkında düşüncelerini şekillendirmesi sürecidir (Brehm ve Kassın, 1990).

İnsanların benlik-sunumuyla uğraşmasının altında yatan iki temel güdü vardır. İlki, güç kazanmak, insanların sempatilerini kazanmak, onlardan onay almak ve onlar tarafından sevilmek amacıyla onlar üzerinde iyi izlenim bırakmaktır. İzlenim yönetimi olarak da bilinen bu olguya stratejik benlik-sunumu adı verilmektedir. Bu tür benlik-sunumu kavramlaştırması sosyolog Erving Goffman’ın birey ve toplum hakkındaki görüşlerine dayanır.

Goffman’ın teorisinden hareketle, yaşamı bir tiyatro ve insanları senaryoda kendilerine verilmiş rolleri oynayan oyuncular olarak görmek mümkündür. Tiyatrodaki oyuncular gibi insanlar da görünüşlerine (dış görünüş ve genel olarak davranışlar) özel bir dikkat gösterirler. İş görüşmesine ya da özel biriyle akşam yemeğine çıkan kişi, karşısındaki insanda olumlu bir etki bırakmak için görünüşünü detaylarına kadar kontrol altında tutmak ister ve ona göre bir hazırlık yapar.

Kişiler arası bu karşılaşmalarda sadece oyuncular gibi hazırlanmak yeterli değildir; sahneyi de ona göre hazırlamak gerekir. Sizin için önemli birini doğa yürüyüşüne davet etmek ya da pek çok kafe arasından birini seçip oraya davet etmeniz o kişiye nasıl biri olduğunuzu göstermenin bir yoludur. Goffman, insanların sosyal yaşamı tıpkı tiyatroda olduğu gibi “sahnenin arkası” ve “sahnenin önü” olarak ayırdıklarını öne sürmektedir. Sahne arkasında, insanlar yapacakları görüşmeler için hazırlanırlar ve asıl performans sahnenin önünde, diğer insanlar karşısında gerçekleştirilir. Tüm gün telaşlı ve gergin bir biçimde akşam yemeğine gelecek misafirlerine mükellef bir masa hazırlamak için uğraşan biri, misafirler geldiğinde gayet sakindir ve yemeğe dair övgüleri de büyük bir alçakgönüllülükle kabul eder.

Stratejik benlik-sunumu söz konusu olduğunda doğal olarak hangi sunum stratejilerinin kullanıldığı ve bunların nasıl ya da ne kadar etkili olduğu gibi sorular sorulmaktadır. Genel olarak stratejik benlik sunumunda iki genel stratejiden söz edilmektedir: Yağ çekme ve kendini-yükseltme. Yağ çekme genellikle yüksek statülü kişilerde kullanılan bir stratejidir. Kişi kendisini beğendirmek için karşısındaki pohpohlar ve över. İltifatlar, fikirlerine katılma ya da sempatisini her fırsatta gösterme gibi davranışlar çok görülen yağ çekme yollarıdır. Kendisine yağ çekilen insanlar genelde bundan hoşlanır ama gene de bu stratejiyi kullanan insanın samimi görünmesi gerekir, yoksa strateji ters tepebilir. İkinci strateji kendini-yükseltme adı verilen davranış biçimidir.

Kişinin başkalarına kendi yeterliliğini gösterme ya da onları bu konuda ikna etme girişimidir. Bu, genellikle kişinin kendi hakkında olumlu şeyler söylemesi ya da olumlu gösterecek davranışlar yapmasıyla gerçekleştirilir. İnsanın neler başardığını başkalarına anlatması başkaları gözünde iyi izlenim bırakabilir ama dikkatli kullanılmazsa kişi kibirli ya da güvensiz biri olarak da algılanabilir. Belki bunun tam tersi olan alçak gönüllülüğün (mütevazılığın) daha çok işe yarayabileceği düşünülebilir. Burada da yine alçak gönüllülüğün hangi durumlarda kullanılacağını bilmek önemlidir. Kişinin gerçekten başarılı bir performansı varsa alçak gönüllü olması etkilidir, kötü performans sonrası gösterilen alçak gönüllülük izlenim yaratmada etkili değildir (Taylor, Peplau ve Sears, 2000).

Stratejik benlik-sunumunun yanı sıra ikinci tür bir benlik-sunumu dışavurumcu- benlik sunumudur. Stratejik benlik-sunumunun altında yatan güdü, başkaları üzerinde olumlu izlenim bırakmakken dışavurumcu benlik-sunumunda kişinin davranışlarıyla, yaptıklarıyla kendi benlik-kavramını kanıtlama ve geçerli kılma çabası vardır. Burada başkaları aracılığıyla kişinin yine dönüp kendi benliğiyle uğraşması söz konusudur. Buna benlik-doğrulaması adı da verilmektedir. Bu güdü güçlü bir güdüdür çünkü kişilerin benlik-kavramının, başkaları tarafından doğrulanmazsa bir değeri yoktur.

İnsanlar sizin iyi bir ressam olduğunuzu bilmezlerse iyi bir ressam olmanızın bir anlamı kalmaz. Ancak benlik-doğrulama nesnel bir şekilde işleyebilen bir süreç değildir. İnsanlar genelde diğer insanların kendilerini kendilerinden daha iyi tanıyamayacaklarını düşünme eğilimindedirler. Gerçekten de araştırmalar, insanların seçici bir biçimde kendi benlik-kavramlarını doğrulayan bilgileri daha çok hatırladıkları ve kabul ettiklerini göstermiştir. Aynı şekilde, insanların kendi benliklerini geçerli kılacak ya da doğrulayacak insanlarla sosyal etkileşimlere girme eğilimi de daha fazladır (Brehm ve Kassin, 1990: Hogg ve Vaughan, 2007).

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3867, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2672; Dr. Öğr. Üyesi Aysel KAYAOĞLU, Prof. Dr. Çiğdem KIREL

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*