Felsefe hakkında her şey…

Aydın Sayılı’da din ile bilim arasındaki ilişki ve laik bilim anlayışı

Aydın Sayılı’da din ile bilim arasındaki ilişki ve laik bilim anlayışı

Sayılı’ya göre laiklik dinin dünya işlerinden ayrı tutulmasıdır; bir kişisel inanç olarak dine karşı değildir. Herkesi dinsel inancında serbest bırakmaktır. Öyleyse laiklik vicdan hürriyeti ve düşünce özgürlüğü ile sıkı sıkıya bağlıdır. Dini otorite yerine akla ve bilimsel düşünceye egemenlik tanınması ve bunun garantisidir (Sayılı, 2008, s. 317-318).

Din ona göre aslında bilimsel gelişmeye engel değildir. Zira eğer böyle olsaydı Orta Çağ İslam Dünyası gibi teosantrik bir toplumda, bilimsel çalışmalarının seyrinin çok yüksek olması açıklanamazdı. İslam Dünyası’ndaki bu ilk dönemlerde bilimin gelişiminde dinin büyük rolü olmuştur. Ancak daha sonraki 15. ve 16. yüzyıla rastlayan dönemlerde ise dinin tam tersine Sayılı’ya göre bilimin gerilemesinde etkin olmuştur. Ona göre bunun nedenlerinden biri bilimin gerektiği gibi laik bir yapıya oturtulamamasıdır.

Sayılı’ya göre nasıl ki felsefe bilimden beslendikçe, birlikte temas halinde bulunarak geliştikçe din de mistik ve sihirsel olgulardan arındırılmalı ve bilime dayanmalıdır. Ona göre İslam Dünyası’nda 9. yüzyılda ortaya çıkan bilim ve kültürdeki gelişimin temelinde bu yatar. Burada ana mesele bu uzlaşmanın derecesidir. “Orta Çağ İslam Dünyası gibi güçlü bir teosantrik toplumda din ve felsefi düşünce arasında bazı sentezler kurmak ya da hiç değilse bir barış ortamı için gerekli şartları sağlamak çok önemli idi. Çünkü böyle bir durum, mistik ve sihirsel rakip görüşler karşısında bir bilimsel dünya görüşünün sürekli var olmasına ve yaşamasına yardım edecekti. Temel bir olgu da şudur, bilimsel ve felsefi bilgi kuşaktan kuşağa bir başlangıç değerinden daha yüksek bir yoğunlukla aktarıldığı takdirde, bilimsel bilgi yalnızca sürekli olma ile sınırlı olmamalı, fakat küçük de olsa itici bir kuvvet ile ilerleyebilmeli ve gelişebilmelidir. Böylece, ayakta kalabilen bilimsel veya rasyonel bir dünya görüşü garanti altına alınır, durum, yüksek eğitim kurumlarının tesisi ve organize edilmesi ya da entelektüel veya laik bilimlerin eğitim sistemleri problemine indirgenir.” (Sayılı, 1994, s. 584).

Kaynak: Dört Öge-Yıl 1-Sayı 3-Nisan 2013, Yavuz Unat

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...