|
Herakleitos
Kimdir?
Efesli Heraklitos (Yunanca Hράκλειτος Herakleitos) (M.Ö.535? - 475).
Anadolu'da Efes'de yaşayan Sokrat öncesi (Pre-Socratic) filozof. Efes'in
yerlisi olduğu ve babasının adının Bloson olduğu gibi detaylar dışında
hayatı hakkında pek az şey bilinmektedir. Batı felsefe tarihinde dinamik
bir felsefi sistem ortaya koyan ilk kişidir.
Felsefesi
Heraklitos'un günümüze eserlerinden fragmanlar kalabilmiştir. Diogenes
Laertius'un "Lives and Opinions of Eminent Philosophers" adlı eserinde
bildirdiğine göre Heraklitos bir kitap yazmış ve bunu döneminin en büyük
tapınaklarından biri olan Artemis Tapınağına adamıştı. Heraklitos
doğadaki her şeyin sürekli değişim içinde olduğunu öne sürmüştür.
Doğanın bilgisi için bu değişimi gözlemlemek gerekmekteydi. Felsefe
tarihinde Heraklitos'un genellikle değişmez bir ilkeden söz etmediği,
ünlü bir nehirde iki kere yıkanılmaz deyişi gibi fragmanlarından bazı
parçalar kullanılarak iddia edilmiş olmasına karşın Heraklitos'un her
şeyde bulunan düzenleyici bir ilkeden söz etmektedir. Bu ilke Logos
'tur. Heraklitos, Delf mabedindeki rahibinin kehanetlerinin bir şeyi ne
gizlediği ne de ifşa ettiğini sadece işaretler kullandığını söylemekte
kendisi de fragmanlarında sözel yapbozlar kullanmakta, kelime oyunları
yapmakta, retorik ve edebiyatın türlü oyunlarından yararlanmaktadır.
Onun fragmanlardan alınma şu sözü de döneminin kahinlerinin sözünden hiç
de aşağı kalmayan bir gizemi bugüne taşımaktadır: "Her şeyden ortak olan
şeyin bizi yönetmesine izin vermeliyiz. Logos her şeyde ortak olmasına
rağmen çoğu insan sanki kendilerine özgü bir akılları varmış gibi
yaşamaktadırlar." (Fragmanlar II.)
Bilgi Kuramı (Epistemolojisi)
Bilgi bakımından, empirik ya da duyusal bilgiye değer veren Herakleitos,
aklın yol göstericiliği olmazsa gözlerin ve kulakların kötü tanıklar
olduğunu öne sürerek, rasyonalizmin savunuculuğunu yapmıştır. Çok şey
bilmeye, ansiklopedik bir bilgiye karşı çıkmış, sadece çok şey bilmenin
akıllı olmayı öğretmediğini söylemiştir. Siyasi alanda, demokrasi
karşıtı eğilimlerini, çoğunlukla geniş halk yığınlarına karşı duyduğu
kuşkuyla birleştiren ve "bir kişinin, yetkin biriyse eğer, kendisi için,
on bin kişiden daha değerli olduğunu" söyleyen Herakleitos'un
metafiziğinin en önemli tezi, hiç kuşku yok ki, çatışma ve savaşın her
şeyin babası olduğu düşüncesidir. Ona göre, karşıtların savaşı, varlık
ya da oluşun tek ve en önemli koşuludur. Zira bu savaş olmasaydı, hiçbir
şey varolmayacaktı. Bundan dolayı, varlıkların doğuş ya da varlığa
gelişi, birbirlerine karşıt olan ve dolayısıyla birbirlerini varlıkta
tutan karşıtların çatışmasına bağlıdır. Herakleitos kendisinden önceki
filozofların boşu boşuna evrende kalıcılık ve süreklilik aradıklarını,
oysa evrende kalıcılık bulunmayıp, mutlak bir değişmenin söz konusu
olduğunu öne sürmüştür. Nehir akıp gittiği için, o aynı nehre iki kez
giremeyeceğimizi belirtir. Evrende hiçbir nesne, nesnelerin hiçbir
özelliği yoktur ki, değişmeden aynı kalsın. Her şey bir başka şeyin
yıkımı ve ölümü sayesinde varlığa gelmekte ve daha sonra yok olup
gitmektedir. Evrendeki tüm öğeler arasında sürekli bir çatışma ve savaş
hali vardır ve değişmeyen tek şey, bu değişme halinin sonucu olan kozmik
denge durumudur.
Evren Anlayışı
Ona göre tüm evren ateşten var olmuştur ve bir süre sonra yine ateşe
dönecektir. Evrenin var oluşu ve yok oluşu olayı periyodik olarak sonsuz
kere yinelenecektir. Evren, belirli dönemlerde var olan ve yine belirli
bir dönemde yok olan bir olgudur.
Heraklit'te yeni olan taraf; evrenin birden bire bir oluş ve yok oluş
olgusu olarak görülmesidir. Milet okuluna göre evren özü somut olan bir
şeyden; sudan ya da havadan yapılmıştır, her şeyin özünde bu maddeler
bulunur. Heraklit ise ateşi ana madde yapmakla, varlıkların özde bir
madde değil, bir olgu olduğuna dikkat çekmiştir.
Ek Bilgiler
İoania filozoflarından dördüncüsü. Ephesos’ta (Efes) doğup yetişmiştir.
Aşağı yukarı M.Ö. 540-480 yılları arasında yaşadığı hesaplandığına göre,
Herakleitos, Milet’li filozoflardan daha genç, Ephesos’un aristokrat bir
ailesinden. Yapıtı çok güç anlaşılır, karanlık bir üslup ile, özdeyişler
biçiminde yazılıymış. Onun için ilk çağda ona “karanlık Herakleitos”
denmiştir.Yurdunun politik sosyal gelişmesinin beğenmeyip köşeye
çekilen, bu yalnızlığı içinde varlıkların özünü kavramaya çalışan
Herakleitos, yığını hor görür. Ona göre yığın anlayışsızdır, her şeyin
dış yönüne takılıp kalır, boş inançlar içinde yuvarlanıp gider.
Ona göre evrenin temel maddesi ateş’tir. Ateş, bütün varolanların ilk
gerçek temelidir, bütün karşıtların birliğidir, içinde bütün karşıtların
eridiği birliktir. Herakleitos şunu belirtmekten usanmaz: Evren boyuna
akan bir süreçtir, başı sonu olan bir değişmedir, hiç durmayan,bu
değişme içinde kalan, sürüp giden hiçbir şey yoktur. “Panta rei” her şey
akar: Bu onun ana görüşü. İşte ateşin ilk madde (arkhe) olduğu
düşüncesine de Herakleitos buradan varıyor. Örneğin, bir tahtayı yakıp
kemiren alevin yakından bakıldıkta, boyuna ilerleyen bir süreç olduğu
görülür; alev, tahtayı boyuna yakıp kemirir, onu boyuna duman ve buğuya
çevirir. Evren de böyle tükenmez canlı bir ateştir, sürekli bir yanma
sürecidir. Daha doğrusu, dönümlü(periyodik) bir süreçtir bu. Bunda
sürekli olarak, bir “yokuş yukarı” çıkaran,bir de “yokuş aşağı” indiren
yol vardır. Evren ateşten meydana gelmiştir ve burada olup bitenlerin
sonundaki “büyük yıl”da yeninden ateş tarafından kemirilecektir
–yeninden doğmak için. Bu, böylece, dönüşümlü olarak, hiç tükenmeden
sürüp gider.
Bu sürekli oluş içinde durucu, kalıcı bir şey bulduğumuzu sanırsak,
Herakleitos’a göre, bu, bir yanılmadır, bir aldanmadır. “Aynı ırmakta
iki kez yıkanamayız. İkinci kez girdiğimizde bu ırmak büsbütün başka bir
ırmaktır artık. Bu arada, akıp giden sular onu başka bir ırmak
yapmışlardır.” Karşımızda, “aynı şey”in bulunduğunu sandığımız her yerde
durum böyledir. Kalıcı şeyler varmış sanısına kapılmamız,değişmenin
kuralsız değil de, belli bir düzene, belli bir ölçü ve yasaya göre
olması yüzündendir. Bu ölçüye, bu yasaya, Herakleitos “logos”
diyor.Evrende egemen olan yasadır, düzen ve akıldır (logos).
KAYNAK
Felsefe Tarihi; Prof. Macit Gökberk; Remzi Kitabevi
|