Bölünmüş Çizgi Benzetmesi

Platon, bu sıralamayı, Devlet isimli eserinin altıncı kitabında yer alan meşhur “bölünmüş çizgi” benzetmesiyle bir çizelgeye dönüştürür. Platon burada, ortasından iki eşit parçaya bölünmüş bir çizgi varsayar. Bu iki eşit parçanın biri görünen dünyayı, öteki kavranan dünyayı, yani idealar dünyasını temsil etmektedir.



Sonra bu iki eşit parçanın her birini yine ortasından ikiye ayırır ve böylece dört eşit parçadan oluşan bir çizgi ortaya çıkmış olur. Bu dört parça aşağıdan yukarıya doğru düşünüldüğünde, alttaki iki parça duyuların değişken ve karanlık dünyasını, üstteki iki parça ise düşünülür olanın aydınlık dünyasını temsil eder. En üstte, değişmez kesin bilgi (episteme) sağlayan ideaların alanı yer alır. Onun altında ise sayıların ve geometrik şekillerin alanı bulunur. İdealar saf akılla (nous) bilinebilirken sayılar ve geometrik şekiller çıkarımlı akıl yürütmeyle yani zihinle (dianoia) kavranırlar. İlki diyalektiğe, ikincisi matematik ve geometriye karşılık gelir. İşte düşünülür yapıdaki aydınlık alan bunlardan oluşur ve bu her iki alan da bize kesin bilgi (episteme) sağlar.

Çizginin duyulur olana, sanı nesnelerine karşılık gelen aşağı ve karanlık tarafının da yine ikiye ayrıldığı söylenmişti. Alttakinde imgeler, gölgeler, yansımalar yer alır ve bunlara ilişkin bilgi sadece tahmin (eikasia) düzeyindedir. Bunun hemen üzerinde canlı varlıklar, bitkiler, insan yapımı nesneler, yani doğa ve sanat alanı yer alır ki buna ilişkin bilgi inanç (pistis) düzeyindedir. Tahmin ve inanç gerçek bilgi (episteme) değildirler, sadece sanı (doxa) düzeyinde kalırlar (Devlet, 509d-511e).



Kısacası Platon, bu çizgi benzetmesi ile idea ve akıl evrenini görünür evrenden bir kez de bilgi bahsinde ayırır ve varlıkları, bir kez de bilgi değerlerine göre sıralamış olur. Platon’un doxa-episteme ayrımı da burada en keskin anlatımını bulmuştur. “Doxa” (sanı), duyulur şeylerin kesinlikten yoksun bilgisi iken “episteme” ideaların kesin bilgisidir. Bu sıralamanın en üstünde yer alan İyi ideası epistemolojik bakımdan bilgi derecelerinin, ontolojik bakımdan varlık derecelerinin doruğunu oluşturur.

Hazırlayan:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı