Felsefe hakkında her şey…

Zorunlu Varlık Nedir, Zorunsuz Varlık Nedir?

04.11.2019

Varlık kavramının analizi bağlamında daha sonra İbn Sînâ’nın kullandığı zorunlu (vâcib) ve zorunsuz (mümkin) ayırımını Fârâbî mantık disiplini çerçevesinde açık bir şekilde ortaya koymuş olduğu; aynı açıklıkta olmamakla birlikte ontoloji bağlamında da zorunlu varlık (vâcibü’l-vücûd) ve zorunsuz varlık (mümkinü’l-vücûd) tasnifine zemin oluşturacak belirlemeler yaptığı görülür.

Filozofun İlk Sebep hakkındaki “hiçbir şekilde kuvve halinden söz edilemeyen”, “var olmaması hiçbir şekilde düşünülemeyen”, “cevheri ve özüyle varolan”, “varlığı ezelî ve ebedî olan” şeklindeki ifadeleri, onun zorunlu/zorunluluk-zorunsuz/zorunsuzluk (vâcib-mümkin/ vücûb-imkân) ikiliğini çağrıştıran yaklaşımını göstermektedir (Fârâbî, 1985: 37-38). Ayrıca Fârâbî’nin “… her var olan öncelikle karşıt durumdaki pek çok şeye bölünür; bunlardan birisi, kuvve ve fiil [ayırımıdır]. Bilfiil olan zorunlu (zarûrî), bilkuvve olan zorunsuz (mümkin); yahut zorunsuz olan bilkuvvenin, zorunlu da bilfiilin kapsamındadır. …” (Farâbî, 1971: 164) şeklindeki açıklaması da bu çerçevede değerlendirilebilir. Diğer taraftan o, aşağıda açıklanacak olan “sudûr” sürecinden söz ederken ay-altı âlem bağlamında “imkân” kavramına başvurmuştur. Ayaltı âlemin özelliklerine ayrılan kısım boyunca, bu âlemdeki varlıkları “mümkün varlıklar” olarak adlandıran filozof, zorunsuz varolanları (el-mevcûdâtü’l-mümkine), varlık yönünden eksik, var olma ile var olmamaya (vücûd ve lâ vücûd) eşit yatkınlıkta ve sudûr sürecinde en son gelen (el-müteahhira) varlıklar şeklinde nitelendirmektedir (Fârâbî, 1964: 56). Fârâbî’nin sadece ay-altı âlemi “mümkün varlık” kategorisine dâhil etmesi, açıkça belirtmese de, ay-üstü âlemi Aristoteles gibi ezelî, bilfiil ve dolayısıyla zorunlu olarak niteleme eğilimine sahip olduğunu göstermektedir. (Fârâbî’de vücûb ve imkân kavramları için bkz., Kaya, 2008: 80-88)

Zorunlu varlık var olması ve varlığını devam ettirmesi için hiçbir sebebe muhtaç olmayandır. Bir an için onun var olmadığı varsayılacak olsa bu durum mantıkî imkânsızlığa yol açar; yani onun yokluğu düşünülemez. Özü gereği (bizâtihî) var olan ve yokluğu düşünülemeyen bu varlık Tanrı’dır

Zorunsuz varlık ise sebepli, yani varlığını bir başkasından alan varlık olup yok sayılması, mantık bakımından herhangi bir çıkmaza yol açmaz. Çünkü o, bir sebebe bağlı olarak varlık kazanmıştır; yani hem var hem de yok olabilir. Şu halde Tanrı’dan başka bütün varlıklar zorunsuz varlıklar kategorisine girmektedir.

Fârâbî, ay-altı âlemdeki her varlığın bir tür arkesi olup onları ay-üstü âlemdeki varlıklardan ayıranın “ilk madde” (el-mâddetü’l-ûlâ) olduğunu söyler. Ona göre ay-üstü âlemdeki semavî cisimlerden farklı olarak ay-altı âlemdeki varlıkların özünü oluşturan şey, varlığa geldikleri anda onlara tümüyle bilfiil olarak verilmiş de- ğildir. Dolayısıyla ay-altı âlemdeki varlıklar özleri bakımından bilfiil değil, bilkuvvedir. Bunun içindir ki Fârâbî, ilk maddeye ilişkin olarak “tabiat”, “imkân” ve “isti’dât” tan söz derken onun salt kuvve haline işaret etmek ister. Çünkü salt kuvve anlamında ilk maddenin en önemli özelliği, semavî cisimlerin çeşitli işlevlerine bağlı olarak farklı suretleri alabilecek bir niteliğe sahip olmasıdır. (Kaya, 2008: )

Fârâbî “hem var olması hem de var olmaması mümkün varlık” diye tanımladığı zorunsuz varlığı “var olmaması mümkün olmayan” ile “var olması mümkün olmayan” şeklindeki iki uç arasında konumlandırır (Fârâbî, 1964: 56-57). Filozofun “var olmaması mümkün olmayan” ile zorunluyu, “var olması mümkün olmayan” ile de imkansızı kastettiği açıktır. İmkânsızın hiçbir şekilde varlık kazanması söz konusu olmadığı ve aslında “varlık”a sıfat kılınmak istenmesinin bile anlamsızlığı dikkate alındığında, geriye zorunlu varlık ile zorunsuz varlık kalmaktadır. (Kaya, 2008: ) Zorunsuz varlıklar ile Zorunlu Varlık yani Tanrı arasındaki ilişkiyi Fârâbî “sudûr teorisi” ile açıklamaya çalışır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...