Yakın Toplumsal İlişkilerde Düşmanlık

felsefe Nedir

Coser toplumsal ilişkilerde ortaya çıkan çatışmaların her zaman düşmanca nitelikler taşımadığını belirtir. Toplumsal yapıdaki ilişkilerin önemli bir bölümünde çatışma saldırganlığa dönüşmeden ortaya çıkabilir. Parsons’un kalıp değişkenlerinden hatırlanacağı gibi, özellikle modern toplumlarda katılımcıların tüm kişiliklerinin içerilmediği, genellikle işle ilgili olarak girdikleri belirlenmiş ilişkilerde çatışma genellikle düşmanca bir niteliğe dönüşmeden ortaya çıkar. Örneğin, bir kurumda çalışan iki kişi, kurum içinde yükselme ve terfi için yapılacak olan bir mesleki sınav için birbiri ile kıyasıya mücadele edebilirler. Ancak sınavdan sonra hiçbir şey olmamış gibi aynı kurumda çalışmaya devam edebilirler.

Öte yandan, Coser’a göre ilişkilerin yakınlık derecesi arttıkça çatışmanın yoğunluk derecesi de artacaktır, bu nedenle bağların çok daha yakın olduğu aile ve benzeri sıkı kaynaşmış ilişkilerde çatışmaların grubu koruyucu nitelikte ortaya çıkmasının çok daha zor olduğuna dikkat çeker. Bu durum, sıkı kaynaşmış ilişkilerde etkileşim frekansının yüksek olması ve bireylerin ilişkilere tüm kişilikleriyle katılmaları nedeniyle kişilerin, genellikle karşılarındakini kırma endişesiyle duygularını dile getirmekte zorlanmalarından, başka bir ifadeyle çatışmaktan kaçınmalarından kaynaklanır. Coser bu tür sıkı kaynaşmış ilişkilerin olduğu grupların çatışmayı bastırma eğilimlerine sahip olduklarını belirtir (Coser, 1956:152). Bu nedenle sıkı kaynaşmış gruplarda düşmanca duyguların birikmesi ve yoğunlaşması söz konusudur.

Ne var ki, yakın ilişkilerde duyguların bastırılarak çatışmaktan kaçınılması durumu sorunun çözümüne veya ilişkinin istikrarlı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlamaktan çok sorunun ertelenmesine ve olasılıkla sonraki bir dönemde çatışmanın, daha önce bastırılması nedeniyle, çok daha şiddetli ve belki de yıkıcı bir nitelikte ortaya çıkmasına zemin hazırlar (Coser, 1956: 152). Bu nedenle çatışmanın bastırılmasından çok ortaya çıkmasına izin verilmesi ilişkilerin istikrarı ve yapının korunması açısından önemli bir avantaj sağlayacaktır.

Coser yakın toplumsal ilişkilerde hoşnutsuzlukların dile getirilmesinin ilişkilerin sürdürülmesini sağlama ve grubun çözülmesini engelleme gibi bazı olumlu işlevlere sahip olduğunu öne sürer.

Coser bireylerin toplumsal ilişkilere kişiliklerinin bir bölümüyle katıldıkları toplumsal gruplarda ise çatışmanın yıkıcı olma ihtimalinin daha az olduğunu savunur. Çünkü bu tür gruplar çok sayıda çatışmayı daha az yoğunlukta deneyimlerler. Çoklu çatışmalarda grup üyelerinin enerjisi, pek çok yöne seferber olduğundan grup yapısını bozacak tek bir çatışma üzerinde yoğunlaşmaz. Başka bir ifadeyle, Coser’a göre çatışmaların çokluğu (multiplicity) yoğunluklarıyla ters orantılıdır (Coser, 1956: 153).

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*