Varoluşçuluk Anlayışı ve Yaşamın Enerjisi Teorisi

felsefe Nedir

Gasset’in felsefesi hayat hakkındadır.

O dünyayı soğukkanlı ve müstakil tarzda analiz etmekle ilgilenmez. Bunun yerine felsefenin yaşamla nasıl yaratıcı bir biçimde iç içe geçebileceğini incelemek ister.

Ortega, aklın pasif değil aktif bir şey -içinde bulunduğumuz koşulların üstesinden gelmemize ve yaşamlarımızı daha iyiye doğru geliştirmemize olanak sağlayan bir şey- olduğuna inanır. 1914’te yayımlanan “Don Kişot Üzerine Düşünceler”inde Ortega, şöyle der: “Ben; kendim ve koşullarımdan ibaretim.” Descartes, kendimizi düşünen varlıklar olarak tasavvur etmemizin mümkün olduğunu, ancak buna rağmen kendi bedenlerimizin de içinde bulunduğu harici dünyanın varlığından kuşku duyabileceğimizi söyler. Ama Ortega kendimizi dünyadan ayrı görmemizin hiçbir şey ifade etmediğini belirtir. Eğer kendimiz hakkında ciddi olarak düşünmek istiyorsak her zaman belirli koşullar -genellikle baskıcı ve sınırlayıcı koşullar- içinde bulunduğumuzu görmek zorundayızdır. Bu sınırlamalar sadece fiziksel çevremizden değil önyargılarımızı da kapsayan düşüncelerimiz ve alışkanlıklarımızla şekillenmiş davranışlarımızdan da kaynaklanmaktadır.

Pek çok insan kendi koşullarının doğası üzerine düşünmeden yaşıyorlarsa da Ortega filozofların sadece koşullarını daha iyi anlamak için uğraşmaları değil aktif biçimde onları değiştirmenin yollarını aramaları gerektiğini söyler. Aslında bir filozofun görevinin inançlarımızın altında yatan varsayımları bulup çıkarmak olduğunu öne sürer.

Dünyayı dönüştürmek ve kendi varoluşumuza yaratıcı biçimde bağlanmak için der Ortega, yaşamlarımıza yeni bir gözle bakmalıyız. Bu da yalnızca dışsal koşullarımıza değil, inançlarımızı ve ön yargılarımızı yeniden gözden geçirecek şekilde kendi içimize de bakmak demektir. Yalnızca bunu yaparsak kendimizi yeni olasılıklar yaratmaya adayabiliriz. Bununla birlikte dünyayı değiştirebilmemizin de bir sınırı vardır. Alışkanlık haline gelmiş düşünmemiz derinlere işlemiştir ve biz kendimizi yeni olasılıklar ve yeni gelecekler hayal edecek kadar özgür görsek de dışsal koşullarımız bu olasılıkları görme yollarında duruyor olabilir. Hayal ettiğimiz gelecekler her zaman, kendimizi içinde bulduğumuz koşulların gerçekliğine çarpacaktır. İşte bu nedenle Ortega yaşamı gelecekle çatışmalar dizisi olarak görür.

Ortega’nın düşüncesi hem kişisel hem siyasi düzeyde zorlayıcıdır. Her değişim girişiminin zorlayıcı olacağını ve her zaman başarılı olunamasa da sınırlayıcı koşullara karşı çıkmak gibi bir görevimiz olduğunu hatırlatır. Kitlelerin Ayaklanması’nda demokrasinin kendi içinde çoğunluğun tahakkümü tehdidini barındırdığını ve çoğunluğun yasalarıyla yaşamanın —”başka herkes gibi” yaşamak— kişisel bir vizyon ya da ah-lak düsturu olmaksızın yaşamak olduğu konusunda uyarılarda bulunur. Kendi yaşamlarımızla yaratıcı olarak ilgilenmiyorsak zaten yaşıyor sayılmayız. Ortega için aklın dirimsel öneminin nedeni de budur; akıl yaşam enerjisini içinde taşır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*