Üyelerin Yöntemleri: “Belgeleme Yöntemi” Nedir?

felsefe Nedir

Garfinkel toplumun üyelerinin etkinliklerini kendi kendilerine üretmelerinin ve örgütlemelerinin metodik bir başarı olduğunu düşünür ve bu metodu inceler.

Gündelik yaşamda yaşadığımız olaylar bize anlamlı gelir, etnometodolojiye göre bunun nedeni, bu olayları anında diğer aktörlere de anlaşılır gelecek bir şekilde üretmemiz ve algılamamızdır (Cuff vd. 1989:159).

Örneğin bir soru sorduğumuzda diğer insanlar, yani toplumun diğer üyeleri bunun bir soru olduğunu anlar, iki kişi kavga ederken diğer üyeler bu davranışın kavga olduğunu anlar.

Bunun nedeni soru soran ya da kavga eden insanların bu etkinlikleri diğer aktörlerin sorunsuz olarak anlayacağı şekilde yapmalarıdır. Bir soruyu veya kavgayı tanır ve anlarken, toplumsal dünyamızı diğer aktörlerle ortak olarak bildiğimiz bir dünya olarak yeniden üretiriz; gündelik olayları rutin, sorunsuz, tanıdık olaylar olarak kurgularız. Böylece etrafımızdaki olaylara anlam verirken kullandığımız yöntem sayesinde ortak bir toplumsal dünya yaratmış oluruz (Cuff vd. 1989:160).

Garfinkel’e göre üyeler toplumsal dünyayı kurgularken üyelerin yöntemleri adı verilen birtakım yöntemleri kullanırlar. Bu yöntemler verili kabul edilen, sorgulanmayan, analiz edilmeyen, örtük yöntemlerdir ve etnometodolojinin görevi de bu yöntemleri betimlemektir (Cuff vd. 1989:160). Garfinkel, Etnometodolojide Çalışmalar adlı kitabında bu yöntemlerden bazılarını nitelemektedir. Şimdi bu yöntemlerden biri olan “belgeleme yöntemi” üzerinde biraz duralım.

Etnometodolojide Çalışmalar adlı kitabında üyelerin anlam yaratmak için kullandığı yöntemlerden bazılarını niteleyen Garfinkel’e göre üyelerin toplumsal dünyayı anlamlandırmak ve açıklamak için kullandıkları yöntemlerden biri belgeleme yöntemidir. Bu yöntem, “mevcut bir görünümü, altta yatan kalıbın ‘belgesi’ ya da ‘işareti’ olarak görmeyi” içerir (Garfinkel, 1967:78).

Bir başka şekilde tanımlayacak olursak belgeleme yöntemi “bir durum ya da bağlamın özelliklerinden bazılarının seçilip belirli bir şekilde tanımlanarak ilgili durumun ya da bağlamın altında yatan bir kalıbın kanıtı olarak kabul edilmesi ve sonra bu sürecin tersine çevrilerek kalıbın özelliklerinin kalıbın varlığı olarak kullanılmasıdır” (Haralambos ve Holborn, 1995:899).

Daha açık bir ifadeyle insanlar gündelik yaşamlarında karşılaştıkları hareket, söz ve bilgilerin belirli özelliklerini ayıklayıp bu özellikleri altta yatan bir kalıbın kanıtı olarak görürler, yani bu kalıpları kendi bireysel belgelerinden yola çıkarak elde ederler, daha sonra ise bu özellikleri bu kalıp hakkındaki bilgilerine dayanarak yorumlarlar. Bu durumda bir yandan altta yatan bu kalıp kendi belgelerine dayanılarak oluşturulmakta, diğer yandan da bu belgeler, altta yatan bu kalıp hakkında bilinenlere göre yorumlanmaktadır.

Belgeleme yönteminde herhangi bir durum ya da bağlam içindeki çok sayıda özelliğin belirli yönleri seçilir, bunlar belirli bir şekilde tanımlanır ve temeldeki kalıbın kanıtı olarak görülür, daha sonra bu süreç tersine çevrilir ve temelde bulunan kalıbın belirli özellikleri, kalıbın varlığının kanıtı olarak kullanılır.

ÖRNEK: Bir komşunun iyi bir komşu olup olmadığı hakkında nasıl yorum yaparız? İyi bir komşu deyince nasıl bir komşudan bahsettiğimizi düşünürüz? İyi bir komşunun özellikleri ile ilgili sağduyu bilgisine dayalı bir teorimiz olabilir. Örneğin komşumuz gürültü yapmayan, kendi komşularına yardımcı olan biri ise, bu özellikleri nedeniyle bu kişinin iyi bir komşu olduğunu düşünebiliriz. Böylece bazı özelliklere dayanarak bir kalıp yaratmış oluruz. Daha sonra yeni bir komşumuz olduğunda, yeni komşumuzu bu kalıba göre değerlendirir ve iyi bir komşu olup olmadığı hakkında bir yorum yaparız. Böylece kalıbı yaratmak için kullandığımız özellikler ve kalıbın kendisi karşılıklı olarak birbirlerini güçlendirmiş olur.

Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi bireyler önce bazı özellikleri altta yatan belirli kalıpların belgesi, yani kanıtı olarak görür, daha sonra gündelik yaşamda karşılaştıkları herhangi bir durumu anlamlandırmak için bu genel kalıpları kullanırlar. Kalıbın örneği kalıbın bir yansıması olarak kalıp da örneğin bir yansıması olarak görüldüğü için belgeleme yöntemi “refleksif ” (reflexive) olarak görülebilir. Garfinkel’e göre bu refleksivite, toplum üyelerinin, çevrelerinde olup biten her şeyi belirli bir düzen veya gerçeklik anlayışı geliştirecek şekilde yorumladığını göstermektedir (Haralambos ve Holborn, 1995:900).

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*