Tolman’a Göre Beklenti Nedir?

felsefe Nedir

Tolman’a göre öğrenme, çevreyi keşfetme sürecidir. Organizma, araştırma yoluyla belli bazı olayların, belli başka olaylara yol açtığını ya da bir işaretin başka bir işarete götürdüğünü keşfeder ve bunları kullanarak amacına ulaşır.

Organizmanın bu şekilde amaçların ulaşmak için çevre hakkında bilgi edinmektedir. Bu bilgi edinme, iki ya da daha fazla uyarıcı ve olaylar arasında ilişkiler şeklinde olabilir. Örneğin, bir uyarıcı (U1) başka bir uyarıcı (U2) ile ilişkilendirilebilir (klasik koşullanma süreci). Her sabah derse giden bir öğrenci saat tam sekizde (U1) öğretmenin (U2) sınıfa girdiğini görüyor. Bu öğrenci bundan sonra saat sekiz olduğunda öğretmenin sınıfa gireceği beklentisi geliştirecektir. Geliştirdiği bu beklenti onun davranışlarını da etkileyecektir (Derse geç kalmamaya çalışmak gibi). Bir diğer bilgi edinme yolu da bir uyarıcıya (U1) verilen tepki (T) sonucunda başka bir uyarıcı durumun (U2) ortaya çıkması şeklindeki (araçsal/edimsel koşullanma süreci) ilişkilendirmelerdir. Örneğin; sınav (U1) olacağını bilen ve sınava hazırlanan (T) bir öğrenci, sınavdan yüksek not (U2) alır. Bundan sonra bu öğrenci, sınavlara çalışırsa yüksek not alacağı beklentisi içinde olacaktır.

Yaşantı geçirmeden önceki ilk geçici beklentilere “denence” denir. Denenceler yaşantılarla ya doğrulanır ya doğrulanmaz. Denenceler doğrulanırsa beklentiler devam eder, doğrulanmazsa terk edilir. Hoşlandığı kıza “günaydın” diyen bir genç, onun da karşılık vereceği beklentisiyle (denence) hareket etmiş olabilir. Beklentisi karşılanırsa bir sonraki sefer de “günaydın” deyince kızdan karşılık alacağı yönünde beklentisi devam eder (ve bu yönde davranır). Aksi hâlde, bu beklentiyi terk eder (Ancak, Tolman’a göre amaca ulaşmak için alternatif davranışları araştırmayı sürdürür.).

Tolman, sürekli doğrulanan beklentilerin zamanla “inançlara” dönüşeceğini söyler. Böylece birey, belli bir yolu izleyerek belli bir sonuca ulaşacağına inanmaya başlar.

Yukarıda çevresel bilgi edinmek için organizma, belli uyarıcı durumlara (U1) karşı belli beklentiler (Yukarıdaki örneklerde U2’ler) geliştirir. Sonraki sefer bu uyarıcı durumla karşılaşınca geliştirilen beklentiler organizmayı o doğrultuda harekete geçirir.

Diğer deyişle uyarıcılar, beklentileri tetikleyen işaretler hâlini alır. Organizma bu işaretleri kullanarak amacına ulaşır. Bundan dolayı Tolman’a bir U-T kuramcısı değil, U-U kuramcısı denmektedir.

Tolman, öğrenme için güdülenmeyi gerekli görmez. Ancak güdülenme, organizmanın dikkat süreçlerini etkileyerek hangi uyarıcılara yöneleceğini etkiler. Dikkat edilen uyarıcılar organizmanın algı süreçlerine dâhil olur (Örneğin, aç birinin dikkatini sürekli yiyeceklerin çekmesi gibi). Dolayısıyla Tolman’ın kuramında güdülenme, öğrenmeyi etkilemese de öğrenmeye dâhil olacak uyarıcıları belirlemesi yönüyle önemlidir. Bu nedenle güdülenmeye “algısal vurgulayıcı” adını vermiştir.

Tolman’a göre organizmalar pek çok uyarıcının bulunduğu çevrelerde yaşarlar ve içinde bulundukları çevreyi keşfederken pek çok U-T ve U-T-U bağları kazanırlar. Ancak kazanılan bu bilgiler birbirinden bağımsız, kopuk kopuk bilgiler değildir. Tümü içinde bulunulan çevreyle ilgili, birbiriyle ilişkilendirilmiş ve iyi organize edilmiş bir şekilde depolanır. Tolman, organizmanın iyi organize edilmiş bu bilgi türüne “bilişsel harita” adını vermektedir.

Bilişsel haritaların oluşmasında yukarıda ifade edilen beklenti oluşturma süreci etkilidir. Organizmanın zihninde algılanan uyarıcılar anlamlandırılır, karşılaştırılır ve çevrenin geçici, denemelik bir haritası oluşturulur. Bu haritalar organizmayı amaca ulaştıracağı düşünülen yolları, yapıları ve ilişkileri içerir. Organizma bu haritaları kullanarak kendisini “en az çaba” ile amaca ulaştıracak yolu seçer ve kullanır.

Tolman’ın “en az çaba ilkesi” ile Hull’un “alışkanlıklar hiyerarşisi” önermesi aynı süreci ifade etmektedir.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM PSİKOLOJİSİ, Yrd. Doç. Dr. Muhammed ÇİFTÇİ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*