Siyaset Felsefesinin Temel Kavramları Nelerdir?

felsefe Nedir

Birey: Bir toplumu oluşturan ve toplumun bir üyesi olan insandır. Kendisini başkalarından ayıran, kendisine özgü bir kimliği olan her tek toplumsal insandır. Bir toplumu oluşturan ve toplumun bir üyesi olan, belirli nitelikleri bulunan insandır. Kendisini başka insanlardan ayıran, kendisine ait bir kimliği bulunan bir varlıktır.

Toplum: Temel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için bir araya gelen, birbirleriyle ilişki kuran, ortak bir kültürü paylaşan, aynı toprak parçası üzerinde yaşayan insan topluluğudur. Bireylerden oluşan ve kendisine özgü bir yapısı bulunan, aralarında sosyal ilişki ile ortak bir kültürü ve sürekliliği bulunan insan topluluğudur. Temel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bir araya gelen ortak bir kültürü paylaşan, belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insan topluluğudur.

Sivil toplum: Devlet kurumlarının dışında kendini yönlendirebilen, hak ve özgürlüklerini savunabilen özgür ve özerk vatandaşlardan oluşan topluluklardır. Devlet otoritesi ve kurumları dışında kendini yönlendirebilen, hak ve özgürlüklerini savunabilen özgür ve özerk vatandaşlardan oluşan toplumdur.

Devlet: Siyasi sınırları tespit edilmiş belirli bir toprak parçası üzerinde egemenliğe sahip en büyük siyasi kurumdur (örgütlenmedir). Kendini oluşturan insan topluluğu üzerinde denetim ve yaptırıma sahiptir. Bir yurt üzerinde yaşayan ortak bir kültür yaratmış olan insanların oluşturduğu hukuksal ve siyasal otoritedir. Siyasi sınırları tespit edilmiş belli bir toprak parçası üzerinde egemenliğe sahip en büyük siyasi kurumdur.

İktidar: Bir toplumda halkı yönetme gücüne sahip olan kişi ya da kişilerdir. Yönetme gücünü elinde bulundurma demektir.

Yönetim: İktidarı elinde bulunduran kişi ya da grupların toplumu idare etmesidir. Bir örgütün ya da bir kurumun belirlenen ilke ve amaçlar doğrultusunda işletilmesidir. İktidarı elinde bulunduran kişi ya da grupların toplumu idare etmesidir.

Meşruiyet: İktidarı elinde bulunduranların, yönetme gücünü yasalara uygun olarak sürdürmeleridir. Bir eylemin yazılı yasaya, hukuka uygunluğudur. Egemenliğin haklı nedenlere dayalı olarak kullanılmasını ifade eder.Bir toplumda meşruiyet ya sosyal haklılığa ya da yasalara dayalı olarak kullanılabilir.

Egemenlik: Devletin, iktidar gücünü hiçbir iç veya dış baskı olmadan kullanmasıdır. Yönetme gücünün kaynağı yönetme yetkisini elinde bulundurmanın nedenidir.

Hak: Bireyin başka bireylerden veya kurumlardan isteyebileceği, talepte bulunabileceği her şeydir. Kullanma ve isteme yetkisine sahip olduğumuz şeylerdir. Bireyin başka bireylerden ya da kurumlardan isteyebileceği, talepte bulunabileceği her şeydir.

Hukuk: Gerek bireyler arası ilişkileri gerekse bireyin devlet ile olan ilişkilerini düzenleyen, yaptırım gücünü devletten alan yazılı kurallar ve yasalar sistemidir. Devlet-birey ve birey-birey ilişkilerini düzenleyen yazılı normlar bütünüdür. Bir toplumu oluşturan bireylerin, gerek kendi aralarındaki gerekse devlet ile olan ilişkilerini düzer.

Yasa: Bireylerin toplum içindeki davranışlarını düzenleyen, buyruk niteliği taşıyan yazılı hukuk kurallarıdır. Hukuku meydana getiren zorlayıcı olan ve yaptırımları bulunan yazılı normların her biridir. Bireylerin toplum içindeki eylem ve davranışlarını düzenleyen, buyruk niteliği taşıyan yazılı hukuk kurallarıdır.

Adalet: Herkese hak ettiğini vermektir. En genel anlamda “ herkese hak ettiğini vermek” tir.

Demokrasi: İnsan hak ve özgürlüklerinin anayasa ile güvence altına alındığı; katılıma, çoğulculuğa ve hukukun üstünlüğüne dayalı yönetim anlayışıdır.

İnsan Hakları: İnsanın doğuştan sahip olduğu dokunulamaz, vazgeçilemez haklarıdır. İnsanı insan olarak herhangi bir şarta veya statüye bağlı olmadan doğuştan sahip olduğu dokunulamaz, vazgeçilemez, üstün nitelikli ahlaki değerlerdir.

Laiklik: Din işlerini devlet işlerinin dışında tutan yönetim anlayışıdır. Devletin bütün dinlere eşit mesafede olması ve inanç hürriyetinin güvence altına alınmasıdır. Din işlerini devlet işlerinin dışında tutan yönetim anlayışıdır. Devletin bütün dinlere eşit uzaklıkta olmasını ve böylece inanç hürriyetinin güvence altına alınmasını sağlar.

Bürokrasi: Devletin, yasalarla belirlenmiş görevlerini yerine getiren memurların oluşturduğu hiyerarşik (kademeli) yapılanmadır. Kamu alanında çalışan aşamalı(hiyerarşik) bir düzen içinde örgütlenmiş olan memurlar topluluğudur.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*