Felsefe.Gen.TR

Şans diye bir şey var mı? Bazı insanlar diğerlerine göre daha mı ‘şanslı’?

Şans diye bir şey var mı? Bazı insanlar diğerlerine göre daha mı ‘şanslı’?

Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Neil Levy’nin* “Explainer: does luck exist?” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Bazı insanlar doğuştan şanslı görünürler. Bu insanların dokundukları her şey adeta altına dönüşür. Bazı insanların ise talihsizlik asla peşini bırakmaz.

Şanslı ya da şanssız olabilecekler sadece insanlar değil, tek tek eylemler de olabilir. Örneğin futbolda rakip kaleye doğru gönderilen bir top direkten döndüğünde, yorumcular genellikle şutu atan oyuncunun ‘şanssız’ olduğunu söylerler.

Bazen de bir eylemin şans sonucu gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılır. Mesela bir bilardo vuruşunun ‘şanslı’ bir vuruş olduğunu söyleyebiliriz. Vuruşu yapan oyuncu ise bize “Şans değil, beceri!” yanıtını verebilir.

Bahsi geçen konulardaki cümlelerden herhangi birisi size mantıklı geliyor mu? Gerçekten de ‘şans’ diye bir şeyin varlığından bahsedebilir miyiz? Bazı insanlar, tıpkı bazı insanların yüzme konusunda diğerlerinden daha iyi olduğu gibi, diğer insanlardan daha fazla mı şansa sahiptir?

zar, zarlar, şans, şanslı

Ben şans hakkında konuşmanın mantıklı bir yolunun bulunabileceğini düşünüyorum. Ama ortada ‘şans’ diye görülür bir şey yok. Şans, kütlesi olan bir şey, bir cisim değil. Aksine, şans hakkında konuşmak, işlerin nasıl daha yolunda gidebileceği hakkında konuşmakla eş değerli.

Bu görüş, insanların gerçekten şanslı olduklarını söyleyemeyeceğimizi ima eder. Buna göre hiç kimse, şansa sahip değildir. ‘Şanslı’ olarak sıfatlanan kişiler, sadece başlarına şanslı olaylar gelmesi beklenen insanlardır.

Bazen şansın ancak kuantum mekaniğinin belirli bir yorumu doğruysa yani nedensellik ilkesi, “deterministik” değilse var olduğu öne sürülmüştür.

Eğer fiziksel determinizm doğruysa o zaman meydana gelen her olay, evren ve evrenin yasaları hakkında yeterince bilgi sahibi olan herkes tarafından (prensipte) tamamen tahmin edilebilir olur.

İndeterministik fizik doğruysa o zaman böyle bir öngörülebilirlik mümkün değildir. Ne kadar bilirlerse bilsinler, hiç kimse, meydana gelecek olan her olayı prensipte dahi olsa tahmin edemez.

Kuantum mekaniğinin hangi yorumunun doğru olduğunu bilmiyorum; fakat bazı şeylerin şanslı şeyler olup olmadıklarına karar vermek için bu tartışmayı çözmemiz bana pek olası görünmüyor.

Bana, yıldırım isabet eden bir kişinin (isterseniz havanın açık olduğu bir günde olsun) şanssız olduğu ve lotoyu kazanan kişinin ise şanslı olduğu gayet açık geliyor.

İşte şanstan anladığım şey bu.

Bence bir kişi için bir şey şanslılık (ya da şanssızlık) anlamına geliyorsa şu iki şeyin de doğru olması gerekir: O şey (bir şekilde) kişi için önemlidir ve kolayca gerçekleşemeyecek bir şeydir. Buradaki ikinci koşulun açıklanmaya ihtiyacı var.

Bir olayın kolayca ortaya çıkamayacağını söylemek, benzer olayların önceki zamanlarda nasıl ortaya çıktığı göz önüne alınarak bu olayın da ortaya çıkmasının pek beklenmediğini söylemektir. Bunu olayın tekrarı açısından da düşünebiliriz.

bilardo, snooker, bilardo topu

Örneğin bilardo masasını tekrar kurar ve oyuncunun vuruşu tekrar etmesini istersek, vuruşun şans eseri mi yoksa beceri ürünü mü olduğunu keşfedebiliriz. Bunu birkaç kez daha yapmamız gerekir: Belki üst üste iki kez şanslı olabilirsiniz; ancak art arda on kez şanslı olmanız pek de olası değildir.

Oyuncu her seferinde aşağı yukarı aynı başarılı vuruşu yaparsa kabul etmek zorunda kalırız ki bu artık şans değil, yetenektir. Ama oyuncu aynı başarılı vuruşu tekrar yapamazsa ilk vuruşta şanslı olduğunu düşünebiliriz.

Aynı şekilde, birisine yıldırım çarpması şanssızlıktır; zira eğer tekrar benzer koşullar yaşansaydı o kişiye (muhtemelen) tekrar yıldırım çarpmazdı. Öte yandan, bir yerde yıldırım çarpması çok yaygın görülüyorsa ve birine yıldırım çarparsa o zaman o kişiye şanssız diyemeyiz.

Bu durumda, şanslı ya da şanssız insan yok demektir. En azından başlarına talihli olaylar gelme özelliğine sahip birilerinin var olması mümkün değildir.

Bir şeyi gerçekleştirmek için şanslı olup olmadığım, bu tür şeyleri yapmakta ne kadar yetenekli olduğumla ilgilidir. Eğer bunu yapmakta gerçekten de iyiysem, o zaman başarıya ulaşmak konusunda, kötü olduğum konudan daha şanssızım demektir.

Yani, kabaca, birinin başına bir şey ne kadar sıklıkla gelirse o konuda o kadar az şans söz konusudur.

Elbette biri iki kez şanslı veya şanssız olabilir, yıldırım iki kez aynı insana çarpabilir; ancak iki veya daha fazla kez şanslı olan kişi, şanslı bir kişi değildir. Onun geçmişte şans eseri yaşadığı şeyler, bize gelecekte onun için yine şans beklememiz açısından herhangi bir neden sunmaz.

Lütfen bakın, sizce aşağıdaki videoda gösterilen bilardo vuruşu, şans mı yoksa yetenek işi mi?

Birinin şanslı veya şanssız olduğunu söylemenin bir yolu var.

Bir olayı, aşağı yukarı aynı koşullar göz önüne alındığında, olmasını beklediğimiz olayla karşılaştırmak yerine bir kişinin koşullarını veya özelliklerini bir grup için istatistiksel olarak normal olanla karşılaştırabiliriz. Bu tür bir ölçütü kullanarak, ağır özürlü doğan birinin şanssız, zengin doğan birinin ise şanslı olduğunu söyleyebiliriz.

Bu tür bir karşılaştırma için ilgili grup hangisidir peki?

Burada tek bir doğru cevap olduğunu düşünmüyorum. Bu, bağlam’a ve amaçlarımıza bağlı olacaktır. Bazı amaçlar için daha dar bir grup söz konusu olabilirken bazıları için daha geniş bir grup söz konusu olabilir. Bu, aynı kişinin hem şanslı hem de şanssız olduğunun söylenebileceği anlamına gelir.

Kendi hatası olmadan işini kaybeden çağdaş bir Avustralyalıyı düşünün. Onu diğer çağdaş Avustralyalılarla karşılaştırarak onun şanssız olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu kişi bir bütün olarak insanlığa kıyasla, karnını doyurup barınma ihtiyacını da giderebiliyorsa pek de şanssız değildir.

Aynı tür bağlam duyarlılığı ve görecelik, olaylardaki şansın da karakteristiğidir.

Aynı olay bir kişi için şans ve şanssızlık olabilir. Örneğin saat 14.00’te havalanacak olan uçağını kaçıran birini düşünün. Bu kişi az önceki uçuşu kaçırdığı için 15.00’teki sefere bir bilet alıyor ve uçağa biniyor. Bindiği uçak kalkıştan hemen sonra arızalanarak düşüyor. Eğer zamanında gelseydi daha önceki uçuşla kazasız biçimde ulaşımını tamamlayacaktı. Fakat o bir uçak kazasına karıştı. Bunun için bu kişi, şanssızdır. Ancak kaza sonucunda hayatta kalan tek kişi o ise, diğer herkesin öldüğü düşünülürse, kişiye şanslı da diyebiliriz.

Bu yüzden kendimizi, üç kaburgası ve bir bacağı kırılmış olan birinin ‘şanslı bir insan’ olduğunu söylerken bulmamız hiç de zor değildir.

 


 

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer Yıldırım
Kaynak: Explainer: does luck exist? 4 Mayıs 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi; Neil Levy

* Neil Levy, Oxford Üniversitesinde araştırma görevlisidir. Uzmanlık alanı, uygulamalı etik’tir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri...