Feminist Olmayan Bir Feminizm Ne Demektir? Dişil Yazı Ne Demektir?

Cixous için yazınsal alan sıradüzenli olmayan bir niteliğe sahiptir ve çifte cinsiyetin gösterilmesi bakımından özel bir alandır.

Bu tür bir yazına örnek olarak James Joyce, Kleist, Hoffmann, Edgar Allan Poe, Genet, Shakespeare, Freud gibi yazarların ismini anar Cixous. Bu tür yazarlar, temel, yerleşik kategorilerin altını oyan metinler üretirler. Onlara dayanarak öznellik, metinsellik ve cinsel fark gibi konularda düşünceler geliştirir. Özellikle sabit ve durağan öznelik kavramını kabul edilemez bulan Cixous, bunu aşındırmaya ve bozmaya yönelik yazma biçimlerini önemser.Onun hayran olduğu yazar bu bakımdan Poe’dur.

Daha özel anlamda ise Cixous, hem çift cinsiyetliliği dillendirecek olan, hem de kadının dişil konumu ifade edecek yazı biçiminin üretilmesine yönelir. Bu noktada Cixous, kadının bedeniyle olan ilişkisinin kültürel olarak önceden belirlenmiş olduğu tezinden hareket eder, bu nedenle yazı, kültürel olanı yeniden biçimlendirme potansiyeli taşıdığından kadın için önemlidir fikrini savunur. Yazma edimi, kadının belirleyici edimi olmalıdır, ancak bu dişil bir yazma edimidir. Bu yazı pratiği çoksesli olmasının yanı sıra farklı özneler yaratmaktan da geri durmaz. Ama temelde dişil yazının indirgenebilir bir tanımı söz konusu olamaz Cixous’a göre. Yalnızca şu söylenebilir: Dişil yazı fazlasıyla sese benzer ya da sese yakındır. Yani, konuşma etkinliğine benzemesi, dişil yazının karakteristiğidir. Burada ses ya da konuşma, bilinçdışına yakınlığı noktasında önemsenir.

Cixous, kadının, konuşmada sınırları zorladığını, yazıda ise dönüşmeye olanak sağlayan bir uzam elde ettiğini belirtir. Dişillik ve yazı arasında kurulan buradaki ilişki, dil ve beden arasındaki yakın ilişkiye yönelik ilgiye bağlıdır ve bu ilgi de Cixous’u bilinçdışı sorununa getirir. Bu noktada Cixous, öznel özerklik ile bilinç denetimi türünden yanılsamalara karşı durmaya çalışır.

Cixous’un kendisi de kuramsal çalışmalarının yanı sıra etkileyici, edebi yazınsal metinler de üretmiştir. Bu kurmaca metinler edebiyat alanı genişletmiş niteliktedir. Kendi öne sürdüğü türde çokseslilik, durağansızlık, belirsizlik, çizgisel olmayan zamansallık ögeleri bizzat kendi anlatılarında uygulanmıştır. Ayrıca öznellik, dilin bedenselliği, dişillik, başkası gibi konularda bu metinlerde işlenir. Geliştirdiği kuramsal önermelerine uygun bir kadın yazar da söz konusudur; Clarice Lispector.

Cixous’un girişimi, yazıya siyasal bir stratejiye bağlı olarak yönelme hedefini taşımaktadır. Bunun biyografik bir kaynağı da söz konusudur, zira hem kadın hem de Yahudi olarak Cixous çifte dışlanma pratiklerine maruz kalmıştır. Bu anlamda psikanalitik kuramlardan yararlanarak kadına yönelik uygulamayı açık kılmaya çalışan bir tür politik psikanaliz grubuyla (Psychoanalyse et Politique) ilişkili olmuştur. Burada temel amaç patriyarkanın bilinçdışı yapılarıyla mücadele edebilmektir. Daha derinde ve görünmez olan, sürekli bastırılan ve yok sayılan yapılardır bunlar. Asıl olan ve önemli olan bu yapılara karşı sürekli bir dönüştürme çabasında olmaktır. Bu topluluk ya da grup genelde feminist olarak tanımlanan grup ve çevrelerle de iyi geçinmez, aksine bu çevreleri eril iktidar yapılarından pay almak için uğraş veren gruplar olarak değerlendirir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*