Felsefe hakkında her şey…

Modern yaşamın çılgın temposu zaman algımıza zarar veriyor; ancak doğa, iyileşmemize yardımcı olabilir…

04.04.2024
84
Modern yaşamın çılgın temposu zaman algımıza zarar veriyor; ancak doğa, iyileşmemize yardımcı olabilir…

Günümüzün rekabetçi dünyasında zaman oldukça önemli bir unsur. Verimlilik ve dakiklik kavramları, çağdaş yaşam biçimlerini baş döndürücü, hatta karşı konulamaz bir hıza ulaştırdı. Saat yaşamın temposuna hükmetmeye başladıkça, zamanın kendisi de giderek daha hızlı akma eğiliminde. Bu durum özellikle saatlerin, günlerin ve hatta haftaların bir anda geçip gittiği büyük şehirler için daha da geçerli.

Gerçekten de giderek artan sayıda insan sürekli olarak zaman sıkıntısı çektiğini belirtiyor. 1 Bu tür “zaman kıtlığı” hissiyatı, zamanın insanlar tarafından hem kullanılış hem de algılanış biçiminden kaynaklanıyor. Uzun çalışma saatleri kaçınılmaz olarak insanların diğer faaliyetlere ayırabilecekleri zamanı kısıtlıyor; ancak gürültülü, hareketli ve kalabalık kent ortamında tempolu bir yaşam sürmek zihinsel olarak çok yorucu oluyor ve bu durum zamanı nasıl algıladığımızı da etkiliyor.

Yakın tarihli bir yayında, doğa deneyimlerinin, çağdaş kentsel yaşam biçimlerinin neden olduğu ve giderek yaygınlaşan zaman sıkıntısı duygusuna yönelik potansiyel bir çözüm önerisi sunuyor. 2 Bu, son derece öznel olan ve kendimizi kaptırdığımız deneyimler ve ortamlar tarafından şekillendirilen insani zaman algısının benzersiz doğasından kaynaklanıyor.

Zaman algısı

İnsanın zaman algısı üç ana boyuttan oluşur. Bunlardan biri zamansal ardışıklıktır. Bu, farklı olayların sırasını ve birbiriyle ilişkisini algılama biçimimizi ifade eder. Örneğin, bir elektrik düğmesine basmak ve ışığın yanması eş zamanlı olaylar gibi görünebilir; ancak biz bunların gerçekleşme sırasını algılama becerisine sahibizdir ve bu da etrafımızdaki dünyayı anlamlandırmamıza yardımcı olur.

Bir diğer boyut ise zamanın uzunluğunu, yani bir olayın süresini nasıl algıladığımızı ve değerlendirdiğimizi ifade eden süreç boyutudur. Örneğin vergi dairesinde geçirilen bir öğleden sonrası sonsuza kadar sürüyormuş gibi gelirken arkadaşlarla geçirilen aynı süre daha kısa ve çabucak geçiyormuş gibi gelebilir. “Sanki zaman durdu” ya da “eğlenirken zaman uçup gidiyor” gibi yargılar, zamanın uzunluğu konusundaki hassas algımızı yansıtır.

Üçüncü boyut zamansal perspektif olarak adlandırılır ve geçmişi, bugünü ve geleceği nasıl değerlendirdiğimizi anatır. İnsanlar zihinsel olarak “zaman yolculuğu” yapma ve geçmiş, şimdiki zaman ve geleceğin görünümlerine odaklanma konusunda benzersiz bir yeteneğe sahiptir. Çoğu insan ya geçmişe ya da geleceğe odaklanarak farklı perspektiflere doğal bir eğilim gösterir; ancak dengeli ve dinamik zaman perspektifini korumak psikolojik refahın bir işaretidir. 3

Bu boyutlar hep birlikte insanların zamanı anlamlandırmasına olanak sağlar. Ancak, bunları algılama şeklimiz kendi karakteristik özelliklerimizden, çevremizde olup bitenlerden ve belirli bir zaman diliminde yaptıklarımızdan büyük ölçüde etkilenebilir. Örneğin, çalışırken, trafikte sıkışıp kaldığımızda ya da kendimizi dişçi koltuğunda acı verici bir işlemden geçerken bulduğumuzda zaman algımız büyük ölçüde farklılaşır.

Buna karşılık, doğa deneyimleri zihinsel, fiziksel ve duygusal olarak iyileştirici olabilir ve bu da zaman algımızı etkiler.

Doğa deneyimleri insanın zaman algısını düzenlemeye nasıl yardımcı olur?

Psikolojik deneylerden elde edilen veriler, doğal çevrenin insanın zaman algısı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor.

Bunlardan biri geçen zaman algımızın genişlemesidir. Bir çalışmada, insanlara doğada ya da şehirde ne kadar süreyle yürüyüş yaptıkları sorulmuş ve insanların şehirden ziyade doğada yürürken geçirdikleri süreyi olduğundan fazlaymış gibi ifade etme eğiliminde oldukları görülmüştür. 4 Başka bir deyişle, zaman, şehir ortamlarına kıyasla doğada daha uzunmuş gibi algılanmıştır.

Doğa deneyimlerinin zaman algımızı etkilemesinin bir diğer yolu da bakış açımızda bir değişim yaratmaktır. Yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar ya iç mekanda ya da dış mekanda kısa bir süreliğine sessizlik deneyimi yaşamış ve daha sonra bu deneyimin geçmişe, şimdiye ve geleceğe dönük zamansal yönelimlerini nasıl etkilediği sorulmuştur. 5 Doğal ortamı deneyimleyen kişiler, şimdiki zamana daha fazla, geçmişe ise daha az odaklandıklarını belirtmişlerdir.

Farklı birçok çalışma da doğa deneyimlerinin zamana bakış açımızı değiştirmemize yardımcı olabileceğine ve şimdiki ana daha olumlu bir bakış açısı getireceğine dair benzer kanıtlar sunmuştur.

Doğa deneyimlerinin çeşitli fiziksel ve zihinsel faydaları olduğuna dair çok sayıda kanıt olsa da bu tür deneyimlerin insanların zamanla olan ilişkilerini iyileştirmelerine yardımcı olabileceği fikri yenidir ve doğanın insanların esenliği için önemine dair benzersiz bir bakış açısı sunmaktadır.

Doğanın insanın zaman algısına nasıl katkıda bulunduğuna ilişkin anlayışımızı daha da geliştirmek, şehirleri ve diğer kent ortamlarını daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir biçimde tasarlamamıza yardımcı olabilir.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Ricardo Correia’nın “The frantic pace of modern life is damaging our sense of time, but nature can help us heal – new study” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

  1. Rudd, M., (2019). Feeling short on time: trends, consequences, and possible remedies. Current Opinion in Psychology, 26 (-), s. 5-10. https://doi.org/10.1016/j.copsyc.2018.04.007
  2. Correia, R.A., (2024). Acknowledging and understanding the contributions of nature to human sense of time. People and Nature, 6 (2), s. 358-366. https://doi.org/10.1002/pan3.10601
  3. Cunningham, K.F., Zhang, J.W., Howell, R.T., (2014). Time Perspectives and Subjective Well-Being: A Dual-Pathway Framework. Time Perspective Theory; Review, Research and Application, s. 403-415. https://link.springer.com/chapter/10.1007/978-3-319-07368-2_26
  4. Davydenko, M., (2017). Time grows on trees: The effect of nature settings on time perception. Journal of Environmental Psychology, 54 (-), s. 20-26. https://doi.org/10.1016/j.jenvp.2017.09.003
  5. Pfeifer, E., Fiedler, H., Wittman, M., (2020). Increased relaxation and present orientation after a period of silence in a natural surrounding. Nordic Journal of Music Therapy, 29 (1), s. 75-92. https://doi.org/10.1080/08098131.2019.1642374
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...