Çocuklarda İletişim ve Dil Gelişimi

felsefe Nedir

Aile dışında olan birine göre, bir bebeğin ağlamaları aynı ses gibi gelebilir. Fakat bebeğin ebeveyni ağlama seslerini ayırt eder ve şunu söyler: Yemek için ağlıyor ya da canı acıdığı için ağlıyor vb. Ağlamanın farklı özellikleri, modelleri ve şiddeti; siniri, uykusuzluğu ya da açlığı işaret eder. 6 hafta – 3 ay arasındaki bebekler mutluyken gülmeye ve ses çıkarmaya başlarlar. Çağıltı gibi sesler ve “ah” gibi sesler çıkarırlar.

Anlaşılmaz sözler söyleme, “ma-ma-ma-ma” gibi sesli-sessiz harflerin birleşip tekrarlanması 6–10. aylar arasında ansızın oluşur ve bu birleştirmeler sık sık bir bebeğin ilk sözcüğüne benzetilir. Erken anlaşılmaz sözler söyleme gerçek dil değildir. Çünkü bu seslerin bebek için bir anlamı yoktur. Ancak erken konuşmaya öncülük ederek daha çok sözcüğe benzer olmaya başlar. Bu durum bebekler arasında farklılık gösterir. Sözcük bebekleri, sözcükleri daha erken anlar görünürler ve anlaşılmaz sözcüklerinden anlaşılır sözcük sesleri üretirler. Oysa seslem bebekleri cümle benzeri modeller içinde sözcük çıkarırlar. Bu sesleri birleştirerek sözcüklerinin içine yerleştirmeye yatkın değildirler.

Başlangıçta, bebekler duyduklarını tesadüfen taklit ederler. Daha sonra önceden taklit ettikleri sesleri çıkararak kendi kendilerini taklit ederler. Yaklaşık l ve 10. aylarda diğer sesleri anlamadan taklit ederler. Bebekler ilk kez bu temel ses repertuvarına sahiptirler. Bunları dile benzer seslerin örnekleri içinde birlikte söylerler. Fakat anlam ifade etmez. Bu dil öncesi konuşma, duygusal ifade içinde zenginleşebilir. Yaklaşık 2. ayın başlangıcında, bebeklerin ses çıkarmaları hoşnutluğu ifade etmeye başladığı zaman duygusal tonunun kullanılma oranı düzenli olarak artar. Ebeveynler, çıkardığı seslerle bebeklerinin duygularını anlamaya başlarlar.

Bebekler pek çok sözcüğü söylemeden önce anlarlar. Bebeklerin ilk anladıkları sözcükler ya kendi adları ya da “hayır” dır. Bu şaşırtıcı değildir, gerçekler göz önünde bulundurulursa bu iki sözcük bebeklerin en sık ve aktif bir şekilde duyduğu sözcüklerdir. Bebekler kendileri için özel anlamları olan diğer sözcükleri duyarak öğrenirler.

Konuşma öncesi dönemde, aileler bir bebekle pek çok değişik yolla aktif olarak iletişim kurarlar. Birinci yılın sonuna gelindiğinde bebek, amaçlı iletişim duygusuna sahiptir ve bakıcısıyla iletişim kurmak için işaretler dizisi vardır. Dil aşaması şimdi konuşmaya yönelmiştir. Tipik olarak 15 aya gelindiğinde her iki cinsiyetten de çocuk on değişik sözcük ya da ad söyler. Sözcük dağarcığı, tek sözcüklük aşama boyunca gelişmeye devam eder. Ayrıca söylenen sözcüklerle beraber artan bir güven duygusu vardır. Gittikçe artan güvenle beraber çocuk için hoş ve güdülendiren durumlar, çocuğa bir sözcük ya da ad söylemesi için ilham verir. Konuşmanın ritimleri ve sesleri daha ayrıntılı, özenli bir şekilde gelişir ve hâlâ çocukların konuşmasının çoğu anlaşılmaz sözlerdir. 1-2 yaş grubu çocuklarının konuştuğu ilk 50 sözcüğü içeren Nelson’un çalışmasında en yaygın olarak kullanılanlar, nesnelerin adlarıdır.

Diğerleri hareket sözcükleri (bay-bay), niteleyiciler (cız), duygulan ya da iliş-kileri ifade eden sözcükler (hayır)’dir. 13 aylıkken çoğu çocuk, adlandırmanın sembolik fonksiyonunu anlar görünür. Yani sözcüğün özel bir olay ya da şey için söylendiğinin farkına varmaktadır. 16-24 aylarda sözcük dağarcıklarına yavaş yavaş sözcük eklerler ve bebek birkaç hafta içinde yaklaşık 50’den 400’e kadar sözcük söylemeye başlar. Buna adlandırma artışı denir.

Kaynak: ATA-AÖF, GELİŞİM PSİKOLOJİSİ, Doç. Dr. Birol ALVER

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*